- Kategori
- Deneme
Uzaktaki sevgili - 1

Hayallerime sığınıyorum.
Birlikte olacağımız zamanları masal gibi anlatıyorum kendime, sonra inanıyorum.
Mesafe bazen soluksuz bırakıyor, küfürler yağdırıyorum.
Bir gün karşımda duruyor, avuçlarımın arasında yüzü "ben buna dayanamıyorum" diyor.
Özlemek bizi eksiltiyor.
"Sen azlığıma katlanamayıp hiçliğimi mi seçeceksin?" diye soruyorum.
Seçmiyor. Azlığıma tahammül ediyor.
Hep zamanla yarışıyoruz, yan yana huzurlu bir anımız yok.
En sık sorduğum soru "saat kaç?"
O bundan nefret ediyor.
Ben saati hesaplamadan yapamıyorum, ne kadar zamanım var bilmek istiyorum.
Hep az geliyor, hiç yetmiyor.
Birileri daha çabuk sıkılır, dayanıksız çıkar.
Mesafeler beni alıştırmış yokluğuna dayanıyorum. Dayanıyor.
Ama azlığımıza da alıştık, görüşmeden yapamıyoruz, sevgili değiliz, arkadaş değil, yabancı da değiliz.
Doğum gününde telefonunu çaldırıyorum. "Kapıyı aç" diyorum. “ Ne?” diyor, Anlayamıyor, inanamıyor, eli ayağına dolaşıyor.
Bir kucak dolusu nergis'le karşılıyorum onu. Gözleri doluyor, sarılıyor, sarılıyorum... Kokluyor, içine çekiyor … Özlendiğimi hissediyorum….
saat 00.00 doğum gününü ilk ben kutluyorum.
Kulağına "iyi ki doğdun" diyorum.
Esen rüzgar dışında hiçbir şey geçmiyor aramızdan, mesafeler kayboluyor.
Onu gözlerinden, dudaklarından yanaklarından öpüyorum. O da beni öpüyor. O kadar sessiz ki öpüşü, rüyamda öpülmüş gibi hissediyorum.
Gözlerime bakıyor.
Ben onunkilerde kayboluyorum.
"Hadi içeri gir" diyorum. “Hava soğuk, evdekiler merak eder ”
Yıllardır görmediğim beyaz karların üzerinde yürüyorum.
Arkama bakamıyorum.
Mesafeler her adımımda çoğalıyor.
Yine yok.
Ben buna alıştım diyorum.
Özlüyorum.