- Kategori
- Siyaset
Üfürükten Politikaların Bedelini Neden Biz Masum Vatandaşlar Ödeyeceğiz?

- Daha yakın zamanda Bodrum’a turlar düzenleyen, boğazda sefa yapan, Kapalıçarşı caddelerinde turlayan, İstanbul’da, o cadde senin bu cadde benim gezip dolaşan… Foto muhabirlerine derin muhabbetleri andıran pozlar verip… Eşler arası diyalogları boy boy gazete sütunlarına taşıyıp… İzzet, ikram ve iltifatta sınır tanımayıp, komşu ülke devlet başkanına itibar payesi biçenler kimdi?
- Ve gerisin geri…
- Bir adım ötesini hesaplamadan… Büyük ağabeyin doduruşuyla bunca muhabbeti bir çırpıda silip, Avrupa’nın gazıyla, o “Dost” dediğin, derin muhabbet eylediğin devlet başkanını birden bire diktatör ilan ediveren sen değil miydin?
- Bir adım ötesini hesaplamadan, sana gaz verenlerin, gün gelirde seni ortada bir başına bırakabilme ihtimalini hiç düşünmedin mi?
- Görünen o ki hiç düşünmedin. Sadece sen değil, partin değil, bakanın değil, sana biat etmekte sorun görmeyen gazeteci taifesi, köşe kadıları da bu işin müsebbipleridir. Zira bir gün olsun köşe kadıların seni eleştirmek gibi bir gazetecilik faaliyetinin içerisinde bulunmadılar. Aksine, partini ve seni eleştirenleri eleştirmekle kendilerine misyon biçtiler.
- “Etmeyin” dendi, “Yapmayın” dendi… Sınır boyunuzun en fazla kilometresine sahip bir ülkeyle bu düzeyde dik ilişkiler geliştirmeyin dendi… İşi “Mezhepçiliğe dökmeyin” dendi… Ama hepsini yaptınız. % 50 küsur oy demek ki insanın başını döndürüyor. Tabi bilemiyoruz… Biz öyle bir oyu rüyamızda dahi göremediğimizden, sonuçlarının vaziyeti hakkında hüküm veremiyoruz… Gördüğümüzden mütevellit, “Demek ki böyle baş dönmeleri oluyor” diyoruz.
- Dün muhabbet eylediğiniz, dost bildiğiniz bir ülkenin devlet başkanının ardından çevirmediğiniz dümen kalmadı. Ülkesinin içini karıştırmak için kırk takla attınız… Silah yardımlarından, lojistik desteğe kadar her türden faaliyetin içerisine girip, kendi ülkenizi hiç gereği yokken bir gerilimin baş figüranı haline soktunuz. Tabii ki suçlusunuz… Tabii ki bu işten o kadar basit yırtamayacaksınız…
- Muhabbet eylediğiniz ülkenin arkasından dümen çevirince, o ülke bunun karşılığını bir şekilde size verecekti ve verdi de… Uçağımızı düşürdü, ilçelerimizden birisine bomba gönderdi. Ölen onca insan… Şimdi ise yine efelenme hadiselerine tanıklık ediyoruz.
- Sormak icab ediyor…
- Savaşabilecek miyiz?
- Garip bir soru… Ama savaşırız…
- Sormak icab ediyor…
- Neden savaşalım?
- Bir ülkeyi yönetenler bir adım ötesini göremeyecek kadar gözlerini olana bitene kapatmışlarsa, neden bizler bu yönetenlerin üfürükten politikalarının kurbanı olalım.