- Kategori
- Futbol
Üç üç üç! (Beşiktaş 3-3 Bursaspor)

Bilmem bu kaçıncı üç attığı oyun oldu kırmızı formalı takımın? Üçü mutlaka atıyor Beşiktaş. Geçen hafta Oğuzhan'ın yokluğu için Samet Aybaba'nın kara kara düşünmesi gerekir demiştim.
Hoca düşünmüş. Veli Kavlak'ı sahaya sürmüştü. Hocam böyle düşünme! Geçen sene, koca bir sezon şimdilerde Türkiye'nin en oturmuş sistemine ve oyuncu grubuna sahip takımı İstanbul BB'yi de belki süper lige çıktıktan sonra en kötü sezonu yaşatan, Beşiktaş'a nasıl hoca olarak seçildi diye aklımın almadığı Carlos Carvalhal, Veli Kavlak'ı hücuma göndermiş, Fabian Ernst'i de savunmaya dikmişti! Geçen sezon belki her maç yazdım bu akılsız teknik adamlığı. Yapması gereken tek şey şuydu: Hücuma çıktığında savunma ile hucumu birbirine bağlayan, gol ve gol pası atma şansı çok daha fazla olan Ernst hucuma gitmeli, Veli Kavlak ise geride kalmalıydı.
Yani?
Oğuzhan yoksa, Veli Kavlak yerine oynamamalı. Veli Kavlak'ın Beşiktaş gibi bir büyük hedef takımında oynayacağı tek yer 6 nolu formanın görevi ve mevkisidir. Bu numarayı da yükselen formu ile Necip Uysal birkaç haftadır çok iyi dolduruyor...Bu durumda Veli Kavlak, Necip Uysal ile forma için yarıştırılmalıdır.
Ben olsam maça 6 numarada Necip Uysal, 8 numarada Fernandes, 10 numarada Olcay, 11 numarada ise Uğur Boral ile başlarım, 3 numaraya ise her oynadığı önemsiz maçta bile fiziki kalitesini ortaya koyan 2 bin liraya oynadığı Beşiktaş'ından 500 bin liraya oynayacağı İstanbul BB'ye " gönderilmeyi " reddeden Emre Özkan'ı koyardım.
***
Bana bunları niye anlatıyorsun ki , takım Oğuzhan yoktu ama Veli Kavlak ile de üç gol attı diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama üç tane de kendi evinde taraftarın pek de sempati beslemediği Bursaspor ve teknik adamı Ertugrul Sağlam'dan gol yedi. Eger Beşiktaş, Emre Özkan ile savunmasının solunu sağlama alsaydı, Olcay ile de ortasahanının ortasını tek top oynayacak bir oyuncu ile hucuma doğru doldursaydı bence o golleri yemezdi. Yediği goller hızlı başlatılan oyundan doğdu zaten, ne Olcay'ı diye de itiraz edebilirsiniz. Ben de derim ki, işte o zaman, benim dediğim oyun ve oyuncular, başka türlü birşey benim istediğim dizelerine benzer şekilde; o hızlı oynanan duran top şanslarını bile rakibe vermezdi.
Ya da, Olcay'ın orta sahadaki tek top pratiği, Fernandes'in topa aşık, zamanında en az 7 kere - saydım- arkadaşlarına atmadığı topları, Olcay vasıtası ile Bursaspor 18'ine top ve adam olarak sokmaya yarayacak ve belki de Beşiktaş ilk 45 dk sonunda 1-0 geriye bile düşmeyecekti...
Galatasaray maçında da, eğer Samet Aybaba, 3-2'den sonra Oğuzhan'ı oyuna alabilseydi - kimi çıkardığı önemli değil- oyunu önce 3-2'de tutabilir, sonra da farkı açabilirdi. Ama maç büyük bir hakem kastı ile 3-3 bitirtildi.
Bu maçta Galatasaray maçının bir başka kopyası oldu. Samet Aybaba, oyunu tutamıyor diye maç sonu özeleştiride bulundu.
Hocam o zaman sen de, benim gibi "başka türlü birşey benim istediğim" demen lazım.
***
Karabük maçından sonra " maç 3-0 bitti ama 1-0 iken, rakibin kaçırdıgı net pozisyon gol olsa, maç bu kadar rahat olmazdı " diyebilen Holosko bu maçtan sonra da, " belki bir gol attım, bir de gol pası ama üçüncü yediğimiz golde geç kalarak hata yaptım" dedi...
Beşiktaş, Holosko gibi bir oyuncuya sahip olduğu için gurur duymalı. Ve bu Holosko'yu hem de Beşiktaş'ı Denizli döneminde şampiyonluğa taşıyan ana kaidelerden biri olan bu oyuncuyu, ondan sonraki sezonlarda nasıl harcadığını, niye harcadığını da iyi düşünmelidir. Carlos Carvalhal'ın, Quaresma'nın yerine son 10 dk bile oyuna alamadığı Holosko, geçen sene üçü küme düşen Manisa'ya olmak üzere sadece 5 gol atabilen Quaresma'nın yerine şimdi oynuyor ve sezon başı hazırlık kampında olmadığı halde bile şimdiden 3 golü atmış bulunuyor. İkisi Galatasaray'a, biri Bursapor'a olmak üzere.
Holosko gibi, Necip Uysal, Almeida, Ersan Gülüm formunu artırarak Beşiktaş'a katkı veriyorlar.
Üç golü atmaya devam etsin Beşiktaş, ama üç gol yemesin...Bunun için de savunmasının bireysel sertliği arttırsın, daha sert bir 2 numara bulsun, daha orjinal bir 3 numara bulsun, ve ortasahanın ortasına bu tip maçlarda Toraman'ı ihmal etmesin.
İyi takımlar takdir toplar, büyük takımlar kupa!
Üç üç üç!