​ Türkiye'nin Kissingeri'nin işi zor / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mayıs '09

 
Kategori
Dünya
 

Türkiye'nin Kissingeri'nin işi zor

Türkiye'nin Kissingeri'nin işi zor
 

Dünya basını yeni Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlunu Türkiyenin Kissingeri gibi değerlendiriyor.

ABD`nin ünlü diplomatı Kissinger gizli görüşmelerin ustasıydı. Dış politikada ülkesi için gerekli sonuclar alan Kissinger, Çini ülkesine yaklaştırıyor, Şili'de solçu-komunist rejimi Pinoçet'le değiştiriyor, Asya ve Afrika kıtalarında Washington'a elaltılar topluyordu.

Kissinger gibi Davutoğlu da uzun süre ortalıkta görükmese de, kendisi “Türk dış politikasının mimarı” adını kazanmış. Davutoğlunun başta Filistin-İsrail sorunu, Ortadoğu'da rol oynadığı, İsrail ile Suriye arasında dört tur görüşmelerin yapılmasınnda önemli katkısı olduğu belirtiliyor.

Türkiyenin yeni Ermenistan politikasını belirleyen de Davutoğludur.

2008`nin Ekim ayında Türkiye-Ermenistan diplomatik temasları hakkında ortada bir bilgi yok iken Davutoğlu, Siyasi ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (SETA) ile Washingtondaki düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü tarafından düzenlenen konferansta bunları söylüyordu: "Biz Ermenistan ile en iyi ilişkileri kurmak istiyoruz. Her yerdeki Ermenilerle iyi ilişkiler istiyoruz. Paris'te veya dünyanın başka yerlerinde... Ortak bir kültürel mirasımız var".

Davutoğlu, "olumsuz meseleleri de ele almaya hazır olmalıyız. Kalpleri ve kafaları açık tutmalıyız. Ermenistan ile ziyaretlerle iyi bir fırsat yakalandı, bu kullanılmalı" diye konuşmuştu. İkili ilişkileri geliştirmenin her zaman yeni ufukları açtığına dikkati çeken Davutoğlu, Türkiyenin Suriye ile ilişkilerinin düzelmesini örnek gösteriyor ve bunun Lübnan'daki barış çabalarına etkisi olduğunu söylüyordu.

Davutoğlu Ermenistanla “yol haritası”nın ilk çizgilerini o zaman çiziyormuş.

Ermenistanla yaklaşmak isteyen Davutoğlu Azerbaycan hakkında ne söylüyordu?

Davutoğlu, Azerbaycan ile Türkiye'nin çok iyi ilişkileri bulunduğuna işaret ederek "bir millet, iki devlet" söylemini hatırlatsa da, Yukarı Karabağ sorununun çözümü için cesaret ve yaratıcılık gerektiğine, bu meselenin 20-30 yıl daha bekleyemeyeceğine de işaret ediyordu.

Böylece, Ali Babacan gibi Ahmet Davutoğlu da yeni göreve gelinceye kadar Ermenistanla sınır konusunu Yukarı Karabağ konusundan ayrı tutmağa gayret gösteriyordu. Unutulmaması gerekiyor ki, “komşularla sıfır problem” politikasının baş mimarı da Davutoğludur.

Azerbaycanın siyasi kulislerinde Babacanın politikasından açık rahatsızlık var idi. Türkiyenin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine alınmasında Ali Babacanın rolu büyük. Ancak Babacan'ın bazı teklifleri kağıt üzerinde kaldı. Örneğin Kafkasya İstikrar Paktı. Bu Pakt hakkında çok konuşuldu, ancak Azerbaycan dahil bölge ülkelerinin hiçbiri bu teşebbüsü desteklemedi. Çünkü, Güney Kafkasya'nın sorunları o kadar derin ki, bir paktla bölgede barış ve istikrara ulaşmak zor. Babacan Ermenistan'la iyi ilişkiler hedeflerken, resmi Bakü ile ilişkilerin gerginleşmesine yol açtı.

Ancak Babacan'ın yerine gelen Davutoğlu da mimarı olduğu “yol haritası”ndan geri çekilen değil.

Ahmet Davutoğlunu daha zor sınav bekliyor. Yeni Dışişleri Bakanı ayni Babacan gibi Ermenistanla ilişkileri normalleştirmeğe çalışırken, Azerbaycanla stratejik ilişkilerin de yeniden rayına oturdulmasına gayret göstermelidir. Bu ikisinin bir arada tutulmasının zor iş olduğunu Babacan iyice anladı. Konuyla ilgili daha once Davutoğlu'nun da ihtimalleri doğru çıkmamıştı. 8 ay önceki konuşmasında Ermenistan ile başlayan sürecin Azerbaycanda endişeyle karşılanmadığını belirten Davutoğlu, Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan ilişkilerinin birlikte işleyeceğini söylemişti.

Birlikle işlemedi.

Yeni mekanizmler bulmak gerekecek.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Ankara'nın Ermenistan politikasından endişe duyduğunu açık dile getiriyor. Türkiye'ye satılan doğalgazın ucuz olduğu, ayrıca Rusya ile yeni enerji projeleri gündeme ağır basıyor.

Buna rağmen, Türkiye ile ilişkilerin uzun zaman gerginlik içinde saklanmasının Azerbaycan'ın güvenliği için hayırlı olmadığını da Azeri yöneticiler anlıyorlar. Dışişleri Bakan Yardımçısı Araz Azimov'un Türkiye'ye gönderilmesi Ankara'nın nabzını yoklamak amacı taşıyordu. Azimov, Davutoğlu'nun kabul ettiği ilk yabancı konuk oldu.

Ankara “yol haritası”nı 23 Nisan tarihinde açıklamakla bir gün sonra Başkan Obaman'ın “soykırım” lafını işletmemesi için bir zemin oluşturdu. Bakü o günler açıklanan “yol haritası”na sert tepki gösterse de, şimdi Ankara'ya “Amacınızı anladık, 24 Nisan geri kaldı, yeniden stratejik ilişkilere dönelim” mesajını veriyor. Yani Bakü Ermenistan'la sınırın açılmasını yeniden işgal altındaki Azeri toprakların boşaltılması şartına bağlanılmasını istiyor.

 
Toplam blog
: 41
: 966
Kayıt tarihi
: 21.04.09
 
 

Elhan Şahinoğlu - 1971 Bakü doğumluyum. Azeri gazeteçi, köşe yazarıyım. Ayrıca, "Atlas" Stratejik Ar..