- Kategori
- Futbol
Türkiyenin ikinci en büyük derbisi

Allah'ın bildiğini kuldan niye saklayayım. Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi Türkiye'nin ikinci büyük derbisidir.
Çocukluk yıllarıma dönecek olursak Beşiktaş semtinde yaşamamın da büyük etken olduğu Beşiktaş takıntım
bundan on yıl kadar öncesine kadar sürmüştü. O yıllarda Beşiktaş'ın Fenerbahçe'yi sürekli yenmesi, mahalle
arkadaşlarım arasında ki Beşiktaşlıların kafa bulması, çarşı ile aramdaki çekişme Uche'nin son dakikada attığı
gole kadar sürdü. O golde nasıl taklalar attığımı hala hatırlarım. O maçtan sonra artık Beşiktaş fobim sona ermişti.
Yakın zamana bakacak olursak Fenerbahçe'nin Beşiktaş'a karşı bariz bir üstünlüğü olduğunu görmekteyiz.
Yani başka bir deyişle 1993 senesinden beri Beşiktaş maçları artık benim için güzel anılarla dolu maçlar
olarak hatıralarımda yerini almıştır. Bu haftaki maça gelecek olursak;
Fenerbahçe her ne kadar ne zaman ne oynayacağı belli olmasa da bu maçın bana göre mutlak favorisidir.
Daum'un gelişi ile birlikte üzerinde ki ölü toprağını atan Sarı Kanaryalar her ne kadar deplasmanlarda iyi
oynamasalar da rakibini yenecek güçtedir. Fenerbahçe için derbilerde deplasmanda oynamanın çokta sorun
yaratmadığını geçmiş yıllarda ziyadesi ile gördük. Fenerbahçe ister Guiza ile başlasın, ister Kazım ile başlasın
düğümü çözecek oyuncu Alex'tir. Alex'in Beşiktaş savunmasının arasına atacağı paslar, kullanacağı frikikler ve atacağı şutlar bu derbiye de damgasını vuracaktır. Kanımca Beşiktaş'ın bu maçı kazanabilmesi için gireceği gol pozisyonlarının
hepsini gol yapması gerekiyor. Çünkü Fenerbahçe'nin neredeyse golsüz maçı yok. Ve Kanaryalar bu maçta da mutlaka
gol bulacaklar. Son olarak bu derbinin sporumuzun bu sıkıntılı günlerinde centilmenlik içerisinde oynanması en büyük
temennim.
Unutulmamalı ki hiç bir şey insan hayatından önemli değildir. İnönü de Beşiktaş'ı yenmek bile.