​ Türkiye ve ABD / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ekim '06

 
Kategori
Tarih
 

Türkiye ve ABD

Önce geçmişe bakalım:

1920’de ABD savaş gemileri İstanbul’u işgal etti.

1927’de ABD Cumhuriyet’i tanıdı.

1932’de ABD Türkiye’yi Kavimler Cemiyeti’ne kabul etti.

1941- 1945 arasında ABD istemesine karşın, Türkiye 2. Dünya Savaşı’na girmedi.

1945’te kurulan BM’e Türkiye ABD onayıyla kabul edildi.

1945- 2002 arasında ABD Türkiye’den ne istediyse oldu. 1 istisna var: Kıbrıs Savaşı.

1946’da Missouri gemisi İstanbul’a geldi.

1950’de ABD istediği için, 750 Türk askeri Kore’de öldü.

1952’de Türkiye NATO’ya kabul edildi ve 40 yıl boyunca eski SSCB’ye karşı, Batı Dünyası için usturmaça oldu.

1960’tan itibaren Türkiye’deki tüm askeri darbeleri ABD destekledi.

1974 Kıbrıs Savaşı’nda Türkiye ABD’ye muhalefetle girdi. 8 yıl süren silah ambargosu oldu.

1983- 1999 yılları arasında ABD PKK’ye yardım etti.

1983’ten itibaren tüm liberal iktidarları ABD destekledi. Sonuç 2006: 325 milyar dolar borç, bankaların % 40’ı, büyük sanayi şirketlerinin % 20’si, borsanın % 65’i yabancıların elinde.

1984’te ABD’nin (her 2 Irak savaşında da kullandığı) ‘2000 Askeri Stratejisi’ne Türkiye Cumhuriyeti genelkurmayı muhalefet şerhi yazdı.

1990 yılında ABD eski CİA Türkiye ajanı Graham Fuller tarafından derlenmiş bir kitapta, ABD Türkiye’de ılımlı Müslüman bir parti iktidarı öngördü (Alfa Yayınları).

1991’de 1. Irak Savaşı’nda ABD’ye destek verdiği için Türkiye 100 milyar dolar zarara girdi.

2003’te 2. Irak Savaşı için Türkiye ABD’ye topraklarından geçiş izni vermedi.

1983- 2006 yılları arasında Türkiye 1,5 trilyon dolara yakın bir parayı israf etti. Bu para şöyle ya da böyle ABD’ye nakil oldu.

2006 yılında ABD’nin Türkiye’yi parçalamak istediği kesinleşti. Bu momentte, askeri (başta Ortadoğu, tüm bölgeler), iktisadi (IMF hegemonyası), siyasi (darbe) ve kültürel (tüketimcilik) hemen tüm noktalarda ABD ve Türkiye’nin çıkarları çelişiyor ve çatışıyor duruma geldi. Tarihte bunun böyle kaldığı görülmemiştir.

Sonra geleceğe bakalım:

Peki, ne olacak?

ABD güçlü. Ancak en güçsüz olduğu nokta da bu: Gücüne çok fazla inanması. En güçsüzlerin en güçlüleri yendiği durumlar tarihte mevcut ama istisna olarak.

Gerçekçi olalım: Kısa vadede Türkiye ezilecek, çünkü ABD’ye karşı bağımsız yaşama alanı ve manevra hacmi yok, çünkü iktidar seçkinleri ve akil adamları ülkelerinin böyle bir şeye gereksinim duyacağını düşünemedi. Tezkere olayları bunun göstergesi.

Bu ezilme, Türkiye’ye atak duygusu verecek, vermeye başladı bile. Kısa vadede yenmesi gereken durum, güçlü ve birikmiş durumdaki aşağılık takınağı.

Bu süreç içinde, aynı zamanda 1. Cumhuriyet tasfiye edilip, 2.’si kurulacağı için, bir bakıma hem İberya’yı yeniden fetheden, hem de Dünya fethine açılan 1492 İspanya’sı gibi olunacak.

Sonuç:

Türkiye ya parçalanacak, ya da ABD’yi yenecek.

Oyum b şıkkına…

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..