- Kategori
- Ruh Sağlığı
Var mısınız deli olmaya?

Delilik bir akıl eksikliği değil aksine aklın uç noktasıdır.
Suları kaynayan bir nehrin üstündesiniz, yahut bir uçurumun kıyısında, ya da gökdelenin tepesinde ve aşağılara bakıyorsunuz. Ne hissederdiniz?
Hani öyle yerler uzun süre bakmaya gelmez adamı kendine çeker derler.
İşte bunun gibi. Delilik aklın hiç olduğu andır.
Geri dönemezseniz orda kalırsınız. Dönenler de var dönemeyenlerde. Gidip gelenler de var gelemeyenler de…
Erenler sözüdür orda der ki; “Dünyayı iki zümre yaşar delilerle veliler. Deliler bilmeden yaşarlar, veliler bilerek yaşarlar. Gayrisi yaşamaz, yaşadıklarını zannederler”
Öyleyse ne olmalı ne olmamalı? Bunu bilecek ne var. Ya deli, ya da veli olmalı. Mutlaka ikisinden birisi. Yoksa ha yaşadın ha yaşamadın ne fark eder.
Nerede olursanız olun ilerledikçe uyarılar başlar adama. Ne yapıyorsun sen deli misin diyerek. Şimdi senin benim görmediğimi görenler deli mi oluyor?
Aşkın delisi olmak güzel. Hayatın, güzellikler, doğruların delisi.Yazı delisi, şiir delisi. Okumanın okutmanın delisi. Sevmenin sevilmenin delisi. Memleket delisi mesela.
Niye akıllı gibi sevmek istemeyiz de deli gibi sevmek isteriz. Neden delicesine deriz.
Çünkü en uç en ileri noktayı ancak böyle ifade edebiliyoruz da ondan. Aklın ermediği, aklın geride kaldığı değerlerdir ya.
Diyorlar ki gelirsen bu meydana ki bu meydan aşk meydanıdır, aklı bir kenara koy da öyle gel. Şimdi bazıları nehrin öteki yakasına geçemeyenler gibi mananın ötesine geçemedikleri için akılsız aşk mı olur diyeceklerdir.
Evet aşkın akıllısı ancak böyle olur. Bu da olsa olsa delilik olur.
Ben bu anlamda akıllı sevmektense delice sevmeyi tercih ederim. Veli olamam. Fakat belki deli olabilirim.
Biliyorum ki insana delilik hiç bu kadar yakışmamıştır. Hiç bu kadar deliliği sevmemiştir. Aklın almadığı mevzularda akıldan geçiyorum ben. Akıl size kalsın, delilik bana.
Var mısınız deli olmaya?
Haydin öyleyse.