​ Tuzla / Turizm / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '17

 
Kategori
Turizm
 

Tuzla

Tuzla
 

Hayat rüzgarlarının nasıl eseceği, insanın bu rüzgarla nereye savrulacağı belli olmuyor.

Üsküdar’da çocukluk, Kadıköy’de gençlik,  İdealtepe’de olgunluk yaşayıp,  hayatının geri kalan kısmını  baba memleketim Tuzla’da yaşamak  da varmış.

Bu bir mecburiyet değil tabi bir tercih bizim için.

Toprak mı çekti derler hani,  tilkinin dönüp dolaşacağı yer yurdu mu derler?. Öyle bir şey işte. Doğduğumdan beri Tuzla’ya gelirdik. Haydarpaşa’dan kara trenle.  İstasyonda Tuzla , Tuzla diye  bağrılan münibüste yer kapmak için  nasıl da koşardık , trenden sonra…

Muhacır mahallesinden baktı mı, babaannemin evinin önünden,  yoldaki aracın nerede olduğunu görürdük de öyle çıkardık dönmek için.  Öyle köy zamanını bilirim. Bahçelerde kerpiç  fırınlarda  pişen köy ekmeğinin tadı damağımda..

Hiç ikamet etmemiştim  ama bilirdim Tuzla’nın  o eşiz güzelliğini, ışıksız toprak yollarda gecenin karanlığında ağustos böceklerinin cıvıltısı  kulaklarımda,  havada, ateş böceklerinin dansı gözlerimden gitmez.

Çocukken  ailece gelmiştik bir keresinde yine. Cümbür cemaat Kadıköy’den. Dçnüşte su koy vermiştim. Ben halamda kalacağım diye. Kal dediler.  Halamların tarlası vardı. O Ayazma’nın arka taraflarında. Eker, biçerlerdi diğer herkes gibi.  Sıcak yaz günü tarlada soğan toplamıştık birlikte de ağır gelmişti bayağı. Alışmamışız.  2 gün sonra  hadi eyvallah demiştim. Sizi seviyorum ama bu kadar…

Şimdi  ben de gerçek Tuzla’lıyım artık.. Sadece kafa kağıdında  kütüğün bağlı olduğu yer değil, artık,  yaşadığım  yer Tuzla.

Acaba’larla geldiğim Tuzla’ya  bu kadar çabuk alışabileceğimi  düşünemezdim.

Dost ve arkadaş   çevrem  de Tuzla’yı biliyor. Tuzla  yol ve arabalardan sonra malum İstanbul’un arka bahçesi oldu.  Tuzla’ya gelmeyen,  bir sabah kahvaltuya gelmeyen, burada  köfte veya balık yemeyen hiç  kimse yok.   Sadece soruyorlar.. ‘’Nasıl Tuzla’ya alışabildin mi?’’

Burada doğup, büyüyen,  askerlik hariç tüm hayatı burada geçen  rahmetli amcamın  bıraksan 24 saat  Tuzla’yı  anlatacak  o sevdaya  ulaşabilmek kolay değil ama şunu  daha ilk baştan  itiraf etmek gerekir ki,  o benim  çocukluk, gençlik hayallerimde kalan Tuzla olmasa da Tuzla yine de  bana göre  trafiğiyle,  kalabalığıyla  yaşanmaz  bir kent  haline gelen İstanbul’um diğer sayılı semtlerine göre  zamanın güzelliğini yaşıyor..

Tuzla’da yaşam  daha kolay. Trafik yok,  insan kalabalığı yok. Geldiğimiz yerde bizi canımızdan bezdiren  inşaatlar ve hafriyat kamyonu terörü  oralara göre hemen hemen yok.

Arada göze batan  ekili tarlalar, bostanlar  hala az da olsa mevcut.  Buralardan taze sebze ve hatta  Gebze’den geldiğini söyleyen köylülerden taze süt  alınabileceği gibi, market veya pazar için de  zaman kaybı yok. Her şey var ve düz ayak.

Genelde sessiz, huzurlu bir yer Tuzla.. Sokaklar geniş. Çöp sorunu yok.  Yalnız bir sorun var galiba.  Benim oturduğum yerde yok, cadde üstündeyim ama arka sokaklar  yeteri kadar aydınlatılmıyor. Geceleri karanlık sokaklar var. 

Her yere yürüyerek gitmek mümkün, ayrıca  otobüs ve minibüslerle her yere  ulaşım kolay. Bir de tren veya metro olursa  sanırım uzaklara gidip gelmek daha  kısa zaman alacak..

Sahilde oturup bir çay içmek,  balıkçılara bakmak, fırından mis gbi sıcak ekmek almak  huzur verici.  Tabi ki  sahildeki o curcunanın bir an önce bitmesi şart.

Bir de Kalekapı girişi var ki, burası zor bir yer.. Kalekapı’dan giriş, çıkış zor.

Hani bağırırlar  ya maçlarda Burası falanca yer, buradan çıkış yok . Aynen öyle. Çok acaip bir karmaşa var orada.  Trafik  durumu da kötü. Dar alanda sıkışma oluyor. Klakson sesleri rahatsız ediyor.

Bir de  Bankaların olduğu cadde… Trafiğe kapanmış.  İyi mi olmuş?. Bence iyi olmuş ama baktım, insanlar yine sadece kaldırımdan yürüyor yine.  Ortadaki parke taşlarda yürümek zor.

Şayet bu yol yayalar için kapatıldıysa o yola yeni bir peyzaj gerekir. Rahat bir yol olması lazım ayrıca ortası ağaçlanabilir veya küçük park bitkileriyle yeşillenebilir.

Trafik için kapatıldıysa Kalekapı trafiği maalesef eskisinden daha beter olmuş.  Köşedeki bankanın önü ve yolun kapanan başı  neredeyse  bir otopark olmuş. Hem görüntü kirliliği, hem  trafik sıkışlığı.. Sanırım bir çaresi bulunur.

Benim Tuzla’lığım şimdilik bu kadar.. Gördüğüm, hissettiğim, anladığım bunlar.

Ah bir de o eski akrabalar, o eski insanların yaşadığı yerde onların çaresiz özlemi..

Bir de onlar  olsaydı.

Sadece iyi değil,  muhteşem olacaktın Tuzla…

 
Toplam blog
: 465
: 918
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..