- Kategori
- Mizah
Üç çay birisi açık !

www.dfgs.net/balkupu%20cay_0003.jpg
Güzel bir günün umuduyla evden çıkmış, harika bir nisan ayının hayallerini kuruyordum.
İlk darbeyi minibüste aldım. Ortadaki ikili koltuğun sol kenarındayım arkamda oturan sarışın genç bayanın sol omuzuma dokunmasıyla haliyle sol tarafıma döndüm ;
-Pardon bir metro uzatır mısınız ?
Ancak sol tarafımda para falan yok paranın genç bayan tarafından sağ yönden gönderildiğini birkaç saniye sonra ancak algıladım.
Kendimi ters köşeden golü yemiş Kaleci Yaşar gibi hissettikten sonra sordum ;
-Bunu neden yaptınız ?
Yüzünde gizlemeye çalıştığını hissetiğim bir gülümseme ile ;
-Pardon ! Cebim çalıyor bakmak zorundayım ! deyiverdi.
İçimden "Allahından bul edepsiz civciv" diyerekten kendi kendime "sakin ol" mesajını verdim.
Minibüs yolculuğundan sonra 4.Levent istasyonundan metroya giriş yaptım.
Sabahın 08.30'u yani metroda en yoğun saatler vagonda balık istifi halindeyiz, kesinlikle bir yere tutunma ihtiyacı yok, herkes birbirine yaslanmış pozisyonda anlayacağınız yakın akraba halleri sürmekte, yarı uyur yarı uyanık ve hafif sallanır biçimde yolculuğa devam etmekdeyiz.
Zincirlikuyu istasyonunu sağsalim geçtik Şişli istasyonuna gelmek üzereyiz ki az ötemdeki yaşlıca amcanın ;
-Evladım düğmeye basarmısın inecek var ! diye seslenmesiyle kendime geldim diyemiyorum tersine kendimden geçtim, sustum, gözlerimi kapadım, ısrarla kendime sakin olma mesajları vermeye devam ettim. Benim sustuğumu ve trans haline geçtiğimi gören diğer yolcular amcama vagonlarda basılacak düğme olmadığını zaten trenin her durakta durduğunu onun anlayacağı şekilde izah ettiler.
La havle çekerekten ve erkenden yakmış olduğum sigarayı adeta yiyerekten Şişli-Çağlayan minibüs durağına ulaştım.Olaysız bir yolculuktan sonra Çağlayan'da indim.Bugün erkenden bir toplantıya katılacaktım ödeme sıkıntısı yaşayan bir firma ile görüşmelerim olacaktı.Ofise geldiğimde onları bekler buldum.Malum hoşgeldiniz beşgittiniz faslından sonra usuldendir diyerekten ne içeçeklerini sordum sonra haliyle çaycımıza telefon açtım ;
-Canım benim odaya üç çay birisi açık !
Yanıt gecikmedi ;
-Abi hangisi açık ?
Her ne kadar kontra yumruk yemiş boksöre dönsem de yanıt vermem gereken bir durum oluştu yaklaşık on saniyelik bir sessizlikten sonra ;
-Nasıl getireceğine bağlı askılı tepsi ise sorun yok , ellerini kullanacaksan bilirim ki sen sağlaksın sol elindeki açık olsun. deyiverdim ama çaycım zaten pelte haline gelmiş sinir sistemine altın vuruşunu yapmıştı.
02.Nisan.2008/Çarşamba