- Kategori
- Blog
Uçuşa var mısınız?

Yamaç paraşütü... Yeşil bir Türkiye için!
Baştan uyarı:
—Bu yazı bir mizah yazısı değildir! Ağlanacak hallere gülünmez!
* * *
Kim istemez ki uçmayı? Ama öyle tarifeli uçakların tıkış fıkış koltuklarında oturarak yapılan uçuşlardan bahsetmiyorum tabii. Kendi kullanacağınız bir küçük uçakla, planörle, yamaç paraşütüyle veya balonla yapacağınız uçuşlardan bahsediyorum ben.
Bilenler bilir, ne kadar zevkli ve heyecanlı olduğunu. Sevgili Sabiha Rana Hanım’ın söyleşilerinde sorduğu “Yürümek mi, yüzmek mi yoksa uçmak mı?” sorusuna yüzde yüze varan bir oranda “Uçmak!” diye yanıt verenler pek de haksız sayılmazlar yani.
Ama gelin görün ki oldukça pahalı bir “hobidir” uçmak!
Almanya’da, çeşitli isimler altında “eğitim ve uçuş belgesi” veren “sivil” kuruluşlar vardır. Adı üstüne Almanya… Bisiklete binmenin bile kurallarla belirlendiği bir ülkede “uçuş belgesi” alabilmek pek o kadar kolay değildir ve oldukça masraflıdır meraklılarına.
Genellikle gelir düzeyi yüksek kesimin ilgi gösterdiği bir uğraştır yani. Kişilerin gelir düzeyi ve refah seviyesi arttıkça bu tür “masraflı” hobilere yönelmesi oldukça doğaldır. Yoksa sıradan bir memurun, sabahları kart basan bir işçinin, orta ölçekli bir serbest meslek erbabının harcı değildir balonla, planörle, yamaç paraşütüyle uçmak ve hatta bunları hayal etmek!
İnanın, uzaktan kumanda edilerek uçurulan “maket uçaklar” bile “bütçeyi sarsan hobiler” sınıfına girer Almanya’da… Devlet sıcak bakar bu tür oluşumlara… Bir “Kamu yararı” söz konusu olmamakla birlikte “lüks tüketim vergisi” hazineye katkı sağlar.
Güzel ülkemizde durum nedir, bilemeyiz tabii. Bu tür pahalı ve gelir düzeyi yüksek bir kesime hitap eden “hobileri” organize eden “özel” kurumların adını henüz duymuş değiliz.
Aslında çok heyecanlı olur tabii… Uçak benzini fiyatları yüksek de olsa Eymir Gölü üzerinde küçük bir uçakla turlar atmak (Eymir’deki Blog yazarları toplantılarına katılmak şart değil)…
Ya da “Güzel atlar diyarı” Kapadokya’da balonlarla gezinmek…
Ya da ne bileyim? Ölüdeniz kıyılarına “yamaç paraşütüyle” süzülmek!
Ama dedim ya, üst düzey “hobiler” bunlar. Kesesi sağlam bireylerin “adrenalin” sorununa çare bulsa da iki paket makarnaya, yarım ton kömüre oyların verildiği bir ülkede oldukça “uçuk” heyecanlar bence.
* * *
Şimdi yazımıza biraz ara verelim ve yazıyla hiiiiiç alakalı olmayan bazı sorulara yanıt bulalım…
Sevgili Kerem Oğuz soruyor:
-‘Kampanya’ nedir, Culduz Abi?
“TDK’na göre kampanya; politika, ekonomi, kültür gibi alanlarda belirli bir süredeki etkinlik dönemidir. Culduzca’da ise; alt yapısı oluşturulmuş sağlam kurumlarda verimi artırmak için başlatılan geçici bir çabadır. Meali: Kampanya, sıfırdan başlayanların harcı değildir!”
Sevgili Abdülkerim Eser soruyor:
—Kitlelerdeki koşullanmaları kırmak’ ne demek Ümit Abi?
“Doğru bilinenlerin üzerine gitmek ve uzatılan ‘havuçları’ tespit ederek toplumu uyarmaktır, Abdülkerim.” Not: Bedelini ödemek şartıyla tabii…
Sevgili Pirmete soruyor:
-‘Brütüslük ne demektir Herr Culduz?
“Kimi zaman hançerle, kimi zaman da ‘mesajlarla’ arkadan vurmaktır Sayın Pirmete…Ama tabii sizinle alakası olmayan bir şeydir, merak etmeyin:))) Brütüs olmak da bir mesele ayrıca!”
Sevgili Pirmete’nin bir sorusu daha var:
-‘Rückgratlos’ nedir Herr Culduz?
“Almancada ‘omurgasızları’ belirleyen bir sözcüktür! Türkçedeki mecazi karşılığı ise; tutarsız ve ilkesiz insanları tanımlar Sayın Pirmete ( Almancam pek iyi değil ama yine de açıklayabildim sanırım, bu nedenle 'DİTMEYE' kalkmayın sakın:))
Yegâne Pilotumuz Sayın Talip Bölükbaşı suçluyor:
Siz gayriciddî bir insansınız Ümit Bey! Çünkü mizah yazıyorsunuz!
“Mizah, bir yazım türü ve bir anlatım aracı, ciddiyet ise beyinsel bir disiplindir Sayın Bölükbaşı! Yazana değil, yazdırana bakmalı!”
* * *
Eveeet! Bir yazının daha sonuna geldik! Hazır Sevgili pilotumuz Talip Bölükbaşı’nı anmışken bir ciddi çağrı da biz yapalım:
Unutmayın 1: Tüm operatörlerden Yangın yazıp 3919’a gönderiyoruz… Bedeli, 6 YTL! Yemyeşil ormanlarla kaplı bir Türkiye için tabii! Uçak bizden, pilotlar THK’ndan (Ücret almadan uçacaklar yani)!
Unutmayın 2: Bir Cumhuriyet kurumu olan Tüpraş’a üye olun(Aman pardon! Tüpraş’ı Koç grubu aldı, unutmuşum, iki senedir adam edeceğim diye uğraşıyor).Siz en iyisi THK’na üye olun. Rejime ve cumhuriyet kurumlarına sahip çıkmanın bir yolu da rejimin ve cumhuriyetin kurumlarına sahip çıkmaktır.
Unutmayın 3: Sahip çıkılmayan cumhuriyet kurumları ivedilikle özelleştiriliyor(Cumhuriyetin başındakiler tarafından hem de) ve pek çok kişi işsiz kalıyor. Özel sektör, pek yaş tahtaya basmıyor! Ama siz yine de "yangın" yazıp gönderin 3919'a...
Sönsün bu ateş!