- Kategori
- Güncel
Van’a 3 milyon dolar bağış vaat eden işadamı: Sarhoştum, hatırlamıyorum!

24 Ekim 2011 Pazar...
Öğlen saatlerinde ekranlara düşen Van’da deprem olduğuna ilişkin “son dakika” haberi, yürekleri dağladı. 7.2‘lik deprem, özellikle Van ile Erciş’i vurmuştu.
Saatler ilerleyince yıkımın büyüklüğü acıları/ kaygıları büyüttü.
Yardım seferberliği başladı.
Yardımsever halkımız, yardım kuyruğuna girdi. Herkes gönlünden kopanı verdi. Paradan giyeceğe kadar her türlü yardım yapıldı. Yardım malzemesi taşıyan TIR’lar Van yollarına düştü.
Televizyon kanalları da “canlı yayın”da “Van İçin Tek Yürek” (17 televizyon kanalı), “Kardeşlik Zamanı” sloganıyla (tek kanalı) bağış topladı.
Yardım vaatlerinin haddi hesabı yoktu: para, konut, okul, sağlık ocağı...
Depremzedeler, bunları duyanlar, bağış/ yardımlar karşısında duygulanmasın da ne yapsın?
SMS atarak yardımda bulunanlar da oldu.
Hayırsever, varlıklı insanlarımız kesenin ağzını açmıştı. Ağanın eli tutulmaz hesabı, vaatler kabardıkça, hayırseverlere duyulan güzel duygular da kabarıyordu. Açıklamalara bakılırsa "Van İçin Tek Yürek" programında 62 milyon TL, "Kardeşlik Zamanı" programında ise 65 milyon TL bağış yapılacağı vaat edilmişti.
Sonra...
“Vereceğim” diyenler aranıyor, "hasat"a başnalnıyor.
Gel gör ki, vaatte bulunanlardan üçte biri, “sahte yardımsever” çıkmış.
Canlı yayında 1.2 milyon dolar bağış yapacağını söyleyen birinin sözünde duramamasının gerekçesi, amcasının izin vermemesi... 3 milyon dolar vaat eden, inşaatçı olduğunu söyleyen bir başkasının "Sarhoştum, ne söylediğimi hatırlamıyorum" olmuş..
*****
Ne demiş atalarımız?
Bir elin verdiğini öbür elin görmesin.
Kim dinler atalarımızı?
Fırsatını bulup televizyonlardan adalarını duyuran, reklam yapan bu “sahte yardımsever”ler, gerçekten söyledikleri işleri mi yapıyorlar?
Yardım vaat edip de kaytaranlar, bir gerçeği ortaya koyuyor:
Öyle, televizyonların ön ayak olduğu, şarkıcı türkücü takımı öncülüğünde yapılan böylesi kampanyalar, bir “şov”dan öteye gitmiyor, gitmez de...
TURGUT ÇELİK/ Mersin