- Kategori
- Genel Sağlık
Varikosel Hastalığı ve tedavisi

Varikosel hastalığı
Varikosel hastalığı erkekteki yumurtalıklarda kalbe doğru giden toplardamarlarda oluşan bir tür damar genişlemesidir. Genellikle ilk oluştuğu dönemlerde hiçbir sorun görülmez. Ancak ilerleyen zamanlarda sperm sayısında ve hareketliliğinde azalmalar meydana gelir. Varikosel hastalığı ileri derecede ilerlemiş kişilerde testis boyutlarında azalma ve testosteron işlevinde bozukluklara neden olabilir. Skordum adı verilen testisleri korumakta olan torbalarda ki ısı genellikle vücut ısısından daha düşük olur. Spermlerin sağlıklı olarak üretilmesi açısından vücut ısısından daha düşük ısıya ve ortama ihtiyaç duyulur. Torbalarda oluşan varisleşme nedeni ile artış gösteren ısı sperm üretimini olumsuz olarak etkiler ve üreme fonksiyonlarında bozukluklara neden olur.
GÖRÜLME SIKLIĞI
Sperm testleri bozuk olan erkeklerin yaklaşık % 25’inde ve normal sperm parametresine sahip olan erkeklerin %12’ sinde varikosel hastalığı görülebilir. Kısırlık şikayeti olan hastaların %35’ inde de varikosel tespit edilmektedir. Daha önce çocuk sahibi olan erkeklerde de bazen varikosel‘e rastlanabilir.
Varikosel genellikle sol tarafta oluşur. Sol tarafta oluşum göstermesinin nedeni ise sol tarafta ki toplardamarların daha uzun ve içinde bulunan kanın aktığı ana damara dik olarak bağlandığından dolayı kanın tam olarak boşalamamasıdır. Ancak bazı durumlarda çift taraflı da oluşum gösterebilir.
NASIL TANI KONUR?
Tanı koymakta en önemli yöntem fizik muayene yöntemidir. Testislere doğru giden damar ve sinir yapılarının elle muayenesi sonucu teşhisi konulabilir. Muayene esnasında öksürük ve ıkınma yöntemi ile damarların genişletilmesi sağlanarak tanı konabilir. Eğer varikosel elle yapılan muayene sonunda ortaya çıkmıyorsa tedavi önerilmemektedir.
VARİKOSEL’İN TEDAVİSİ
Varikosel hastalığının tedavisi genelde cerrahi işlemler ile yapılır. Göz le ya da mikroskop yardımı ile kasık bölgesine uygulanan cerrahi işlemler ile damarlar bağlanır. Cerrahi işlemlerde mikroskop kullanılmasının nedeni ise damarları daha net bir biçimde görmek ve testisi besleyen damarların zarar görmemesini sağlamaktır. Varikoselerkeklerde en çok rastlanılan kısırlık sebebidir ve tedavisi mümkün olan bir hastalıktır türüdür. Cerrahi yöntemlerin başarılı kullanılması ile hastalıkta %60 – 70 oranında tedavi başarısı sağlanabilir.
Varikosel ameliyatından sonra 6 ay içerisinde sperm analizinde ki düzelmelere rağmen gebelik oluşmuyor ise gebe kalamayan kişilerde mutlaka aşılama ya da mikroenjeksiyon teknikleri uygulanmalıdır. Çok ileri derecelerde olmayan sperm bozukluklarında spermlerin yıkanma işlemi ve aşılama yöntemleri ile gebelik sağlanabilir. İleri derecelerde ki sperm bozukluklarında ise aşılama hiçbir fayda sağlamaz ve tüp bebek tedavisi denenmesi gerekir.
Hastadan alınan sperm örneklerinde hiç sperm bulunamamış ve tıkanıklık nedeni ile spermler üretim açısından az ise yumurtalıklardan parça alınarak spermler elde edilir. Bu yönteme ise mikrotese adı verilir. Bu hasta gruplarına tüp bebek tedavisi ile beraber mikroenjeksiyon uygulanması gerekir. Hiç sperm bulunmayan erkeklerde yapılan varikosel ameliyatlarının zaman kaybından başka bir yararı yoktur.
Prof. Dr. Bulent Tıraş