​ Ulusal sevinç ve sosyal sorumluluk / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '08

 
Kategori
Futbol
 

Ulusal sevinç ve sosyal sorumluluk

Ulusal sevinç ve sosyal sorumluluk
 

Hırvatistan maçı sorumlu bir sevinme anlayışına da vesile olmalıdır.
‘Sorumluluk’, sevinci ya da hüznü toplumsal olarak da algılamaktır.
Bireysel taşkınlıkları aşan yürek-akıl, inanç-bilim dengeliğinde ölçüyü tutturan bir kıvama gönderme yapmak istiyorum. Bize yaşatılan ve halen yaşamakta olduğumuz bu büyük mutluluk duygusu için bir teşekkürün de anlatımı olacaktır; eğer, sosyal sorumluluk anlayışıyla sevinmesini bilebilirsek.
Sevinmelerimizin daha çoğalmasından ve hiç dilemem elbet ama yarın doğal yenilgilerin hüznünün de daha kolay taşınabilir olmasında bu anlayış önemlidir. Sosyal sorumluluk anlayışı yalnız spor alanında da değil, kültürel, dahası ‘ulusal davalar’ konusunda da geçerli olmalıdır.
Hırvatistan maçında zafere inanmış ancak kendisinin ve rakibinin sınırlarını iyi değerlendiren bir takım oyunu sergilenmiştir. Cesur yürekler akılcı risklerle oyunu en son noktasına kadar taşımışlardır: Akıl ile yürek dengelenmiştir …
Yüz yirmi dakikada ortalama bir futbolcunun en az iki kilo kaybedeceği, kan değerlerinin, şeker düzeyinin, oksijen gereksinmesinin vücudunda ve dolayısıyla zihninde kimi değişikleri zorlayabileceği düşünüldüğünde, Türk sporcularının kondisyon olarak olaya çok iyi hazırlandıkları görülmüştür. Öte yandan moral kondisyonlarının yüksekliği penaltı gibi incelikli beceri soğukkanlı doğru ve hızlı tercihler gerektiren aşamalarda da kendisini göstermiştir: Bilimin öncülüğünde inanç büyük bir güç vermiştir.
Burada bir destan kadar ders de yatmaktadır. Ana fikir şudur: Bilimin öncülüğünde akıl ve yüreğinizin dengeliliğinde bir konuya odaklanırsanız ve o konuya da birbirinize de inanır iyi yeteneklerinizi iyi bir takım oyunu içinde eritebilirseniz zafer (utku) sizin olacaktır.
Hırvatistan maçı tam anlamıyla gençliğin zaferidir. Nüfusu bu denli genç olan b ir topluma da bu yaraşır. Gençlere güvendiği için başta Fatih Terim olmak üzere tüm teknik kadroyu kutlamak isterim. Darısı sanattan siyasete her alanda olsun … Gençlere daha fazla güvenmemiz, sorumluluk vermesini bilmemiz, onları yüreklendirmemiz gerekiyor …
Futbol Anadolu’da da en sevilen sporların başında geliyor. İyi futbolcu daha çok sayıda ve gereken yaştan başlayarak, çok iyi donatılmış tesisler ve donanımlı eğitmenler eliyle yetiştirilen gençlerin arasından seçilebiliyor. Yani donanımlı eğitmenler ve tam donanımlı tesisler konusunda eksikliklerimizi gidermek zorundayız.
Türkiye de dahil profesyonel futbol piyasası milyarlarca dolar rant yaratıyor. Maçların yayın hakları bile bir dolu finansman konusu haline gelmiş bulunuyor. Federasyon, ulusal başarılardan sonra uluslar arası havuzdan sanırım belli bir parasal destek de sağlıyor, bu sistemin genel işleyişi gereğince böyle … Ve biz ne yapıp edip Anadolu’ya daha fazla destek olmalıyız.
Son olarak bütün sporcularımız, teknik adamlarımız, yardımcı görevlerde bulunan kişilerin sosyal güvencelerinin en üst düzeyde sağlanması ve sendikal haklarının geçerlilik kazanması için gereken düzenlemeler yapılmalıdır.
Alt yapısı güçlü bir spor endüstrisi ve düzeni, istikrarlı başarılar ve kazanımlar demektir.

 
Toplam blog
: 374
: 491
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..