Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '11

 
Kategori
TV Programları
 

Umutsuz İş Kadınından Umutsuz Ev Kadınlarına dair

Umutsuz İş Kadınından Umutsuz Ev Kadınlarına dair
 

Umutsuz İş Kadını


Dizinin orjinalinin, yani Amerika’da yayınlanan Desperate Housewives’ın tamı tamına yedi sezondur, tek bir bölümünü kaçırmamış sıkı bir izleyicisi olarak, Umutsuz İş Kadını’nın gözünden Umutsuz Ev Kadınları’nı yazmak istedim…

Her ne kadar Desperate Housewives’ın bile ilk sezonları ile son sezonları arasında fark olsa da hiçbir zaman beni hayalkırıklığına uğratmadı.

Geçen aylarda dizinin yerli versiyonunun çekilecek olduğunu duymam ise bende tam bir şaşkınlık yarattı açıkçası. Yerli versiyonu çekilmeyen, dokunulmayan bir bu kalmıştı diye düşünüp üzülmüştüm.

Hatta Ceyda Düvenci’nin “Orjinalinden bile iyiyiz” şeklindeki açıklamasını da oldukça gereksiz ve komik bulmuştum.

Diziye karşı da oldukça önyargılıydım açıkçası. Dolayısıyla nasıl olduğunu görmek, hiçbir fikrim olmadan hakkında atıp tutmamak, ufak da olsa fikir edinmek için dün gece televizyon karşısına geçip dizinin ilk bölümünü izledim.

Öncelikle oyuncu seçimlerini çok çok da başarılı bulmadığımı belirtmeliyim. Bence Evrim Solmaz, Gabrielle rolü için çok da uygun değil. Zaten yerli versiyonundaki Gabrielle (yani Zeliş), senaryoda orjinalindekinden biraz daha farklı bir rolde.
Konuşmasının (ya da şivesinin mi desem) role çok iyi kaçmadığını düşünüyorum.

Ceyda Düvenci iş hayatına çocukları için ara veren anne Elif rolünde başarılı bence. Fena bir Lynette olmamış.

Bennu Yıldırımlar’ı oyuncu olarak Süper Baba’dan beri çok beğenirim. Ama nedense kafamdaki Bree’yle birebir örtüştüğünü söyleyemem. Van de Kamp ailesinin genel olarak cast çalışmasını pek başarılı bulmadım doğrusu.

Gelelim Susan’a, yani Yasemin’e. Songül Özden süper miydi bu rolde? Bence hayır. Peki kötü müydü? Çok da kötü değildi aslında. Susan rolünde benden geçer not alır Songül Özden ama sakarlıklar yapması gereken sahnelere biraz daha çalışmalı bence.

Edie rolünde Özge Özder ise rolüne en rahat oturan karakter olmuş bence. İlk bölümde rolüne en çok onun yakıştığını düşündüm naçizane.

Gelecek bölümlerde ne olur ne biter, senaryoyu Türkiye’ye nasıl uyarlarlar bilemiyorum. Zira orjinalinde gey bir erkek evlat, gey bir çift olan diziyi nasıl yansıtacaklar bizim ekranlara, merak konusu. Orjinal senaryoda öldürme, aldatma sahnelerinin olduğu, çok iddialı sahnelere yer veren bir dizi bu her ne kadar ismi gayet masum “Umutsuz Ev kadınları” olsa da.

Bizde ki dizi saatlerinin uzunluğu dolayısıyla Amerika’da yayınlanan orjinalinin birkaç bölümünü birarada seyrettiğimiz ilk bölümünden sonra, gelecaek bölümleri çok da merak etmiyorum açıkçası. Bu merakımı zaten tek bölümde bile olsa giderdim.
Ama orjinalini bilmeyen bir kadın olsam, birkaç bölüm daha şans tanırdım şahsen diziye.

Yeni bir dizinin başlangıcında iddialı demeçler vermek gerekiyor olabilir ama yine de buradan Ceyda Düvenci’ye, orjinalinden daha iyi olmadıklarını rahatlıkla belirtmek isterim.

 
Toplam blog
: 83
: 1446
Kayıt tarihi
: 03.10.11
 
 

Uzun yıllar plazalarda dirsek çürütmüş, son yıllarda refahı evden çalışmakta bulmuş ikiz kız anne..