- Kategori
- Siyaset
Türkiyem
Ülkemizde bir çok gelişmeler oluyor. Yerinde sayan bir ülke değil. Ancak tarihimize bakınca bazı kısır döngülerden kurtulamıyoruz. İşin garip tarafı da bunlar bize ciddi zararlar veriyor.
Çok değil 1 ay önce bir yatırımcı veya işadamının aklında sadece işini geliştirmeye yönelik düşünceler varken şuan yarın ne olabilir diye kuşkular içinde olacaktır. En son bunlar 2002 yıllarında yaşıyorduk. Şimdi yine yaşamaya başladık.
Bir çok ülkede ekonomik sebeplerden dolayı bazı yanlışlarda yapılabiliyor. Sebep paran yoksa muhtaçsın demek oluyor. Tabiki paranın maşru yollardan kazanılması esastır. Amerikayı düşünün Irak a girdi.adalet getirecekti. Ancak bir çok masum insan öldü. Tabi bunun maliyeti nedir? Petrol....
Şimdi ülkemiz tarihine bakınca ne zaman bir sıçrama eğilimi oluyor mutlaka bir engel çıkıyor. Şunu iyi analiz etmeliyiz.Bu ülkede ne olursa olsun rejimde bir değişiklik olamaz. Bunu ne halk istiyor nede bunu aklından geçiren kimse yok. Çünkü cumhuriyet her kesime hitap eden en ideal yönetim şeklidir. Demokrasi eğer tam olarak uygulanabilir özgürlükler başkasının haklarını çiğnemek olmadan uygulanabilirse Türkiye de sorun kalmaz.
Bizler geçmiş iktidarlardan dolayı olsa bir kültür oluşmuş.Ülke yönetiminde olanlar türkiyenin sahibi gibi. Halbuki bir pc de var olan parçalar gibi her bir kişinin görevi vardır. işlemci ram olmadan bir şey yapamaz. Tabibi birebir parçaları karşılaştırmak mümkün değildir. Ancak herkesin bir görevi vardır. Yapılan işlerin tamamı başarıyı getirir. Eğer Atatürk ün arkasında şuan ki gibi bencil samimi olmayan bir millet olsaydı Atatürk ne yapabilirdi ki? Eğer pc de bios gerçekte ülke için çalışan bir birim olursa sorun olmaz ama derin devlet bu rolü üstlenirse o zaman açamazsın o bilgisayarı. Yani her birim bir amaç için çalışmalı. Kanunlar yasalar halkın mutluluğunu özgürlüğünü birbirine karşı saygıyı tahammülü oluşturmalı. Her şey açık ve net olmalı. Kişiye göre farklı yorumlanacak hiç bir şey olmamalı.
Şimdi samimi olarak söylüyorum laiklik ne demek diye sorsan herkes başka bir şey söyler. O kadar geniş bir anlamı olan bir başka şey bulmamız mümkün değil. Gerçekte böyle değil ama ülkemizde nedense herşey bir şekilde laiklikle ilişkilendiriliyor. Uygulamada zaten çelişki yok mu gerçek manada var. Din ile devlet işlerinin ayrılması. Kısaca manası böyle değil mi? Eğer yanlışsa bize yanlış öğrettiler. Şimdi böyle ise dünyada uygulamalara nasıl. Ülkemizde nasıl?
Şimdi bunun ayrıntısına girmek bilinenleri tekrarlamaktan ileri gitmez. Ancak eğer ekonomimizi düzeltmezsek laikliği savunacak halimiz kalmaz.. Şimdi devlet bugüne kadar öyle din işlerine girdi ki laiklik zaten tek taraflı uygulanıyor oldu. Şimdi esas olan demokrasi ve özgürlükler.
Yıllar sonra belkide biz hala laiklik elden gidiyor, şeriat getirecekler, rejim tehlikesi ve başörtüsü sorunuyla uğraşır olacağız.Bu bize yakışıyor mu?
Yıl 1960 ihtilaller rejim tehlikesi, laiklik, şeriat, yıl 1980 aynı söylemler başörtüsü...darbe.. yıl 2008 değişen bir şey yok askeri darbe yok yeni şekiller, yılll 2100.. yani belkide aynı söylemlerle devam edilecek gibi. 1980 öncesinde çocuktum hatırladığım kadarıyla sağ sol olayları vardı. Şimdi beyin okuyanlar o zaman gençlerin insanların canına okuyordu. Şimdi her yere asılan bayraklarımızı görünce içim kabarıyor gurur duyuyorum. Ancak o zaman bayrağımızı eline alıp sokağa çıksan bir taraf düşmanın olurdu. Şimdi vatan millet diye nutuk atanlar o zaman Türk bayrağımıza tahammül edemiyordu. Buradan yazmıyorum açın o günlerin arşivlerine bakın. Şuan demokrasi dersi verenler o zaman nasıl uyguluyorları bir görün.
Bugün belki bu gelişmeler birilerinin işine gelebilir. Ancak bunu doğru kabul edersek yarın başka şekidle karşımıza çıkar. Halkın iradesi yoksa demokrasi yoktur. Bir an önce belirsizlik sonuçlandırılmalıdır. Çünkü Türkiyenin kaybedecek zamanı yok. Her geçen gün bu ülkenin geriye giden yıllarıdır.