Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '07

 
Kategori
Haber
 

Ülkemin 'yaman' çelişkileri

Ülkemin 'yaman' çelişkileri
 

Çok değil bir iki gün önce, mükemmel bir organizasyonda adından övgü ile söz edilen İstanbul'un valisi, emniyet müdürü, dün yerden yere vuruldu. Ne yaman çelişkidir ki bu yöneticiler, milyonların toplandığı bir mitingin burun bile kanamadan bitmesini sağlarken, bir iki gün sonra 1000 kişilik bir topluluk ile başa çıkamamış görünüyor!

Benim ülkem böyle bir ülke! Diyecek başka söz bulamıyorum. Kimin hangi gün taktirin tepesinde olacağını, iki gün sonra yerginin dibinde sürüneceği bir muamma:)

Anlamadığım iki şey var:
Bu yöneticiler birgün tam bir kriz çözme uzmanıyken nasıl oluyor da ertesi gün yüzüne gözüne bulaştırıyor, hayret ve ibretle izliyorum.

Bu halk birgün önce desteklenen hoşgörülen halkken nasıl oluyor da ertesi gün yöneticilerin gözünde düzen düşmanı canavarlara dönüşüyor, hayretim ibretim ikiye katlanıyor.

Günün mayısın 1'i olması önemli bir etken tabii:

'1mayıs' kendimi bildim bileli, bir çeşit gerginlik günüdür. Kendimi biliş zamanım 1977 1 mayıs'ından sonrasına denk geliyor da ondan sanırım.

Ölümün, hem de nereden geldiği meçhul kalmış 34 kişilik bir ölümün koskoca bir topluluğu darmadağın ettiği bu tarih hiç unutulmadı, unutlmaz da. Çok yazılıp çizildi. Muamma hiç çözülemedi. 1 mayıs 1977'in tarihteki yeri de bu yorumların ötesine geçemeden kalacak anlaşılan, ama önemli olan bu mutsuz tarihin güncelimizde kara bir leke gibi durması ve gerginliği hatırlatması...

Az çok tahmin ediyorum ki, İstanbul devlet erkanı, bu karışık günlerde, aynı meydanda, aynı tarihte 1977'deki acı olayı anmak isteyen bu topluluğun benzer bir günü yaşamasından fazlasıyla endişelendi.

O günün dimağlara yerleşen olumsuzluğunu sadece 'unutulmaması gereken tarihi bir ders'e dönüştürmek ve 1mayıs'ın 'emekçi bayramı' kimliğine hizmet etmek isteyen söz konusu topluluk da bu kontrolsüz endişeye kontrolsüz bir öfkeyle yanıt verdi.

Sonucu ise tıkanan İstanbul yaşamında işe zamanında gidemeyeceği için işinden olma korkusuyla hüngür hüngür ağlayan bir genç kızın göz yaşlarında izledim: Sokaktaki insanın çilesi.

Yaman çelişkilerin artık hiiiç yadırganmadığı caaaanım ülkemde,

İki gün önce övülenler, iki günde yerin dibine geçirilebiliyor,
İki gün önce kriz yönetme ustası olanlar, iki günde krizin kendisi olabiliyor,
İki gün önce yürüyen 'halk', iki gün sonra yürümek isteyen 'halk düşmanı' olabiliyor,
İki gün önce, bangır bangır 'gel seçime gidelim' çağrılarına kulak tıkayanlar, erken seçim tek çaredir diye amerikayı yeniden keşfettiğini ilan edebiliyor.

Ve bizler de ping-pong topu gibi bir oraya bir buraya savrulup gidiyoruz.
 
Toplam blog
: 146
: 1061
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..