- Kategori
- Öykü
Üç kadın üç yaşam- 3.bölüm

Şaşırma sırası Semiha’ daydı. Bir süre sustu, kendine geldiğinde dökülüverdi kelimeler peş peşe dudaklarından...
“ Boşanmak mı… Boşanmak da neymiş. Konu komşu ne der sonra. Nasıl bakarız yüzlerine. Hem dul bir kadın olarak yaşamak kolay mı? “
Tüzün karmakarışık duygular içinde baktı annesine. Konuşmakla konuşmamak arasında gitti geldi bir an...Ve ok yaydan çıkmıştı artık. İçinde biriktirdikleri fırlamıştı saklandıkları yerlerden…
“İnanamıyorum anne sana. Konu komşu ne der öyle mi.Ya ben.”
Annesinin gözlerinin derinliklerine baktı Tüzün…Ayağa kalktı …
“Anlamıyorsun değil mi anne hiçbir şey anlamıyorsun. İçkisi yok kocamın, kumarı yok, kadını kıza da bakmaz. İyi bir işi de var. Evet, maddi sıkıntınız da yok O zaman evime dönmeliyim, öyle mi ? . Bu kadar mı yani bütün söyleyeceklerin. ”
Tüzün ‘ün gözlerinden yaşlar süzülüyordu .
“Bana bak anne… Kızına bak. Ne görüyorsun. Ben aynaya baktığımda güzelliğimden, kadınlığımdan geriye kalan bir enkaz görüyorum bu genç yaşıma rağmen. “
Başını umarsızca ikiye salladı Tüzün.
“ Anlayacağını sanmıyorum ama dinle o zaman kızını…”
Tekrar ilişti yatağın ucuna.. Annesinin gözlerine bakarak konuştu ... Sevgi dilenircesine anlattı ve anlamasını bekledi karşısında şaşkın bir ifadeyle kendisine bakan kadını.
“ O kadar yalnızım ki anne. İçimde kocaman bir boşluk var. Aydın’ı tanıyacak kadar uzun süredir evliyim onunla. Ama… Evlendiğimizden beri süregelen ufak şeyler belki, sinek misali… Senin ailen, benim ailem… Kendi ailesini kabul ettirip, sizi bir kenara atması yıllardır bu yüzden ettiğimiz kavgalar. Gerçi seversin sen damadını toz kondurmazsın.
Semiha yaşıl gözlerle baktı kızına.
“Bunu ilmiyor muyum sanıyorsun. İstenmediğimizi, sevilmediğimizi… Kızım biz gidip gelmiyoruz size. Sen mutlu ol diye..”
“ Mutlu değilim anne. Hem de hiç. Evlenmek demek çile çekmek mi demek anne. “
Sustu Semiha… Kızının gözlerindeki kederi hiç bu kadar yakından görmemişti.
“Yedi yıldır verdiğim mücadele . Bu evliliği ayakta tutabilmek için. Kadında kızda gözü yok bilirim ama annesi ve kardeşleri. Onlar kumam gibi benim. Hep ön plandalar. Her zaman haklı olan onlar. Ben hep haksızım… Küçüldüm git gide bir karınca gibi, kapının önündeki paspas kadar değersizim O’nun gözünde. Ben yokum zaten. Yedi yıllık evliliğimiz süresince bir kez olsun “ Seni seviyorum “ demedi bana. Yıllarca bu iki kelimeyi bekledim. Sanki O sevmezse beni, başka kimse sevemeyecek gibi. Bu bir tarafa… Tek tatlı sözünü duymadım ben.
Yutkundu Tüzün.
“O hep eleştirdi beni. Yaptığım her şey, attığım her adım yanlıştı. Güzel değildim. Kiloluydum. Yüce Rabbim ne kadar kötü özellik varsa bana, iyi olanlarını Aydın’a vermişti. “
Kalktı iliştiği yerden Tüzün . Pencereye doğru yürüdü. Dışarıya baktı bir süre… Yeniden konuştu sonra.
“ Kavgalarımız… Neredeyse bütün kavgalarımız ailelerimiz yüzünden olurdu. Küserdi bana . İntikam almak istercesine döner yatardı arkasını. Bazen bir ay… Bazen iki ay... Bazen de daha…”
Hıçkırıklar boğazında düğümleniyordu genç kızın.