- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Ulusal kimliğimi kaybettim, hükümsüzdür!..
Kendimi ne bir Ülke’ ye, Milliyet’ e ne de bir Din’ e ait hissediyorum!..
Doğma büyüme Türkiyeliyim.. Kökenlerim çok uzaklara dayanıyor..
Ama yeri geliyor kendimi Alman, İtalyan, Ermeni yeri geliyor bir Japon gibi hissediyorum.
Bazen Kilise’ye gidip ayinleri izliyor; mum yakıyorum, bazen de Cuma akşamlar’ı Şabat’ı kutluyorum bir Musevi dostumun evinde.. Spiritüel dinlere hayranlık duyuyor, sık sık meditasyon yapıyorum.. Hangi dine mensup olursa olsun fark etmez; bir tanıdığm vefat ettiğinde Fatiha okuyorum ardından, öyle öğretildi bize!.. Ramazan’da hepsi olmasa da bir kaç oruç tutuyorum kendimce.. Kandil gecelerinde, nur yüzlü Hocaların okkalı sesleri ile okudukları Mevlitleri dinlerken gözlerim doluyor..
Ben de öğrendim İslam dininin vecibelerini..
Ama sadece işime gelenleri ve de en çok gereksinimim olduğuna inandığım şeyleri alıyorum Din'lerden : TOLERANS, HOŞGÖRÜ ve de SEVGİ...
Gerisi boş benim için.. Körü körüne bağlanmıyorum hiçbir şeye; ne bir dine ne de bir ideolojiye..
Hiç kimse de beni ‘‘Din’’ uğruna gaza getiremez!.. Gerektiğinde her ‘‘Din’’in savunucusuyum yeter ki içinden SEVGİ ve ANLAYIŞ geçsin..
Fitne fücur ve de kışkırtma sezdim mi herhangi bir dinin herhangi bir söylevinde, kusuyorum onu hemen oracıkta.. Ne öfke duyuyorum karşımdakine ne de nefret.. Üzülüyorum sadece..
Ve ben kendi dinimi kendim yarattım:
KOŞULSUZ SEVGİ ve de PAYLAŞMAK... Ve inanıyorum ki Tanrı benimle!..