- Kategori
- İzmir
Umudumu yitirmedim

Ben umudumu yitirmedim dostlar. Ne olursa olsun, ne kadar olumsuz şeyler dönerse dönsün, benim bu çocuklara güvenim tam.
Efe ile İbrahim arkadaşlarıyla parkta oynuyordu.
Oyunlarının en coşkulu anıydı. Parkı süsleyen çiçeklerin arasında yavru bir kedi belirdi. O sırada salıncakta sallanmakta olan İbrahim kediyi farketti. Salıncaktan atlayıp minik kedinin yanına koştu. İbrahim'i gören kedi ürktü. Olduğu yerde beyaz bir yumak oldu, sindi kaldı.
Arkadaşı İbrahim'in minik bir kediyle ilgilendiğini gören Efe oyunu bıraktı, o da koştu geldi. Ardından Ahmet, Arda, Anıl ve Bengisu...
Çocuklar kediyi okşayarak dost olduklarını hissettirmeye çalıştılar. Başardılar da.
Kedicik çocuklara yalvaran gözlerle bakarak miyavladı. Arda, ''Acıkmış bu, bizim evde kedi maması var, '' diyerek eve koştu. Efe, ''Susamış da olabilir. Ben de bir şişe suyla kap getireyim, '' diyerek ayrıldı.
Birkaç dakika sonra Arda ile Efe döndüler. Arda elindeki mamayı kedinin önüne döktü. Efe de su kabını doldurdu. Zavallı yavruyu görmeliydiniz. Aç ve susuz olduğu her halinden belli olan kedicik ne yapacağını şaşırdı. Bir mamaya saldırdı bir suya...
Bir süre başını bile kaldırmadan yedi ve içti.
Rahatlamıştı. Şöyle bir gerindi. Ardından tüylerini yalamaya başladı.
Kedicik de çocuklar da rahatlamıştı.
Minik kedi tekrar çiçeklerin kuytusuna dönerken çocuklar oyuncaklarına koştular.
İçimden, ''Aferin çocuklarım size, '' diyebildim.