- Kategori
- Siyaset
Utanmak

Bu gün 24 Kasım, öğretmenler günü. Gazetelere göz atıp güvenlik güçlerinin dün Ankara da toplanan öğretmenlere karşı hoyrat tutumunu acı ile izledim. Aslında toplumsal olaylarda polisin aşırı güç kullanması bana yabancı değildir. Hep aklıma öğrenci iken, o zaman adına her nedense fruko denilen, kimi Polder li, kimi Polbir li, toplum polislerinin ayni kaba tutumu gelir. Daha önce Paris komünü sırasındakileri, Londrada ki öğrenci olaylarını hep hafif buruklukla hatırlarım. Ancak görünen o ki şimdi durum başka...
Doğal olarak AKP yöneticilerinin arkasına sığındıkları, toplanan ve gösteri yapanların aslında terör örgütüne yardım ve yataklık etmeleri, olayların masum talebe olayları olmadığı ve bunların hepsini bildikleri. Basit ve sertleşmedikçe olaysız halledilecek bir gösteriyi ,terörle mücadele yasası kapsamında değerlendirip göz altına alınanların bu kapsamda yargılanmalarını sağlamak. Peki beyler, bu olayları bastırmakta kullandığınız gaz(CS), ilk kullanım yeri olan birinci dünya savaşından daha fazla neden böyle yaptınız sorusuna ise ya cevap verilmez veya, polisleri de kontrol edemiyoruz mecbur kalmadıkça kullanmayın talimatı veriyoruz ancak olaylar sırasında işler kontrolden çıkıyor, söylemleri tek elden çıkmışçasına her kademeden tekrarlanır. Bu arada yakın mesafeden yere paralel olarak atılan gaz fişeklerinin öldürdüğü veya yaraladığında, Bu işi yapanlar bir türlü bulunup yargı önüne çıkartılamaz, aceleyle bir yerlere tayin edilir, kendi düştü veya yeterli delil yoktur gibi bilirkişi raporlarıyla olay kapanır gider.
Tüm bu olaylar sırasında , en hafif deyimiyle, aşırı güç kullanımını tümüyle en öndeki polisin üzerine atmak çok mu doğrudur. Polisin içerisinde bazıları politikaya aşırı derecede angaje olmuş ve genelde de cemaat adı verilen topluluğu mensuplarıdır. Bu gurubun emir komuta dinlemedikleri, farklı talimat aldıkları, farklı hiyerarşik zincir içinde oldukları ve buradan aldıkları talimatları uyguladıkları doğrudur, ancak yönetim kademesi de ayni görüşü paylaşıp ayni direktifi almamış olabilir mi ?
Dün Kızılaydaki olaylara dönersek, Her nereden, hangi yere batası talimat almış olursanız olun, aralarında sizin de öğretmenleriniz olanlara bu kadar sert davranmaktan, gözlerine gaz sıkmaktan, copla dövmekten hiç mi utanmadınız. AKP li yönetici beyler bu durumu nasıl içinize sindirdiniz, siz o yöneticilerden emir alan bir gurup polis, hiç mi içiniz sızlamadı. Ne yaptı bu insanlar? Hükümet cebren devirmeye yönelik teşebbüste bulunmayı mı planladılar, yoksa doğu akdeniz petrolleri için engel miydiler, Yoksa plan tatbikatına mı katılmışlardı. Son derece basit ve demokratik bir tepkinin bu şekilde sindirilmesinin tek sebebi sizlersiniz HİÇ UTANMADIZ MI ?...