- Kategori
- İş Yaşamı - Kariyer
Vah ki ne vah !!

Gün sonu uçuşlarını tercih etmemin en büyük nedeni tenhalığı olsa da sıcaklığın 25 derecelere ulaşmasıyla Antalya’ya özellikle cuma gecesi uçuşları dolu olmaya başladı. Hâliyle de koltuk komşuları önem kazandı. Öyle ya, günübirlik yaptığı ziyaretin yorgunluğuyla terini ve ekşi kokusunu saça saça gelen biri de olabilir, tüm zarafetiyle koltuktan iki beden küçük bir leydi de. Cuma gecesi komşum otuzlu yaşlarında bir gençti. Yaka düğmesini açmış, kravatını gevşetmiş, belli ki yorgun; ama yüzündeki tebessümden vazgeçememiş, “İyi akşamlar.” diyerek oturdu yanıma. Kalkıştan hemen sonra da "Abi, senin dergiye bakabilir miyim, kafamı dağıtayım biraz.” dedi !!
“İyi geçmedi galiba günün, iş gezisi miydi?”
“Yok be abi, ne işi ne gezisi!! İki yıldır iş arıyorum, Antalya’da yaprak oynamıyor! Maslak’taki bir firmayla görüşmeye gittim.”
“E ne güzel, plazalarda mı; anlaştınız mı?”
“Evet plazada ve ortam da şahaneydi de haftada 6 gün -mesai sınırlaması olmaksızın- köle düzeni ve ilk yıl asgari ücret sonra da enflasyon oranında zam! Evlenmekten vazgeçtim; ben nerede oturacağım, ne yiyip ne içeceğim abi? Verdikleri para kiraya yetmez!”
“Haklısın evlat! Benim oğlum da 27 yaşında İÜ mezunu biyolog. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde master da yaptı. İş başvurularında hep asgari ücret teklif ediyorlarmış! Senin eğitimin ne?”
“Akdeniz Üniversitesi, endüstri mühendisiyim. Ayrıca İngilizce MBA de yaptım. Dört sene Kemer ve Belek’te resepsiyonist olarak çalıştım. Üç kuruşa gece gündüz pestilinizin çıkması yetmezmiş gibi işin sürekliliği de yok! Otel kapandı mı şimdi git, yazın gel.”
Söyleyecek bir şey bulamadım:( Gözler önünde kutular, kasalar, milyon dolarlar; topa attii yapan euro şımarığı futbolcular; yüce halkım esemesçik göndererek özgür tercihini yapacak diyen macun kıvamında cİngÖzler ve gece yarısı ekmeğinin peşinde gencecik bir insan hayata küsmüş, nasıl barıştırılır bilinmez!
Bir saatlik uçuş süresince tekrar konuşmadık, dergiye daldı. Ayrılırken, “İyi akşamlar abi. Dinlediğin için sağ ol.” dedi.
Gece yarısı ruhuma bindirdiği yüke bakar mısınız! Başka insanlardan ve oğlumdan da duyuyorum: Belli başlı birkaç üniversiteden mezun değilseniz allame-i cihan olsanız ne yazar, iş yok! Belediyelere temizlik işçisi olarak başvurabilirsiniz ya da KPSS çilesini çekebilirsiniz! 200 bin öğretmen atama bekliyor! Beklerken; ütücülük, bulaşıkçılık, temizlikçilik yapıyorlar! Oysa öyle üniversiteler var ki son sınıf öğrencileri daha mezun olmadan iş teklifi alıyorlar!
İş ilanları da komik:) A, B, C Üniversitelerinin lisans bölümünden mezun, yüksek ihtisasını yapmış, tercihen doktoralı; 30 yaşını aşmamış, en az 20 yıllık (!) iş tecrübesine sahip, esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilecek; İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca dillerini akıcı konuşup yazabilen ve tercihen Arapça, Norveççe ve Urduca da bilen amatör ruhlu takım arkadaşları arıyoruz!
Anahtar cümle: Amatör ruhlu !
Anlamı: Senin suyunu sıkacağım, para yok !
Egzajere ettim biraz; ama gerçek bu !
Sonuç olarak: Devlet memurluğuna kapağı attıysanız ne mutlu yoksa üniversiteyi bitirir bitirmez havalı bir şirkete gireyim sonra da şef, müdür olayım -fazlasında gözüm yok- altmış beşimde de genel müdür olarak emekli olurum diyorsanız, fazlasıyla hayalperest olduğunuzu söyleyebilirim! Çünkü özel sektörde 10 yılı tamamlayabilirseniz kafatasçı patronlara ağır gelmeye başlarsınız ve artık defolmanız gerektiği itinayla hissettirilmeye başlanır! Anlamazsanız, mobbing öyle bir hâl alır ki -tazminatı bırakır- koşar adım gidersiniz! Otuz beşinizde yeni bir iş bulabilmeniz ise mucizedir! Artık okuduğunuz okullardan ziyade dayınızın kim olduğu önemlidir! Dayınız olmasa da boyunuz bosunuz yerindeyse güvenlik elemanlarına her daim ihtiyaç vardır! Bayanlar da dikey inişle ev hanımlığına geçip çocuk doğurabilir! “Çocuk da yaparım kariyer de”nin kariyerine kamyon çarpmıştır!
Küçük zihniyetler ülkesinde on yıl öncesine kadar 45 yaşında emekli olabiliyordunuz!! Yeni mezunlar asgari ücretle sürünmeye hazırken otuz beşinde sizi on yüz bin milyon lira maaşla tutarlar mı?
Ben uzun yıllardır Türkiye’de çalışmıyorum! Mesela İngiltere’de son durum şöyle: Emeklilik yaşı 65’ten vazgeçildi. İşvereninizin de onayıyla artık dilediğiniz yaşa kadar çalışabilir, emeklilik tarihinize kendiniz karar verebilirsiniz! Ve benim şirketimde 60 yaşında kurtlar da işe alınıyor, 25 yaşında gençler de!! İşte, bu geri kalmış ülkeler -her gün yeni bir fabrika açılan- güçlü ülkemizi çok kıskanıyorlar!!
Evlerinin önü mersin
Mevlâm bize sabır versin