09 Ağustos '06
- Kategori
- Haber
Umutlar ölmesin

Ne umutlarla taşımıştı 9 ay boyunca yavrusunu içinde. Zarar görmesin diye sağına-soluna bile yatamıyordu. Günlerce sırt ağrısı çekti, hareketleri yavaşladı, gitgide şişmanlıyordu, belki kocası kendisini artık eskisi gibi beğenmeyecekti. Ama olsun hiç umursamıyordu, o içinde umut taşıyordu. geleceğini taşıyordu. Kendisinin yaşadığı hayattan daha iyi bir hayat yaşayacak geleceği taşıyordu.
Bomba sesleri ile geçmişti gençliği, hergün ölecekmiş gibi yaşadı dünyayı. Ta ki evlenip bir yuva kurana kadar. Sanki bombalar onun evlenmesini bekliyordu susmak için. Öyle de olmuştu gerçekten. Susmuştu bombalar.
Belki bu yüzden umut taşıyordu artık içinde, bu yüzden yavrusunu getirmek istedi dünyaya. Aylarca çekti sancısını, hiç söylenmedi, mutlu oldu hep, eşi de destek oldu kendisine. Kolay değildi, yaşanmamışları yaşayacak bir umuttu gelecek olan. Tatmadığı mutluluğunun taşıyıcısı.
Ama öyle olmadı herşey. Bombaların arasında doğdu umudu, bomba sesleri ile tanıdı görmediği dünyayı. Zaten tanıdığı dünyada da çok yaşamak istememişti.
En son ana kadar bırakmadı umudunu elinden. kendini bıraktı karanlık, barut kokulu toprağınaltına ama umutlarını bırakmadı. Yarınlara taşımak istedi.
Şimdi kalanlar taşımaya çalışıyor insanlık ayıbının içindeki, kanla yazılmaya çalışılan geleceği...