- Kategori
- Bilim
Türkiye'de fen-edebiyat fakültelerinin son durumu: Yeni nesil bilim adamları arzı

Uzun zamandır üzerinde konuştuğumuz ve tartıştığımız bir konu da, yeni nesil bilim adamları yetiştirme sorunsalı. Evet, bu konuyu sürekli eşim gündeme getirse de, benim de aklımın bir köşesinde, unutmak istemiyorum ve fırsat kolluyorum bir süredir yazabilmek için. Bu konuyu daha çok kitleye nasıl ulaştırabiliriz diye düşündüm ve milliyet blog'ta yazmaya karar verdim.
Konu aslında çok önemli, çünkü bilim adına her ne kadar geri olduğumuzu görsek de yapılan ARGE çalışmaları pek de azımsanacak derecede değil. Ama önümüzdeki 10 sene içinde, gerçekten ARGE çalışması yapmak isteyen yada yapabilen kalifiye kişiler olacak mı? 2002 ÖSS girişli bir birey olarak, eskiden mühendislik ve işletme gibi bölümlerin puanı yüksekken, ciddi bir postansiyelim bu bölümlerden sağlık sektörüne kaymasıyla birlikte mühendislik ve fen-edebiyat fakültelerinin puanında dramatik bir şekilde ciddi bir düşüş yaşanması, özellikle de bilimle ilgilenen kişileri endişelendirmiş görünüyor, haklılar da. Çok ciddi olmasa da belli bir yatırımın yapıldığı ARGE'nin Türkiye'de daha da ileriye taşınabilmesi adına; bu konuda çalışmalar yürüten kurum ve kuruluşların analitik düşünme gücüne sahip, çalışkan, zeki, bilgi birikimi olan ve alt yapısı sağlam kişilere daha çok ihtiyacı var. Hal böyleyken; puanı düşen bu bölümler kontenjanlarını doldurma sıkıntısı yaşarken, istedikleri yere giremeyen öğrencilerin kontenjan boşluğundan yararlanıp hasbelkader fen-edebiyat fakültelerinin kimya, biyoloji gibi bölümlerine girmeleri durumunda oluşabilecek hasarları düşünebiliyor musunuz?
Ben düşündüm ve aşağıdaki sonuçları çıkarttım:
- Motivasyonsuz gençler, kontenjanı dolmayan bölümleri tercih ederler.
- Bölüme kayıt yaptırırlar ama zaten bir şekilde mezun olduklarında, belki işletme masterı ile yada tanıdık ile bir yerlere girerler.
- Bilim adamı olmak mı? Bilim için girmedik ki bu bölüme, mezun olalım yeter, lisans diploması yeter bize mantığı zaten yeterlidir.
- Sözüm meclisten dışarı, tabi ki iyiler de yok mudur? Vardır elbette, ama orantıya bakarsak, eskiye nazaran daha az olacaktır.
- Sonuç nedir? Evet acı gerçek, Türkiye'nin ARGE çalışmaları ile kendine yetebilecek bir ülke olduğunu göstermek istemesi ile bu eğitim sorunsalı kesinlikle çakışacaktır. Zeki, yetenekli gençler yerine, mecburen ve kontenjan açığı ile gelen öğrenciler ile eskiden dereceyle bu bölümlere giren öğrenciler arasında elbette ki fark vardır.
Şimdi de çözüm önerlerimi yazıyorum:
- Fen-edebiyat fakültelerine olan talebi artırmak
- İlk maddeyi burada daha da açmak istiyorum; mesela insanlara ARGE projesi yapanların maaşı ve sosyal imkanlarına yönelik motive edici şeyler sunmak. Gelecek vaadetmek. Sadece sağlık sektörü değil, bilime de önem verdiğini göstermesi lazım devletin. İnsanlara güven vermesi, arzın artmasına faydalı bir katkıda bulunacaktır.
- Talebin artması için, tabi ki ereklam kampanyalarının yapılması şarttır.
Gülnur Dereli Gürbüz