Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '17

 
Kategori
Eğitim
 

Üniversite Tercihinde Dikkat!

 
Uzun bir maratonun son aşaması olan üniversite tercihleri yakında başlıyor. Bir çok genç uzun bir süredir YKS ve AYT maratonu için ter döktü. Üniversite tercihi yapmak için sınava girdi; elinden geleni yapıp farklı türde puan elde etti. Şimdi çoğu gencin ve dahi eğitimcilerin kafası karışık; puan sıralaması, başarı sıralaması, yüzdelik dilimler, ek puanlar gibi teknik söylemler uçuşuyor tüm platformlarda. 
 
Üniversite tercihi önemli, doğru tercihle iyi bir bölüme yerleşmek önemli, kimisi için açıkta kalmamak çok daha önemli. 
 
AYT tercih maratonunda mutlaka yukarıda saydığım teknik konular dikkate alınarak tercih yapılacak ve bireyin mesleki yeterlilikleri çoğu öğrencide göz ardı edilmek durumunda kalınacak.
 
Puanı yüksek olan öğrenci o yüksek puanı heba etmemek için -aslında kendisini yeterince tanımadığı ya da çevrenin etkisinde kalarak olabilir- tam olarak kendisine uygun olmayan tıp, hukuk, mühendislik tercihi yapacak.
 
Puanı orta düzeyde olan bir öğrenci çok istediği, yapmaktan keyif alacağı doktorluk, hemşirelik, öğretmenlik vs. meslekleri seçemeyecek.
 
Puanı düşük olan öğrenci açıkta kalmamak için muhtemelen mezun olduğunda iş bulamayacağı bir bölüm seçmek zorunda kalacak.
 
Sonra ne mi olacak?
 
Ağzından iki kelimeyi zor aldığınız doktorlarla muhatap olacaksınız. İşini sevmeyen, yeterli dikkati veremeyen, insan hayatının değerini bilemeyen bir tıpçı ameliyat masasında sargı bezini hastanın içinde unutarak dikiş atacak, bir hemşire ıslak mendilin yeni doğanın boğazına kaçmaması için önlem dahi alamayacak.
 
Mesleği tam olarak sevmediği istemediği halde para kazanma imkanı çok diye okuyan bir mimar, yaratıcılık, analitik düşünme gibi yeterliliği olmadığı için aynı tarz evler çizecek kimi odaların ortasından kolon geçen evler ortaya çıkacak.
 
İş güvenliği kısmına hiç değinmiyorum bile...
 
Adaletin A'sına dahi önem vermeyen hukukçular çıkacak.
 
Çocukları sevmeyen, öğretme güdüsü olamayan, sabırsız anlayışsız öğretmenler çıkacak.
 
Yüzünde bir tebessüm dahi olmayan bankacı, aslında gezerek ve fiziksel olarak enerji harcaması gerekirken küçük hatalarla işinizi zorlaştıran bir sigortacı olarak çıkacak karşınıza.
 
Bu liste uzar gider de çok karamsar olup sıkmak istemiyorum.
 
Sadece şu soruya cevap verin istiyorum. Kaçınız yaptığınız işten memnunsunuz? Kaçınız elinizde olsa farklı bir meslek dalında olmak isterdi? Kaçınız işinden memnun olmayan kişilerle dertleşiyorsunuz gün içinde? Çevrenizde yukarıda saydıklarımla kaçınız denk gelmedi? 
 
Üniversite tercihleri yapılırken tam da şu anda tüm gençlerin bu soruları da düşünerek tercih yapmalarıdır. 
 
Bu sebeple teknik detaylar önemli ancak bu işin seneye telafisi var, özel üniversite burs imkanları ile çok çeşitli ödeme seçeneği var. Puan heba olmasın diye kendinizi heba etmeyin. Açıkta kalmamak için seçtiğiniz bölümle zamanınızı heba etmeyin. İleride yapmayı düşünmediğiniz bir işe emeğinizi vermeyin.
 
Konfüçyüs demiş ki; 'Sevdiğiniz işi yapın, bir gün bile çalışmış olmazsınız.'
 
 
 
Sevgilerimle,
 
Dilek Söylemez
Psikolojik Danışman
 
 
 
 
Toplam blog
: 74
: 382
Kayıt tarihi
: 13.01.17
 
 

Kitap: EBEVEYNLİK NOTLARI - Kitapyurdu sitesinde satışta E-kitap: Kişisel Gelişim Değil..