​ Ülkemizdeki Kürt halkının demografik yapısı ve siyasi görüşü... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '13

 
Kategori
Siyaset
 

Ülkemizdeki Kürt halkının demografik yapısı ve siyasi görüşü...

Ülkemizdeki Kürt halkının demografik yapısı ve siyasi görüşü...
 

Yıllardan beri ülkeyi teröre boğan, bu güne kadar 35.556 kişinin ölümüne neden olan ayrılıkçı terör örgütü PKK, son dönemdeki açılımla ilgili değişik fikirlerle boğuşur görülüyor.

Asıl amacı olan ayrılığı bir kenara bırakarak, ‘ayrıcalık’ isteyen bir topluluk olma yolunda hızla yol alıyorlar.

Özellikle Ahmet Türk’ün Mardin’de yaptığı açıklamalar ile  “Öcalan diyor ki; sözüyle başlayan anlatımda: “Bugün Ortadoğu'da milliyetçilik, ulus devlet mantığı Ortadoğu halkları için büyük bir tuzaktır. Kürtler ve Ortadoğu halkları o tuzağa düşmemeli. Bu çatışmalar sadece etnik temelde kalmıyor, mezhepsel bir noktaya kadar götürdüklerini biliyoruz. Bugün Sünni, Şii çatışmasına dönüşmesi bunun sonucu. Bunun için Kürtler olabildiğince demokrasiyi, halkların demokratik noktada birleşmelerini esas alan yaklaşım göstermeli.”

Bu sözleriyle Abdullah Öcalan, Ortadoğu’da tırmanış halindeki mezhep çatışmalarından rahatsız olduğunu belirtiyor. Kürtlerin bundan uzak durmasını istiyor.

Eğer bu çatışmaya taraf olurlarsa, Kürtler arada kalacak. Güç kaybedecek. Kazanımlarından olacak. Kıyısında olduğunu düşündükleri “Kürdistan” riske girecek. Mezhepsel bölünmeye onlar da maruz kalabilecek.

Bu nedenle, Ortadoğu’da hava daha da bozmadan Türkiye ile “demokratik” bir uzlaşma sağlayıp hareketinin meyvesini almak ister görünüyor.

Ülke gündemini bu kadar meşgul eden, bu kadar kanın akmasına neden olan terörün müsebbibi görünen Ayrılıkçı Kürt hareketinin amacı ve bölgenin demografik yapısı nasıl?

Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır, yıllardır yaptıkları kamuoyu araştırmalarına dayanarak, Türkiye’deki Kürtler hakkında şu demografik bilgileri veriyor…

*Türkiye’de 14 buçuk milyon civarında Kürt var. Nüfusa oranları yüzde 18.3.

*Kürt nüfusun 8 milyonu Doğu ve Güneydoğu’da oturuyor. 6 milyonu ise, Türkiye’nin diğer bölgelerinde. Bunlardan 1 buçuk- 2 milyonu İstanbul’da.

*3 buçuk milyon Kürt, Türklerle birinci dereceden akraba.

*Türklerin yarısı Kürt, Kürtlerin dörtte biri Türk komşu istemiyor.

*Gelir, eğitim düzeyleri bakımından Kürtler, Türklerden ciddi biçimde geride. Bölgede yaşayan Kürtlerle, Türkiye’ye dağılmış Kürtler arasında da aynı fark var.

*Oy kullanan 6 milyon civarındaki Kürt’ten 3 milyonu AKP’ye, 2 buçuk milyonu BDP’ye oy veriyor. Yüzde 10’u ise diğer partilere!

*Son yıllarda çözüm barışta diyenlerin oranı yüzde 10-15’ten, yüzde 35-40’a geldi. Ancak sertlik yanlılarının oranı da iki uçta aynı şekilde yükseliyor.

*Türkiye’de insanların değerleri ile yaptıkları arasındaki makas açılıyor. Ev hayatı-sokak hayatı farklılaşmasıyla, şizofrenik bir yapı ortaya çıkıyor.

*Siyaset sorunlara çözüm üretmekte çok geç kalıyor. Sorunlar zamanla ve bir şekilde toplum tarafından çözülüyor.

*Kürt meselesinin de altında Türkiye’nin asıl sorunu olarak kutuplaşma yatıyor. AKP ve karşıtları arasında, farklı hayat tarzları arasında, Laik-Dindar-Kürt üçgeninde kutuplaşmalar ve gettolaşma yaşanıyor. En temel sorun ise, Türkiye’de “Biz” diye bir şey kalmaması.

Bu verilerin ışığında işin biraz abartıldığı açık değil mi?

Toplumun yüzde 18.3’ünü oluşturan bir topluluğun, toplum üzerinde bu kadar etkiye sahip olması sizce demokratik mi?

Ülkeyi kana bulayanların ve onlara iktidar olarak çanak tutanların, Kürt’lerin yoğun olarak yaşadıkları bölgedeki feodal yapıyla ilgili bir söylemlerini duydunuz mu?

Onların tek amacı, halen sürmekte olan ağalık, şeyhlik, şıhlık ve aşiret düzeninin sürmesi. Bu düzenin kime yaradığı belli değil mi?

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..