​ Ülkeme inancımı yitirdim / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
 

Ülkeme inancımı yitirdim

Ülkeme inancımı yitirdim
 

36 yaşındayım ve ülkeme inancımı yitirdim. Kaybolmuş gibi hissediyorum. Kendi topraklarımda bu yabancılık hissiyle yaşamak zorunda bırakıldım. Avuçlarımda tuttuğum, benim dediğim, ülkemin dediğim her şey aslında bir yalanın parçasıymış. Aslında hiç bir şeye sahip olmayan bireyleriz. Çocuklarımızı nasıl bir bayrak altında büyütmemizi istiyorsunuz bilmiyorum ama bizim düşlerimiz böyle değildi.

37 yaşındayım ve ülkeme inancımı yitirdim. İki oğul büyütüyorum. Mavi gözlerinde genç efkarlar görmek istemiyorum. Onlar büyüyecek. Onlar okuyacak, adam olacak. Kıymetsiz okumuş adamlar... Onlar mimar, mühendis olacak. Onlar fabrikada tütün saracak... Onlar mahsülün bu sene nasıl az olduğuna dert yanacak. Onlar avukat, onlar hakim, onlar insan olacak. Nasıl öğreteceğim ben onlara erdemli bir insan olmayı bu ülkede. Gazete mi okutmayacağım. Televizyon mu seyrettirmeyeceğim. Okula göndermeyip babası mütahit, babası belediye başkanı, babası emniyet müdürü olan çoçuklarla tanışmamasını mı sağlayacağım. Nasıl yaptığı işi her ne olura olsun, her ne şekilde olsun ve her nerede iyi yapması gerektiğini anlatacağım. Nasıl hırsıza, uğursuza, namerte muhtaç olmadan ayakta durmalarını sağlayacağım. Nasıl bu ülke onların ellerinde yükselecek neler olduğunu görmüyor muyuz...

38 yaşındayım ve ülkeme inancımı yitirdim. Biz eskiden kömür sobasından çıkan sinsi karbonmonoksit ile zehirlenirdik. Lodosun öfkeli esintisi ile üstümüze bacalar düşerdi, ölürdük. Otobanın en insan geçmez, en akıl almaz noktalarında karşıdan karşıya geçmek isterken; alın yazımıza yapışan plakalarla dağılırdı beynimiz. Biz eskiden boğaz köprüsünden atlardık, ölürdük. Biz eskiden Kore'de, biz eskiden Conk Bayırında, biz eskiden yüksekovada ölmüş, eksik şehitlerdik: ne uğruna öldüğümüzü hiç bilemedik.

39 yaşındayım ve ülkeme inancımı yitirdim. Şimdi ucuz kombilerden çıkan belediye markalı doğal gaz dolaşıyor damarlarımızda ve doğal olarak ölüyoruz. Şimdi keserle, baltayla; şimdi ekmek bıçağıyla tutkulu ve ihtiraslı bir gece yarısında doğruyoruz sevdiğimizi iddia ettiğimiz kadını ya da adamı. Eskiden su verirdik kurumuş dudaklarına; sekseninde bahtiyar bir hayat sürmüş ve kolay can vermesini umut ettiğimiz ak sakallı dedemize. Şimdi plastik vibratör bağlıyken avret yerlerine, hızlandırılmış bir ecel armağan ediyoruz kan kokan ellerimizle. Aynı suyla ellerimizi yıkıyoruz, "sapık ve psikopat" bir adam olarak ölmesini sağladığımız dedemizin cesedine tükürürken. Emekli maaşıyla vibratör alan dedeler yarattık. Ve apış arasına onu sokmayı reddeden, keserli, 80 yaşında dedesiyle evlenene 30 yaşında namuslu kadınlar....

40 yaşındayım ve ülkeme inancımı yitirdim. Dünyaya inancımı yitirdim. İyiliğe, adalete, barışa olan inancımı yitirdim. Belki artık "hiçbir şeye" inanıyorum. Belki inanmalıyım... Bilmiyorum... Bildiğim dünya kötülerin dünyası, dünya güçlülerin dünyası....
 
Toplam blog
: 12
: 835
Kayıt tarihi
: 15.12.06
 
 

Yaşamak ile çalışmak arasında sıkışmış kalmış bir işkolik olarak İstanbul'da bulunuyorum. 10 yılı aş..