​ Ve Allah kadını yarattı… / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
 

Ve Allah kadını yarattı…

Ve Allah kadını yarattı…
 

Ve Allah kadını yarattı…

Eğer bu kadar şiddete, tecavüze, tacize uğrayacağını tahmin etse yaratır mıydı bilmiyorum. Ama hemen her gün medyanın baş geçim kaynaklarından biri kadına uygulanmış şiddet haberleri. İzmir’de polis karakolunda yaşanan olayların video görüntüleri karakolların da kadınlar için pek güvenli bir yer olmadıklarını gösteriyor. Şiddet görüp güvenlik güçlerine sığınan birçok kadının şiddetçi kocasına adeta buyur şiddete devam et dercesine teslim edildiğini yine medyadan sürekli duyuyoruz.

Ülkemizdeki insanların birbirlerine uyguladıkları şiddete baktığımızda kadından çok erkeğe şiddet uygulandığını görüyoruz. Erkeğe de kadına ve çocuğa da şiddet uygulayanların çok büyük çoğunluğu yine erkek. Ama biz erkek milletiz. Birbirimizin gözünü oyarız da sesimiz çıkmaz. İşte patrona, markette pahalılığa, daha birçok şeye gücümüz yetmez, evde kadından ve çocuklardan alırız hıncımızı.

Eğitimi olmayan ya da ilköğretimini bitirmemiş kadınların yüzde 55,8'i şiddet mağduruyken, lise ve üzeri eğitim alan kadınlardan şiddet görenlerin oranı yüzde 27,2. Türkiye genelinde yaşadığı şiddeti kimseye anlatmayan kadın oranı yüzde 48,5. Düşük gelir düzeyinde bu oran yüzde 54,1, yüksek gelir düzeyindeyse yüzde 37,5. Bu rakamlara birde başbakanın her kadından 3 çocuk isteyerek kadını nereye koyduğunun açıklaması eklenince neden 2003 den günümüze kadına şiddet olaylarının yüzde 1500 arttığı ortaya çıkıyor.

Evlilik öncesi yaşanan romantik anlar çok çabuk yok oluveriyor. Yaşanan Cinayetlerin sebebi ise hepimizin bildiği gibi; Namus, Töre, Kıskançlık, Cinnet, Sığınma evlerine sığınanlar, kaçanlar ailelerinin de işbirliği ile bulunup katlediliyor. Muhtemelen Töre ya da Namus çatısı altında kendilerini temizlediklerini sanıp kana bulanıyorlar. Boşanmak isteyen ya da boşanan kadın herkesin gözü önünde kocası tarafından kıskıvrak yakalanıp bıçaklanıyor, öldürülüyor. Yolda, işte, evde kadına hayat yok! Yasalar kadını mezarda koruyor! İşyerlerinde, okullarda hatta aile içinde cinsel taciz, tecavüz, psikolojik şiddet her zaman öldürmüyor ama öldürmeyen de güçlendirmiyor bu defa. Hangi kadın akşam geç vakit yolda yürümekten korkmuyor? Birkaç kadın bir araya geldiğinde laf bir şekilde yaşanan bir taciz olayına gelmiyor mu?

Her dönem hükümetler bu konularla ilgili yasalar çıkarıyor. Bir hükümet kendinden öncekinin çıkardığı yasayı beğenmiyor, kendi çıkarıyor. Bazen kendi çıkardığını da beğenmeyip değiştiriyor. Ancak bunların hiç faydası olmuyor çünkü uygulamaya niyet yok. Erkekler canavarlıklarına bir de din kılıfı geçirdiler mi vay kadının haline. Bazı sözde din bilginleri hatta profesörler kadını erkeğin malı olarak tanımlıyor. Topluma yol göstermek bir tarafa, kadına yönelen şiddet ve yanlış bakış açısı devlet ve medya tarafından yayılmaya ve savunulmaya devam ediyor. Dekolteler mevzusuna takılıp buradan tecavüzü normal saymaya çabalayan profesörlerimiz mi dersiniz yoksa kadına saldırıda düzeysizliğin dibini kaşıyan sözde yazarlar mı, bunlardan bolca var bu ülkemizde. Ne gariptir ki kadından hiçbir itiraz gelmiyor. Maalesef bu konulara dikkat çeken, çözüm önerileri sunanların çoğunluğu erkek.

Çözüm ne yeni kanunlar nede sığınma evleridir. Kadınlar artık içinde bulundukları derin uykudan uyanmalıdır. Biz biliyoruz ki erkeği vezir de eden, rezil de eden kadındır. Kadınlar anne olmaktan gelen güçlerini kullanmalıdır. Bir defa erkek ve kız çocuklarına farklı davranmaktan vaz geçmelidir. Evde habire horlanan bir kız çocuk ve her yaptığı hoş görülen bir erkek çocuk varsa bu potansiyel bir şiddet uygulayan erkek, şiddete uğrayan bir kadının yetiştiğini gösterir. Erkeklerin büyük çoğunluğu evlerine akşam gelir. Çocuklar ile ilgilenen annelerdir. Onların daha iyi bir altyapıya sahip olmalarındaki ilk ve en büyük sorumluluk anneye aittir.

Saygı görmek isteyen kadın saygı göstermesini bilmelidir. Bu el pençe divan durup emir bekleyerek olmaz. O durum erkekte kadının kendinin kölesiymiş hissini yaratır. Bir şiddet olayı sonrası emniyetteki erkek ifadelerinde %60 a yakın bir kısım erkek eşinin kendini aldattığını düşündüğünü söylüyor. Lütfen bu orana dikkat edelim. En basit bir komşu gezmesine bile süslenen kadın akşam eşi eve geleceğinde de aynı özeni göstermelidir. Maalesef kadınlarımız bu çok hayati detaya dikkat etmiyorlar. Bayanlar saçı başı, üstü düzgün olduğunda erkeğinde don paça oturmadığını göreceklerdir. Bu bahsettiğimiz ve daha birçok uzmanca öneriler alışkanlıklar ve harici başka sebeplerden dolayı hemen tatbik edilemeyebilir. Ancak çocuklarımız için kurtuluş olabilir.

İzmir 2011

 
Toplam blog
: 1508
: 1688
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..