​ Türkiye’de neler değişecek? / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Türkiye’de neler değişecek?

Türkiye’de neler değişecek?
 

Yeniçağ devrimi gerçekleşirse

TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞECEK?

Yeniçağ devrimini gerçekleştirmenin Ağrı Dağı’nı yerinden kaldırmak kadar zor hatta imkânsıza yakın olduğunu söyledik.

Bütün milletimizin seferberlik halinde, belki 50 hatta 100 yıl, yıllara yayılan olağanüstü çalışmasıyla hedefe ulaşabileceğimizi defalarca yazdık.

Ve milletimize “kendinize güveniyorsanız” yola çıkın, dedik.

Yeniçağ devriminin yazılması tamamlanmadı; zaten de tamamlanmayacak. Çünkü bu, önü açık bir süreç. Ülkemiz ve varlığımız devam ettiği sürece Yeniçağ devrimleri artan bir coşkuyla bizler ve bizden sonra gelecek nesiller tarafından sürdürülecektir.

Biraz romantik ve hayali olacak ama “sürekli devrim, sonsuza kadar devrim”ilkeleri Türkiye vatanının ebediyet ufkunda bir güneş gibi parlayacaktır.

O nedenle “üç beş yazıyla devrim mi olur?”diyenlere sözüm şudur:”Bir tek yazıyla bile devrim olur. Hele bir yola girelim. Devrim gideceğiniz yolu bulmak değil; bulduğunuz yolda yürümektir.”

“Sen mi yapacaksın?” diyenlere ise cevap verme gereği bile duymuyorum. Ne yapılacaksa ülkede yaşayan bütün insanlarımızın oluk oluk alın teriyle yapılacak.

Mucize yaratmayı değil çok çalışmayı vaat ediyorum.

Bundan önce devrim adıyla yapılanlar ve ülkemizdeki devrimci sokak hareketleri Yeniçağ devrimiyle hiçbir şekilde karıştırılmamalıdır.

Türkiye insanı!

Aklın, yüreğin ve vicdanınla baş başa olarak, hiçbir etkide kalmadan, kimseyi dinlemeden okuduğun Ağaç Hareketi sistem yazılarından sonra, aşağıda yazılı olanların Türkiye’de yapılmasını gerçekten istiyorsan,

Devrimin Türkiye’nin her yerinde halka anlatılması için meydanlarda yerini alarak,

Senin kabulüne sunulan projelere beğendiğin takdirde onay vererek,

Devrim ilkeleri doğrultusunda ülkemizin düzeni kurulduğunda sana maddi ya da manevi bir görev ya da sorumluluk verildiğinde yerine getirerek,

Türkiye’mizin bu büyük davasına katılacaksın.

İşte yine bir seçimin arefesindeyiz. Kötünün iyisi deyip seç birini, ülke hükümetsiz kalmasın. Üç beş yıl daha çile çekeriz. Ama bir sonraki seçimde sen iktidardasın. Çünkü artık Türkiye’de yeni bir akım, yeni bir hareket başlatılıyor. 2011 yazından itibaren Yeniçağ devrimi bütün Türkiye’de başlatılacak. Şuna, buna oy kullanacak fakat meydanlarda bizimle olacaksınız. Toplanmamız için, davamızı halkımıza anlamamız için, teşkilatlanıp kuruluşumuzu tamamlamamız için böyle bir süreç gerekli. Biz diktatör değiliz. Tepeden inme gelemeyiz. Yapacağımız her şeyi halkımıza anlatmalı, ikna edip, rızalarını almalıyız.

Ey Türkiyeli! Millet ne der, ne yapar kaygılarını bir yana bırakarak sadece sen kendin nasıl bir Türkiye istediğini belirleyip kararını ver. Bunu kimin ne şekilde gerçekleştireceğini hiç düşünme. Kendine ve milletine güven, yeter.

Bu ülkede yaşayan tüm insanlarımızın istekleri önemlidir. Yeniçağ devrimi diye adlandırdığımız Ağaç Hareketi ülke düzenimizin öngördüğü değişiklik ve yenilikler aşağıya çıkarılmıştır. Bunlar sadece başlangıçtır. İnanıyorum ki ilerleyen yıllarda bizden sonra gelecek nesiller Satürn’e uzanıp Yeniçağ devrimlerini sonsuza taşıyacaklardır.

1-)İnsanlar hem bir yerlerde çalışıp hem de evlerinin ve kendilerinin işlerini yapamazlar. Bütün gün çalışan bir kadın akşam yorgun argın eve gelecek ve ev işi yapacak. Sonra bizler işlerimizi yapacak bilgi ve eğitimden yoksunuz. Ayrıca yaşamak sanattır. Mutlu ve kaliteli yaşamak için işlerimizin yetişmiş bilgili kişiler tarafından, en son bilin ve teknoloji kullanılarak yapılması gerekir. Ayrıca şu anda faal işgücü dışında kalan milyonlarca kadınımız ev bütçesine katkı sağlamadıkları gibi sadece kendi evlerinin işlerini yaparak ekonomik ve toplumsal yaşantımıza da bir katkıları yoktur.

Bu nedenle Yeniçağ devrimi dünyada ilk kez Türkiye’de uygulanacak “Sosyal Yaşam Birimleri” adı altında hizmet birimlerini öngörmektedir. Örneğin evleneceksiniz. Bununla ilgili aklınıza ne gelirse siz hiçbir şey yapmadan birim işlerinizi halledecek. Keza Doğum birimi doğum işlerinizi, Çocuk yetiştirme birimi çocuklarınızın yetiştirilmesini, Eğitim birimi çocuklarınızın eğitimini vs sizin yerinize sağlayacaktır.

Ekonomi birimi Dağıtım birimi ise tam anlamıyla bir yaşam devrimidir. İhtiyacınız olan her şey Türkiye çapında bakanlık büyüklüğünde dev bir birim tarafından ayağınıza getirilecek. Siz sıcak sudan soğuk suya elinizi sokmayacaksınız.

İşine gelmeyenler ve kafası basmayanlar sizlere bu sistemlerin hayal olduğunu söyleyeceklerdir. Asla onları dinlemeyin. Bu sistemler insan unsuruna dayanmıyor mu? Biz de insandan bol ne var? Elbette bu kadar sayıda sistemlerin bir maliyeti olacak. Sizler üç kuruş kazancınızı kendinize ve ailenize harcamıyor musunuz? Burada da sadece birimlerde çalışan elemanların ücreti ile diğer birim masrafları o birimin hizmetinden yararlanacak olanlara bölünecek.1000 lira maaşın varsa ve sen bugün bunu harcıyorsan o gün de onu harcayacaksın. Sen onlara bakmayacaksın. Varlıklı ailelerin evinde her öğün ziyafet sofraları kurulurken ömrü boyunca bulgur çorbası ve kuru ekmeğe talim eden, hatta bunları bile bulamayıp aç yatan milyonlarca insanımız Kerim Korkut’u böyle bir düşünceye itmiştir. Sistemler hem modern ve çağdaş hem de insanidir. Yardım istemiyoruz. Biz dilencimiyiz? Yediğimizin, içtiğimizin, giydiğimizin parasını öderiz. Sisteme katkılar kişinin ekonomik gücü kadardır. Bu nedenle bütün sistemlerden herkes yararlanacak ama varlığı kadar katkı yapacak.

2-Yeniçağda belli bir kalitenin altında ürün ve hizmet üretimi yasaktır. Bunu bugün dünyada yapan ülke yoktur. Hiç şüpheniz olmasın ki Yeniçağ düzenine evet dediğiniz zaman bu gerçekleşecek.

3-Bugün 500 milyar dolar borcumuz nedeniyle Türkiye’nin bağımsızlığına ipotek konmuştur. Ülkemizin ekonomik durumu ne olursa olsun, bu ülkenin insanları sokaklarda açlıktan ölse bile borcumuzu ödeyeceğiz. Herkes varlığının %10’u vererek 5 yılda Türkiye’nin borcunu ödeyecektir. Her yıl 50 milyar dolar faiz vermekten kurtulacağız.

4-Devlet çalışma yaşındaki (21 yaş üzeri sağlıklı herkez) tüm insanlara iş bulmak zorundadır. Bugünün parasıyla 600 lira çalışsın çalışmasın 21 yaşının üzerindeki herkese verilmek mecburiyetindedir. Bu nedenle işsizlik diye bir şey asla söz konusu olamaz. Devlet size iş bulamazsa size ülkenin herhangi bir işini yaptırabilir.

5-Yeniçağda belirlenen Standard miktarın altında aylık kazancı veya mal varlığı bulunan kişiler için çalışma mecburiyeti vardır. Varlığı veya aylık kazancı standardın üzerinde olanların çalışması bugünkü gibi isteğe bağlıdır. Bunlar 600 lira taban çalışma bedelinden yararlanamazlar.

6-Çalışma sabah 09.00–15.00 arası 6 saattir. Cumartesi, Pazar çalışma yoktur. Öğleden sonra 15.00–21.00 arasında sadece eğlence ve genel hizmet sektöründekilerin 6 saatlik çalışması vardır. Hizmet birimleri bu standardın dışındadır. Gece çalışma yoktur.

7-Kişi sağlıklı olduğu ve kendi de istediği sürece çalışmada sınır yoktur. Hasta ve sağlıksızsa 30 yaşında bile emekli edilir. Aktif çalışmada sağlıksız kişi asla çalıştırılmaz. Kendisi çalışmak istese bile izin verilmeyerek yeniçağın emekliliği(Second Life)ikinci hayat sürecine alınır.

Burada kişi yine çalışır. Yeniçağda kişi son nefesini verinceye kadar hayatın içinde kalır ve uğraş devam eder. Ancak bu çalışma kişinin belli mecburiyetler olmayan sevdiği işler ve hobiler şeklinde bir nevi eğlence ve zaman geçirmedir. Kişiler faal çalışma dönemindeki hak ettiklerini(toplu para ve %50 maaş)alırlar. Ayrıca Second Life dönemi uğraşlarından ürettikleri her şey değerlendirilerek parası onlara kesintisiz verilir.

8–21 yaşına değen kişi reşit olup kanuni haklarını kullanırken sağlıklı ve kendine hâkim olması koşuluyla (değilse koruma birimine alınır)kadın veya erkek ayrımı yapılmaksızın tam anlamıyla özgür olup kararlarına anne babaları dahi karışamaz. Devlet genel güvenlik vasıtasıyla bunu kişilerin şikâyetine gerek olmaksızın takip eder. Çocuğunuz dahi olsa 21 yaşını doldurmuş kimseye müdahale edemezsiniz. Bu suçtur.

9- (06–16) yaş arası 10 yıllık temel eğitim, bunu takiben 5 yıllık mesleki eğitim mecburidir. Kişi eğitime gerekirse zorla götürülür. Çalışma mecburiyetinde olmayan zenginler bile eğitim konusunda ayrıcalıklı değildirler. Üniversiteye giriş mecburi değildir. Ama o takdirde de kişi mesleki eğitime girmek zorundadır. Çünkü meslek belgesiz bir kişinin çalışması mümkün değildir.

10-Başta boks olmak üzere yaralayıcı ve öldürücü sporlar yasaklanacaktır.

11-Yeniçağda gerek ruhsatlı gerekse ruhsatsız silah taşımak ve bulundurmak yasaklanacaktır.

12-Yeniçağda balık hariç kara ve deniz hayvanı avcılığı yasak edilecektir.

13-Sınırlarımızdaki tüm mayınlar toplatılacak ve ülkenin kapıları bütün dünyaya ardına kadar açılacaktır. Daha önce söylediğimiz kapılardaki silah ve bulaşıcı hastalık araması, araştırması da yapılmayacaktır. Bunlar genel güvenlik tarafından ülke içinde herkesle birlikte takip edilecektir.

Dünyanın herhangi bir yerinden isteyen herkes elini kolunu sallayarak ülkemize girecek, istediği kadar kalacak ve istediği zaman izinsiz habersiz ülkesine dönebilecektir. Türkiye’den yurt dışına gitmek isteyenler için de hiçbir sınırlama yoktur. Giriş ve çıkışlar için pasaport vize gibi formalite işlemler kesinlikle kaldırılacaktır.

14-Hasta olduğunuzda yapacağınız tek şey sağlık biriminin aynı kolay numara(örneğin 5)dan dan oluşan yüzlerce hattına bir şekilde ulaşmak olacaktır. Hasta takip birimi aracıyla gelip rahatsızlığınız basitse orada değilse hastaneye sizi götürecek muayenenizi, tedavinizi yaptırıp ilacınızı da bizzat kendisi vererek ve gerektikçe kontrolünüzü de yaparak sizi tekrar evinize işyerinize bırakacaktır. İlaç ve tedavi ücreti varlığınız oranında tahakkuk ettirilip o ay sonu maaşınızdan kesilecek ya da takip eden ayın 10’cu günü akşamına kadar ödeyeceksiniz.

En küçük ebe ve sağlık memurundan en büyük hastaneye kadar bütün sağlık unsurları sisteme dâhil olmak zorundadırlar. Maliyet artı %10 karla çalışılacak. Çalışan tüm unsurların ürettikleri hizmetin bedeli her ay kişi hesabına devlet tarafından üretim noktalarına yatırılacak.

15-Ülkede mevcut farklı halklar ayrı devlet olma dışında tüm hak ve özgürlüklere sahiptirler.

16-İnanç Biriminin önderliğinde alabildiğine özgür bir inançlar sistemi kurulacaktır. İnançlarını yaşamak isteyen insanlara hiçbir kısıtlama yoktur. Adam istediği yerde istediği şekilde ibadetini yapacak ve inancının emrettiği şekilde yaşayacaktır. Hiç bir inancın diğerine baskısı söz konusu olamaz. Herkes inancını bir başkasına(onun rızasıyla)anlatıp iknaya çalışabilir. İnançlara küfür, hakaret ve aşağılama suçtur. Birim sadece özgürlük ortamı sağlamaz; inananların inandıkları şekilde ibadetlerini yapabilmeleri için gereken her şeyi yapar.

Her hangi bir inanca sahip olmayan kimseler için de onların istek ve talepleri doğrultusunda birim her türlü her türlü hizmeti yapar.

17-Kişiler hiçbir yerden ve hiç kimseden izin almaksızın, yaşamı olumsuz etkilememek şartıyla(uygun olmayan yerlerde)tek başına ya da gurup olarak suç meydana getirici şiddet eylemi olmamak koşuluyla toplanabilir, konuşabilir, yürüyebilir, basın açıklaması hatta miting yapabilir. Hakaret, küfür ve aşağılama olmadığı sürece asla konuşmanın içeriğine bakılmaz.

18-Kimlik kişiye özeldir. Kanuna aykırı olmamak şartıyla boş kimlikleri kendileri diledikleri gibi doldururlar. Ancak kimliklerde bulunması zorunlu olan kısımlar doğru olarak doldurulmak zorundadır. Din ve milliyet kısımlarını kişi isterse istediği, kendisini ait olarak gördüğü inancı ve etnik kimliği yazabilir.

19-Herkes neye sahipse kendisine verilen varlık belgesinde cinsi, miktarı ve parasal tutarı yazılıdır. Bu belgede yazılı onaylanmış kişiye ait varlıklara daha sonra başkaları tarafından hiçbir şekilde sahiplik davası açılamaz.

20-Ülke iç ve dış güvenliği bugünkü gibi ayrı ayrı değil bir bütün olarak ele alınır. Bu nedenle bugünkü gibi asker, polis ayrımı yoktur. Ülke güvenliği 400 bin ve üzeri sayıda profesyonel güvenlik sistemi tarafından sağlanır.

Mecburi askerlik yoktur. Askerliği meslek olarak seçenlerden 16 yaşından gün alanlar 5 yıl yetiştirme sonucu profesyonel asker olurlar.36 yaşına kadar görevlerini sürdürürler.

21-Yeniçağın anlayışına göre bu ülke sadece bize ait değildir. Ülkede yaşayan hayvanlar da bizimle beraber ülkenin sahibidirler. Bu nedenle Hayvan birimi tarafından tüm evcil ve sokak hayvanları özel korumaya alınır.

22–21 yaşını doldurmayan hiç kimse evlenemez. Evlenmek isteyen kişilerin birimin numarasına bildirmeleri yeterlidir. Birim başta sağlık olmak üzere ailelerin endişe ettiği konularda ciddi araştırma yapar. Hasta veya olumsuz şartları taşıyanlar(örneğin alkolik)kendileri isteseler de evlenemezler. Evlenmenin teyidi kadın ve erkekten hiç kimsenin bulunmadığı ortamda ayrı ayrı alınır. Ve şartlar uyuyorsa evlilik onaylanır.

Kişiler bugünkü gibi ömür boyu bir yastıkta kocama şeklindeki evliliği ya da 2 yıl süreli SSES tarzı evliliği seçebilirler. Boşanma ise taraflardan birinin(diğerinin isteği ya da haberi olsun veya olmasın)birime ayrılmak istediğini bildirmesiyle evlilik biter.

23- Kılık kıyafet olarak kadın ve erkeğin (mahrem yerlerini göstermeleri) dışında bir yasak veya sınırlama yoktur. Herkes her şekilde giyinebilir ve bu kıyafetiyle her yere(kutsal mekânlar hariç) serbestçe girebilir.

24-Türkiye’nin bugünkü yönetim şekli değişmektedir. Muhtardan cumhurbaşkanına kadar bugünkü idari yapı kaldırılıyor.100 kişiden oluşacak AYB(Ana Yönetim Birimi), halk ve meslek uzmanları ülkenin yönetiminde söz sahibi oluyor. Genel kanunların oylamasında AYB %50, Halk %50; özel kanunların oylamasında AYB %50, Halk %25, meslek uzmanları %25 oya sahip. Devletin diğer organları Ana birimler halinde düzenleniyor. Ayrıca ülkedeki tüm meslek, iş ve sanatlar ayrı ayrı bağımsız olarak ülke çapında mesleki örgüt haline getiriliyor.

Ülkenin yönetim şekli Cumhuriyet, İdare şekli Halk Demokrasisidir. Ülkemiz AHE kanunları (TC Kanunları) ile yönetilir.

İdari yapılanma ise köy-il-ilçe-bucak şeklindeki bugünkü sistem kaldırılıyor ve tüm yerleşim yerleri yakınlık, uygunluk dikkate alınarak (10.000) kişiden oluşan çekirdek yönetimlere bölünüyor. Böylece Türkiye 7200 çekirdek birimden oluşacak.

25-Yerleşim şekli olarak “Mega Kentler” adı verilen sisteme geçilecektir. Uzun vadede yıllara yayılarak ülkenin tüm imkânları kullanılıp bugünkü 36 000 adet yerleşim merkezinin yerine 10 milyon nüfuslu 10 adet Mega Kentin altyapısı yapılacak ve bütün nüfusun buralara geçmesi zaman içinde sağlanacaktır.

Kısa bir kısmını yazabildiğimiz bütün bu yenilikleri içine alan Yeniçağ Devrimi’nin ülkemizde gerçekleşmesini istiyorsan yapacağın tek şey 2011 yazından itibaren Kerim Korkut’la birlikte alanlardaki yerini almak olacaktır.

Biz yönetimi değil Türkiye’yi değiştirmek istiyoruz.

 
Toplam blog
: 6332
: 653
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..