- Kategori
- Güncel
Ümitsizliğe kapılmayın.

Şu son günlerde gelişen olayları seyrediyorum. Cumhur başkanı olabilmek, yürüyüşler, mitingler, ekonomik korkular, yersiz dış basın açıklamaları, valiliğin yaptığı 1 mayıs güzelliği, vs.vs.vs
Kimimiz, bana dokunmayan yılan bin yaşasın, şeklinde bir yaşam biçimi benimserken, bazılarımız içten içi bize tüketiyor, azınlık ise isyankar biraz da çaresiz.
Çaresizlik bizim içimizde. Umudumuz tükenmiş mi acaba? Ya da, nasılsa bir şey olmaz arkamızda kule var, mı acaba?
Hayır. Bizi biz yapan atalarımızla gurur duyarken elimiz kolumuz bağlı oturamayız. Çaresiz miyiz? Umutsuz muyuz? Hadi canım sizde ….
'7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı.Yalnız ve içine kapanık biri olarak büyüdü. 8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşamaya başladı. Zamanı, tarlalarda karga kovalayarak geçiyordu. 10 yaşında yüzü gözü kan içinde kalacak şekilde hocasından dayak yedi. 3 gün korkudan evden çıkamadı. 17 yaşında hayalini kurduğu okul için gerekli not ortalamasını tutturamadı. 24 yaşında tutuklandı günlerce sorguya çekildi ve 2 ay tek başına hücrede hapis yattı. 25 yaşında sürgüne gönderildi. 27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üye olduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken kendisi hiç önemsemiyordu. Doğduğu şehrin merkezinde rakibi, törenlerle karşılanırken, o, kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu. 30 yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken doğduğu şehir düşman eline geçti. Amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde işsizdi ve aylarca boşta kaldı. 37 yaşında böbrek hastalığından, Viyana’da iki ay hasta ve yalnız halde yattı. 37 yaşında komutan olarak atandığı ordu, dağıtıldı. 38 yaşında savunma bakanı tarafından görevinden atıldı. 38 yaşında, bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi dahi yoktu, bir başkasında ödünç aldı. 38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkartıldı. En yakın beş arkadaşından üçü, onun kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı. 39 yaşında idam cezasına çarptırıldı. 42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu. ‘
Şimdi, biraz düşünelim. Bizim başarılı olmamız engelleyen, ATATÜRK’ ün karşısına çıkmamış bir engel var mı? Sağlığınız bozuksa, onun da bozuktu. Paranız yoksa onun da yoktu. Çevrenizde sizi çekemiyenler mi var? Onun da vardı. Arkadaşlarınız sizi arkadan mı vurdu ? Onu vurdular.
Bu günleri yaşatanlar için elimizden bir şey gelmiyor demek için, insanın kanından şüphe etmesi gerekir. Çünkü gerekli tüm kudretimiz orda. Ya sizin ?