Üçü bir yerde / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '09

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

Üçü bir yerde

Üçü bir yerde
 

Üçü bir yerde:-)


Merhaba,

Anımsarsanız sizlere 24 Temmuz tarihinde ortanca ablamın büyük oğlundan ikiz torunları olduğunu yazmıştım.

Evet bu ikizler şimdi 4 hafta 8 günlük oldular:-)

Resimdeki güzeller; Umut-Utku ve ablaları Başak ile uyku keyfi yapıyorlar.

Bu akşam izlediğim bir film; dokunmanın ne kadar büyük bir iletişim olduğunu bir kez daha anımsattı.

Filmde; çocuk kör ve ameliyat olması isteniyor (bildiğiniz kör çocuk Türk filmlerinden değil:-). Ameliyatı istemesindeki en büyük etken sevdiği kızı görmek için. Ama ona dokunarak onun zaten çok güzel olduğunu ve esas güzelliğin yüreğinde olduğunu hissede biliyor. Oysa kız, büyük bir telaş içerisinde; ya beni beyenmezse... Kızdaki bu huzursuzluğu çocuk hissediyor ve onu kaybetmemek adına dünyaya karanlık bakmayı tercih ediyor. ....... Finalde ise; çocuk ameliyat oluyor ve işler ters gidip komaya giriyor. Komadan çıkamayacağını söyleyen doktorları, kızın dokunuşları yalancı çıkarıyor. Esas kızın her gün ziyaretleri ve çocuğa dokunup, kendini hissettirmesi ile esas oğlan hayata bağlanıp, komadan çıkıyor ve görebiliyor. Belki bunu film olarak düşüneceksiniz ama biliyoruz ki; bu tür gerçek hikayelerde var.

Dokunmanın, dokunarak hissetmenin, bunun ile bir çok duygularını ifade etmenin önemini bir kez daha öğretiyor.

Bu film üzerine hemen gözümün önünde canlanan manzara ise; sevgili Umut ve Utku'da gözlemlediklerimdi. Aile sabah kahvaltısı için aşağıda toplanmıştı, ben ise çocukların başında, onları uykularında izliyordum, büyük bir hayranlık ile. İkizler yan yana yatıyordu ve her ikisinin yüzü de sola dönüktü. Umut birden gülümsedi, sonra elini attı, kardeşinin yüzünde gezdirdi, bunun üzerine Utku kafasını çevirdi ve o da gülümsedi... Sonra tekrar derin bir uykuya daldılar... Ah keşke bu güzellik karşısında şok olmak yerine onları kamerama alabilseydim... Onlarda gördüğüm bu manzara üzerine benim göz yaşlarım sel olup aktı... O an canı yürekten bir ömür boyu bir birlerine böyle sevgi ile dokunmalarını diledim.

İşte böyle; dokunmak o kadar özel, o kadar güzel bir duygu ki... Konuşamasanız bile, tek bir dokunuş ile bir çok şey anlata biliyorsunuz. Bunu bir kaç günlük bebekler yapıyor ise büyüklerin haydi haydi başarması gerek...

Deprem zamanında bir program izlemiştim; Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde hoca Prof. Ferhunde Öktem ile yapılan bir röportaj. Sunucu ve Ferhunde hoca oturmuş deprem ile ilgili düşüncelerini paylaşıyorlar. Hoca ayağa kalktı ve sunucuya onunda kalkmasını istedi. Sunucu ayağa kalktığında ise gidip ona sarıldı... Sunucu çok şaşırdı... Bunun üzerine hoca; "hiç bir şey yapamıyorsanız, işte bunu yapın, en azından bunu yapın, onlara verebileceğin en büyük destek bu, onlara dokunmak ve yalnız olmadıklarını, güvende olduklarını hissettirmektir" dedi...

Ne kadar doğru bir saptama. Tek bir dokunuş size yüzlerce güzel duyguyu yaşatıyor...

Sevgi ile dokunanlarınız bol olsun...

SEMA

 
Toplam blog
: 51
: 795
Kayıt tarihi
: 10.08.09
 
 

Merhaba, 18 Şubat 1964 Artvin doğumluyum. Yüksek okul mezunu olup, uluslararası bir Vakıf'tan ofi..