- Kategori
- Güncel
Vardiyalı yargı ve adalet

Tutukluluk süresini belirleyen Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesinin yürürlüğe girmesinden ardından tahliye kararları çıkıyor.
Tahliye kararları başta Hizbullah örgüt mensupları olmak üzere, PKK, MLKP üyeleri ile organize suç örgütü olduğu iddiası ile yargılanan kişileri de kapsadı.
Tahliyelerin devam edeceği ve sayının 57 bin kişiye ulaşacağı belirtiliyor.
Yargıtay’da inceleme ve karar bekleyen dosya sayısının 1, 5 milyondan fazla olduğu söyleniyor.
Ceza evlerinde kapasitenin çok üstünde sıkışıklığın olduğu çok önceden açıklanıyor ve biliniyordu.
Suç ve cezayı belirleyen yargının nicelik açısından yetersizliği kamuoyu önünde ortaya çıkmıştır. Konunun önemi, yıllar öncesinden çoktan tahmin edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıydı. Özellikle Hizbullah örgüt mensuplarına dönük tahliyeler kamuoyunda büyük tepki toplamış görünüyor.
Tahliyelere “2. Rahşan affı” benzetmeleri yapanlar var.
Örgüt mensuplarının sloganlı coşkuları PPK üyelerinin sınırdan içeri dönmelerini anımsattı.
Yargının ve adaletin önemi tartışılmaz..
Bu kadar hukuk fakültelerinin olduğu bir ülkede savcı hakim sayısının yetersizliği üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Tecrübeli ve birikimli hakimlerin yetiştirilmesinin uzun zaman alacağı vurgulanıyor. Yasada değişiklik yaparak hakim ve savcılarda emeklilik yaşı uzatılamaz mı? Sağlık kurumlarında vardiyalı çalışma şeklini getirerek kısmen çözüm getiren yasa koyucu yüksek yargıda geçici de olsa vardiyalı çalışma sistemi getiremez mi?
5 yıl, 10 yıl geçiyor ve karar verilemiyor. Ve sanık bu süre içinde içerde tutuklu olarak yatıyor. Bu durumda, sanığın beraat etmesi de ihtimal dahilinde. Öte yandan hüküm giyecek sanığın zamanından önce salıverilmesinin çaresizliği nasıl açıklanabilir?
Türkiye, geçmişte ve bazı dönemlerde bir çok af yasası gördü. Fakat durumun yanlışlığı sonradan yaşanan olaylarla anlaşıldı.
Adalet mülkün temeli, devletin de.
Bireye kendini güvende hissetme duygusunun verilmesi devletin en temel görevi.
“Geç işlemiş adalet, adalet değildir” sözü Türkiye’de gerçek oluyor ve kamuoyu vicdanını rahatsız ediyor.Hüseyin Seyfi