- Kategori
- Perakende / Toptan
Ve Lucifer, "Ahh ne cİngÖzdür onlar." dedi !

Yazın mavi göğünü değil; ama etrafımı daha net görmemi sağlayan aylaklığını severim.
Biliyorsunuz, son bir senedir Ali-Ceyda-Berke Üçlüsü ile uğraşmaktan helâk oldum ve yaz süresince ne şiir yazacak ne de maviyle uğraşacak halim yok. Lâfın kısası: Yaz grisini diyet bloglarla avutacağım:) İyisi mi çok sevdiğim Fahri Halk Müfettişliği görevimi ifa edeyim ben:) Otellere homurdandık şimdi de marketlere saralım. Bunca yel değirmeni varken ülkede, daha nice Don Kişotlar gerek aslında; ama kuzu yürekli insanlarımız çoğunlukla, lay lay lom düzenin vay vay vay diyerek kurcalanmasına cesaret edemiyorlar ya da adam sendeci davranıyorlar!
Neyse, biz sadede gelelim. 1 kuruş rezaletinden sonra zincir marketlerde yeni bir tuzak daha var! Diğerlerinde durum nedir bilmiyorum; ama benim tespitim, ülkenin ünlü holdinglerinden birine bağlı bir marketler zincirinde oldu. İnsanlar markaya olan güvenle içeri giriyor ve alışveriş yapıyorlar; ama raflar tuzaklarla dolu! Bu arada, eniştemin de aynı zincir marketlerden birine sahip olduğunu söyleyerek çuvaldızı önce kendi aileme batırayım!
Bazen en iyi gizleme göz önünde bırakmaktır! Küçüklüğümde babamla alışverişe gitmeyi pek severdim. O da bana derdi ki, "Devamlı kullandığın gıdaları yüksek miktarlarda/kilolarda alırsan sana daha ucuza gelir. Bir kilosu 5 lira olan malın 5 kilosu 25 lira değil, daha ucuzdur." Haklıydı babam. Ben de zeytinyağı, un, şeker, peynir, zeytin gibi gıdaları hep büyük paketlerde-tenekelerde aldım. Tabii ki bu, babama ve bana has bir davranış biçimi değildi; herkes bu gerçeği bilir, ona göre alışveriş yapardı.
Birkaç ay önce söz konusu olan markette un fiyatında uyandım. Unun 2 kiloluk paket fiyatı 1kg x 2ad fiyatından daha yüksekti. Oysa daha düşük olmalıydı. Hemen market müdürünü çağırdım. Özür dilediler. Fiyatlar merkezden geliyordu ve personel müdahale edemiyordu; ama şikayetimi hemen bildireceklerdi. Malların ve etiketlerin fotoğraflarını çektim, merkezlerine ben de gönderdim. Ses çıktı mı sizce? Hayır. Peki, fiyatlar düzeldi mi? Evet. Ee, ben bırakır mıyım bu işin peşini? İstanbul'un hangi semtine gitsem, o marketi gördüğüm yerde daldım içeri. Hep aynı tuzak vardı; ama değişik mallarda. Hikaye aynıydı: Personelin hiçbir şeyden haberi yoktu. Fiyatlar merkezden geliyordu!!
Kaç insanın elinden yağı, unu aldım inanamazsınız!
"Teyzecim, neden iki litrelik yağ aldınız?"
"Daha ucuz oluyor evladım."
"Fiyatına baktınız mı?"
"Niye bakayım oğlum, 2 litrelik daha ucuz olur."
İşte, insanımız alıştığı mantıkla alışveriş yapıyor ve kötü zihniyet de insanların bu alışkanlığından faydalanıyordu.
O zincir marketin yakın çevremdeki bir şubesinde tespit ettiğim fiyatları aşağıda sunuyorum. Bunlar fark edebildiklerim. Kim bilir daha neler vardır! Aynı marka malın değişik gramajlardaki fiyatlarına bakın, haksız kazancı görün.
Naturel Sızma zeytinyağı (1 lt) 7.99 TL Hatta promosyonla fiyatı 6.99 TL'ye inmiş.
Naturel Sızma zeytinyağı (2 lt) 17.99 TL (Litresi 9.00 TL)
Toz şeker (2 kg) 4.85 TL (Kilosu 2.43 TL)
Toz şeker (5 kg) 12.99 TL (Kilosu 2.60 TL)
Taze kaşar peyniri (0.7 kg) 7.50 TL (Kilosu 10.71 TL) Hatta promosyonla fiyatı 6.89 TL'ye inmiş (Kilosu 9.84 TL)
Taze kaşar peyniri (1 kg) 10.99 TL
Yumurta (6 ad) 1.69 TL (Adedi 0.281 TL)
Yumurta (10 ad) 2.85 TL (Adedi 0.285 TL)
Baklavalık-Böreklik un (1 kg) 1.25 TL Hatta promosyonla fiyatı 1 TL'ye inmiş.
Baklavalık-Böreklik un (2 kg) 2.55 TL (Kilosu 1.28 TL)
Baklavalık-Böreklik un (5 kg) 6.29 TL (Kilosu 1.26 TL)
Alışveriş ettiğiniz marketlerde, alacağınız malın mutlaka 1 kg/lt/ad fiyatına da bakınız!
Biz neden böyleyiz? Neden birbirimizi sevmiyoruz? Neden herkes birbirini dolandırmak için uğraşıyor? Bu soruların cevabını bileniniz var mı? Ülkenin en büyük holdingi bunu yaparsa, köşedeki gariban bakkalın üç kuruş pahalı satmasına neden kızmalıyız! İngiltere'de aynı marka zeytinyağının fiyatı Londra Knightsbridge'te neyse, Cirencester Market Place'te de odur. 1 liralık malı 2 liraya satan bir yer gördüğümde, "Kardeş, bu malın fiyatı her yerde 1 lira; ama siz 2 liraya sattığınıza göre gerçekten paraya ihtiyacınız var demektir. Yoksa, neden fahiş fiyata satasınız!" deyip, 5 lira veriyorum! Kiminin yüzünde utanma kızarıklığı oluyor; ama kimisi de eminim içinden, "Keşke bu salak hep bizden alışveriş etse." diye geçiriyordur! Oysa ben beş liraya kendimi inanılmaz rahatlamış hissediyorum.
Yolda, yemekte, alışverişte her yanımdan saldırı beklediğim bu ülke beni o kadar yoruyor ki anlatamam. Gidince özlüyorum; ama gelince de çıldırmak işten değil. Dün bir arkadaşım dedi ki: Acaba gelmesen mi !!