- Kategori
- Güncel
Uz(ak)laşım mı ?

Son siyasi gelişmeler, herkesi germiş durumda.
T.B.M.M 'de laiklik üzerine edilen yeminler unutulmuş gibidir.
Türban , ülkemizin çok büyük sorunları dururken hep gündümde tutulmuş, bu yüzden Anayasamız değiştirilmek istenmiştir.
İktidar partisinin yetkililerinin açıklamaları, niyetleri toplumda, laik çevrede kuşkuyla karşılanmıştır.
Üniversiteler, bir gerilim noktası haline getirilmiştir.
Görevini yapmaya çalışan yargı organlarına yetkili ağızlardan baskılar yapılmaktadır.
Bu tehlikeli durumlar, iç barışımızı tehlikeli durumlara düşürebilir. Uzlaşım yerine birbirinden uzaklaşım sürecine girilebilir.
Önümüzdeki günler ve yıllarda ülkemizi çok sıkıntılı günler bekliyor.
Bu sıkıntıları atlatmanın yolu birlik ve beraberliktir. Birlik ve beraberliğimiz tehlikeli bir duruma getirilmiştir. Kişisel hırslar, siyasal hırslar ülke çıkarlarının önüne geçmiştir.
Laiklik, bu ülkenin insanlarını bir arada tutan güçlü bir bağdır. Laik olmayan müslüman ülkelerindeki mezhep çatışmalarını, kamplaşmaları, kadın haklarını, özgürlüklerin ne gibi sıkıntıda olduğunu görüyoruz. O ülkenin aydınları, bizim ülkemizi örnek almaya çalışırken, biz de onlara benzeme gayreti içindeyiz.
Türban yasasının amacının, laikliği önce sulandırıp sonra yoketme gayretine doğru bir gidiş olduğunu artık görüyoruz.
Eğer bir adım atılacaksa bu adım iktidar tarafından ileriye yönelik bir adım olmalı. Laiklikle oynanmamalı, daha da güçlendirilmeli.
Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın eşleri başlarını açarak topluma bir öncülük yaparlarsa, Türban diye bir sorunumuz kalmaz. (Tunceli milletvekili, Sayın Kamer Genç, mecliste buna benzer bir şey söylemişti.)
Atatürk, Laiklik ilkesini Cumhuriyetin temel ilkesi yaparken, bunun ülkenin iç barışı için, geleceği için, çağdaşlık ve bilimsellik için çok önemli olduğunu biliyordu.
1920'ler de bunu yapabilmek çok zordu. Atatürk bunu yaptığı için çok büyüktür.
Şimdi, Anayasa değişikliği referanduma götürülmek istenmektedir. Bu çok tehlikeli bir durumdur. İyi niyetle bağdaşmayan bir durumdur. Ülkemizi kargaşaya kamplara kavgalara götürecek bir durumdur. Bu düşünceden vazgeçilmelidir.
Üniversite öğrencilerinin, % 1' ini ilgilendiren bu durumun bu hale getirilmesi çok yanlıştı. Bu kendi içinde çözülebilirdi. Üniversite öğrencilerinin beslenme hakkı, iş bulma hakkı, bilimsellik hakkı bu türbandan daha mı önemsiz ! İşte burda niyet ortaya çıkıyor, toplumumuzu da korkutan bu niyettir. İktidarın tüm yoğunluğunu bu yöne kaydırması da ister istemez kuşku yaratıyor.
Çoğunluk elimizde, her şeyi yaparız, değiştiririz anlayışı doğru ve sağlıklı bir anlayış değildir.
Dünya tarihinde bu tür anlayışlar, ülkeleri ve Dünyayı felaketlere götürdü. Almanya ve İtalya'nın 2. Dünya Savaşı öncesi yaşadığı ve düştüğü durumlar gibi...
Bu konuda iktidarın ileri adım atması gerekiyor. Yanlışlardan dönmesi gerekiyor. İnatlaşmaya gerek yoktur. Bu toplumsal iç barışımız için çok önemlidir.
Zaman, uzaklaşım zamanı değil, yaklaşım zamanıdır. Bu yaklaşımı da Laik sistem sağlar. Türban yasası ise laikliğin altını oyar. O zaman da işimiz biter.


