Usta olmak yetmez / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Alyoşa-Sevmek Güzeldir.

http://blog.milliyet.com.tr/alyosacan

25 Aralık '09

 
Kategori
İnançlar
 

Usta olmak yetmez

Usta olmak yetmez
 

resim internetten alıntıdır.


Merhabalar,

Takvim sayfalarını okumayı çok severim, tam da bu gün bir kıssadan hisse okudum ve çok beğendim.

Sizlerle bu hikaye'yi paylaşmak istiyorum.

Hindistan'daki çok ünlü ressamın resimleri kusursuz kabul edilecek kadar beğenilirmiş, ona renklerin ustası diye isim takmışlar.

Kendisinin yetiştirdiği bir ressam olan Racici artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak renklerin ustasına götürmüş ve kendisinden resmini değerlendirmesini istemiş.

Renklerin ustası, Racici'ye;

Sen artık ressam sayılırsın Racici, artık senin resmini halk değerlendirecek diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş.

Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan resmin beğenmedikleri yerlerine çarpı işareti koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş.

Racici denileni aynen yapmış ve bir kaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde tüm resim çarpı işaretleri içinde kalmış ve neredeyse resim görünmeyecek hale gelmiş, çok üzülmüş tabi, emeğini ve yüreğini koyduğu tablo çarpı işaretli kırmızılardan bir duvar gibi olmuş.

Resmi alıp renklerin ustasına götürmüş, renklerin ustası kendisine üzülmemesini söylemiş ve Racici' ye yeni bir resim yapmasını söylemiş.

Racici aylarca çalışmış ve tekrar resmi yapıp renklerin ustasına götürmüş, usta yine resmi meydana bırakmasını istemiş, ama bu defa resmin yanına bir palet ve çeşitli renklerde yağlıboya ve birkaç fırça bırakmasını istemiş. Racici yine denileni aynen yapmış.

Racici birkaç gün sonra gittiğinde meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalarda boyalarda hiç kullanılmamış.

Çok sevinmiş ve koşarak renklerin ustasına gördüklerini anlatmış.
Renklerin ustası Racici ye şöyle demiş;

Sevgili Racici, sen birinci defada insanlara fırsat verdiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün.Oysa ikinci defada onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin.Yapıcı olmak eğitim gerektirir.

Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi.

'Sen sen ol sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla emeği bilmeyenle, emeğe saygı göstermeyenle tartışma' demiş.

Kıssaden hisse emek hikayesi çok hoşuma gitti ve sonunda verilen öğüt çok hoştu,

'Emeği bilmeyenle, Emeğe saygı göstermeyenlerle tartışma'

Emeğe saygı lütfen,

Herkese iyi ve mutlu, huzurlu günler diliyorum.

Sevgiler, , , , , , , , , , , , , ,

Alyoşa/Hülya

 
Toplam blog
: 227
: 1770
Kayıt tarihi
: 24.11.07
 
 

İzmirliyim, okumayı, yazmayı, gezmeyi çok seviyorum. Daha ne olsun. Sevgiler...