- Kategori
- Futbol
Üç atımlık barut!

Fenerbahçede; Takke düştü, Kel göründü!
Üç atımlık barutu olan Fenerbahçeli Futbolcuların barutları bitti!
Milyonlarca taraftarı kahretmek için elinden geleni yapan Fenerbahçeli futbolcular ve teknik direktör Aragones’i kutluyorum!
Ligin sondan ikinci sırasında bulunan ve son haftalarda can siperhane bir mücadele örneği veren Kocaeli Spor’a cömertçe davranıp, bir puan verdiler(!) ve kendileri iki puan kaybederek, olunması muhtemel şampiyonluğa yavaş yavaş havlu atma yoluna girdiler!
Maç başlar başlamaz, daha ikinci dakikada Roberto Carlos’un golü ile öne geçen Fenerbahçe’den herkes fark beklerken, Kocaeli Spor gittikçe açıldı ve Fenerbahçe’yi adeta kendi sahasına hapsetti.
Oynanan oyuna bakıldığında, Kocaeli Spor’un şampiyonluğa(!) Fenerbahçe’nin de ligden düşmemeye oynadığını zannedersiniz.
İki Sivas Spor, birde Kayseri Spor maçında pili biten; başta Alex, Roberto Carlos, Semih, Uğur Boral, Colin Kazım, Deniz Barış ve tabi ki sakatlıktan yeni çıkmış Selçuk Şahin sahada yürüyerek futbol oynamaya başlayınca, defansın üç silahşoru Lugano, Edu ve Gökhan Gönül’ün mücadelelerinin bir anlamı da kalmadı. Gerçi bu üç oyuncu olmasa Fenerbahçe sahasında ikinci mağlubiyetini alabilirdi.
Aragones ve saz arkadaşları sahanın kenarında uyurken, maçın ikinci yarısında gözlerini bir açtılar ve hemen köylüleri Josico ve Guiza’yı oyuna sürüp, olası bir galibiyetten pirim almalarını(!) sağlamak istediler. Anca dakika 86’da yenen gol nedeniyle o rüyaları gerçekleşmedi.
Dakika 86, orta sahada kaptırılan bir top ile Kocaeli Spor atak yapıyor. Sağ kanattan yapılan ortaya, Fenerbahçe ceza sahası içinde bulunan en az dört Kocaeli Sporlu Futbolcudan en arkada olan kafayı vurup golü atıyor! O dakikada, her hangi bir serbest atış veya korner olmadan, normal bir atakta, Kocaeli Spor’dan 4-5 oyuncu Fenerbahçe ceza sahası içine gelirken, Fenerbahçeli futbolcuların büyük çoğunluğu, Kocaeli Spor sahasında kendilerine topun gelmesini ve gol atmayı(!) bekliyorlardı.
Şimdi; Sivas Spor ve Kayseri Spor maçlarında bu takımın oynadığı futbol ile bu gün oynadığı futbolu karşılaştırıyorum. Bir türlü akıl erdiremiyorum. Aklıma gelen soru: Bu takımın oyuncuları, bundan önce oynadığı üç maçta doping(!) mi yaptı? Yoksa Sayın Rıdvan Dilmen’in söylediği gibi maç mı seçiyorlar? Veya kapasiteleri mi bu kadar?
Yanlış hesabın Bağdat’tan döndüğü söylenir. Ancak bunun böyle olmadığını Fenerbahçe bu gün kanıtladı! Bundan böyle yanlış hesap Kadıköy’den dönüyor.
Şimdi de yanlış hesabın ne olduğunu mu merak ettiniz?
Fenerbahçe’nin şampiyonluğu!..