- Kategori
- Biyoloji
Türkiye’de botanik genetik manipülasyon
Bitkilerde genetik müdahaleye yönelik maddeler içeren tohum yasası tasarısı TBMM’de görüşülüyormuş. Bu konuda 2 ayrı görüş varmış:
Olumlu bakanlar: 'Patent zorunluluğuyla tohumlar korunacak' diyormuş.
Olumsuz bakanlar: 'Çokuluslu şirketler hakimiyet kuracak, tohumların genetiği değiştirilecek' diyormuş.
Öncelikle, başka alanlardan örneklere bakalım:
Türk icadı sayılan yoğurdun patenti, Danone ve Nestle gibi yabancı firmalarda, çünkü yoğurt bakterilerinin patentini almak bizimkilerin aklına gelmemiş. Yoğurdun türev ürünü ayran ise, yurtdışında yine yabancı şirketler tarafından pazarlanıyor.
Bugün ziraat fakültelerinde botanik alanında başarılı genetik manipülasyonlar yapıldığını biliyoruz, çünkü bilim dergilerine ve gazetelere haber oluyorlar ama onlar konuya ticari yaklaşmadığı için ve patent almak on bin doların katlarını gerektirdiği için (ki uluslararası düzeyde bu yüzbinlerce doları bulabilir) bu bilgiler yalnızca akademik bilgi olarak kalıyor.
Genetik manipülasyon sözünün bile hoşlanılmadığı durumlar var ama artık konuyu temelde iş alanı olarak görmeye alışmamız gerekli. Denetleme olmadığı için tam bilemeyeceğiz ama bilinen her tür bitkisel üründe genetik olarak oynanmış tohumlarla üretim yapıldığı apaçık ortada. Üstelik, bunların genlerinin hem rasgele saçılan tohumlar, hem de besin yoluyla alım sırasında tam sindirilmeme nedeniyle, insan genlerine karışmaya başladığı çoktan tespit edilmiş durumda.
Yasa konusunda her iki taraf da haklı olabilir. Bu Nasreddin Hoca’nın ‘sen de haklısın’ fıkrası durumu değil. Sonuçta büyük şirketler çok büyük yatırımlarla risk alıyorlar, karlarını da sağlama almak isteyeceklerdir. Tuhaf olan durum, bizim çiftçilerin konuya bir Marslı gibi yaklaşmaları. Çiftçilik köylünün işi, bundan ekmek yiyor. Eğitimi sınırlı da olsa, yaptığı işi iyi bilmek zorunda, yoksa sen 21. Yüzyıl’da karasabanla tarım yaparken, eloğlu senin sırtından milyar dolarlar vurur tabii ki…
Bu konuda ziraat odalarına güvenmek gerek. On yıllardır can siperane bir biçimde çiftçinin hakkını savunmaya çabalıyorlar. Dengeyi onlar kuracak olsa gerek, çünkü işi bilen ve adil davranacak olanlar da onlar olacak.
Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/2006/10/06/ekonomi/axeko01.html