- Kategori
- Magazin
Üç hanım bir araya gelirse ne konuşur?

Söyleyeyim.
Kilolarını konuşur.
“Ah şekerim bir ayda sekiz kilo veren bir ilaç çıkmış” diye lafa giriverir çok bilmiş ve lafı yarıda kesen diğeri ise “Böyle şeylere rağbet etme şekerim, benim gittiğim iyi bir diyetisyen var, öneririm”.
Diğeri ise gözlerini sonuna kadar açmış, çok özel kelamlar ediliyormuş gibi konuşan ikisini dinliyor ve mimiklerinden anlıyoruz ki pür dikkat.
Bir lıght kola demeyi ihmal etmeksizin lafı yetiştiriyor “Biliyor musun Ranacım, ben artık her hususta lıght takılıyorum, Pizzayı da sebzeli olanından seçiyorum.”
Rana ise tastik makamı gibi “Doğru yapıyorsun Nilgüncüğüm, böyle devam et, yemenden içmenden kesmeyeceksin zaten”.
“Bu hafta hangi filme gideceksin Rana” diyor Nilgün ve lafı alıyor hemen yanı başındaki Leyla ve “Şekerim güzel film yok sinemalarda, ben bu hafta gitmeyeceğim hiçbir filme, fiyatı düşen, izlemediğim DVD’lerden alıyorum ve kuruluyorum evde LCD’nin karşısına, oh bir güzel pasta, çörek koyuyorum yanı başıma, başlıyorum filmi izlemeye”.
“Ne şanslısın şekerim, Galip’e söyledim eve Home Cınema kuralım diye, benim herif ilgilenmiyor ki böyle şeylerle, sadece yat-kalk iş, yüzünü görmüyorum, yüzünüü adamın”.
Rana hafif yollu tedirgin ve sinirlilik emareleri ile “Hıh şu kadına bak, hava atıyor”.
Kimse o kadın.
“Kendini beğenmişin teki, ben tanıyorum. Işıklar Caddesindeki parfümericide çalışıyor. Havalı kardeşim. Bizim gibi kıçı, göbeği çıkmamış ki. Elin kadını bakıyor kendine. İnanır mısın Rana, o parfümericide çok pahalı. Bir tane göz farı alayım dedim, fiyatı dilimi uçuklattı”.
Rana ise son derece relax hallerle “E alsaydın, ne olacak?” .
Nilgün ise oflayıp, pufluyor “ Dalgamı geçiyorsun şekerim, ondan sonra Galip’le ben uğraşacağım”.
Rana “Galip senin alış, verişini mi takip ediyor?”,
“Ediyor tabi. Ne fenadır o, sen bilmezsin, nereden bileceksin?” diye Nilgün sorunun cevabını bil cümle sorularla veriyor.
“Kız Leyla, sabahları yürüsek ya Konyaaltı Caddesinde” der Nilgün.
Leyla ise “Yok canımmm. Haberin yok galiba, See Lıfe Otelin önünde iki kişiyi dalgalar kaptı. Ölmüşler kız adamlar”.
Rana “Ne zaman olmuş kız?” diye Leyla’ya bu garip durumu sorar.
“Geçen fırtına vardı ya. İşte o zaman. Sahilde altın arıyorlarmış” diye açıklama getirir Leyla.
Rana “Ne altını?” diye ısrarla sorar Leyla’ya.
“Kızım, sen bilmiyor musun? Dalgalar altınları dışarıya çıkarıyormuş” diye ilave eder Leyla.
Nilgün “Olur mu öyle şey şekerim?” diye Leyla’ya çıkışır.
Leyla ise “Neden olmasın?” diye karşılık verir.
“Aman, salak olmasalarmış” der Nilgün ve devam eder, “Canlarından olmuşlar işte, gözleri kör müymüş, koca koca dalgaları görmemişler mi?”.
“Şu kıza baksana Leyla” diyen Rana, Leyla’ya, yanlarından geçmekte olan alımlı, çalımlı kızı gösterir ve “Bir daha buralara gelirsem iki olsun. Yok kızım, ben yarın sabah mutlaka, tekrar diyetisyenime gitmem lazım. O kadar elbise arıyorum üzerime, bir şey bulamıyorum. Çıldıracam. Bir de buralara gelip, bu hatunları görünce, insan iç geçirmesinde, ne yapsın?”
“Aman be kızım, ne işin var bu işlerde?, Yaşını başını almışsın, hala gözün giyinmekte, rejimde, makyajda” diye Leyla bir laf atıverir.
Rana rahat bir şekilde ve saçlarını arkaya atarak “Yaşayacaksın tabi kızım, valla iddia ediyorum, rejime yarın başlıcam ve işte şuraya yazıyorum, eğer o geçen hatun gibi olmazsam, hiçbir şey demiyecem”.
“Olursun olursun şekerim, sende bu azim, bu iddia varsa sen her şey yaparsın” diyerek Nilgün düşünceleri ile Rana’ya moral verir.
Rana havalara girmiştir.
Keyfi yerindedir.
Kahkahaları etrafı kaplar ve “Bazen öyle moralim bozuluyor ki, geçen inanır mısın şu mağazaya girdim, üzerime giyecek bir şey bulamadım. Kızım içine giremiyorum kıyafetlerin”.
Nilgün konuyu değiştirir ve “Yarın akşama Safiye çağırıyor. Yağda balık yapacakmış. Valla birde şarap alsak hiç fena olmaz.”
Leyla “Senin herif yarın nereye gidecek?”
Nilgün keyifle “Ne bilim kız, bulur kendine gidecek bir yer. Yarın işten geç çıkacak. Valla en iyisi biz gidelim kızlar, şarapları da alalım, yarın akşam bir güzel dağıtalım.”
“Olmaz” diye lafa dalar Rana.
“Niye olmaz kızım?” der Leyla.
“Benim rejim yapmam lazım” der Rana.
Nilgün “Boş ver kızım rejimi mejimi” diye Rana’ya lafı vurur.
Rana “Kafama girmeyin, rejimden vazgeçmem kızım, valla üzerime kıyafet bulamıyorum, popomu yakında yerlerde toplayacam, acilen tedbir almam lazım” der.
“İyi aman al tedbirini, sonra kaçar maçar. Kızım bir akşam dağıtacağız dedik, hemen yan çizdin. Valla gel sen vaz geç şu rejimden, yarın akşam bir keyif yapalım” der Nilgün.
Rana “Çok kötüsün Nilgün” diye Nilgün’e sitem eder..
“Yemin ediyorum Rana, bak gözlerinin içine baka baka dondurmalı kazandibi söylerim, bilesin” diyen Nilgün, Rana’yı çileden çıkarır.
“O kadar kötü olamazsın” diye Rana sitem eder, ama Nilgün söylemiştir dondurmalı kazandibini ve garson hızla dondurmalı kazandibini getirir.
“İnanmıyorum” diye feryadı figan eyler Rana ve “Bunu bana yapamazsın Nilgün” diyerek, Nilgün’ün gözlerinin içerisine bakar.
“Yaptım yaptım” diyerek Nilgün etrafına kahkahaları fırlatmıştır bile.