- Kategori
- Siyaset
Vicdanım öyle demiyor!

Çocukluk zamanlarımda aklımda kalan en ilginç çocuklar arası diyalog özdeyişi olurdu “ufak at da civcivler yesin” cümlesi.
Sokağın bir yerine biriken biz çocuklar heyecanla bir takım olayları birbirimize anlatır ve en olmayacak bir olay söz konusu olduğunda işte o anda birisi atlayıverir ortaya ve “Ufak at da civciler yesin” derdi. Bu mevzuunun eş anlamlısı olan bir başka öz deyiş ise “Atma Recep” tepkimesiydi.
Recep kimdi?
Neden Recep ismi kullanılırdı inanılmayan bir olayın ardından?
Doğrusunu isterseniz hep merak ettiğim şeylerdi ama o Recep’in kim olduğunu ve neden o ismin kullanıldığını bir türlü anlayamadım. Önemli mi? Hayır. Önemli değil.
Son zamanlarda yine dikkatimi çeken en önemli hususlardan birisi de devletin “atmasyonları” oldu ve ben bu “atmasyonlara” atıfta bulunarak zihnimde çocukluk günlerimin “Atma Recep” lerini veya “Ufak at da civcivler yesin” lerini şakımaya başladım.
Öyle ya küçük bir kız çocuğunun havan topu atışı ile bedenin parçalanmasına karşın ölümünü açıklayan rapor işte bana aynen böyle şeyleri şakıttırdı.
Yani;
“Atma Recep” leri.
Yani;
“Ufak at da civciler yesin” leri.
Kendimi bilmeye başladığım yıllarda henüz ilkokula yeni başlamıştım ve 1970’li yılların ikinci yarısıydı. 1970’li yılların sonlarına doğru televizyon haberlerinden aynen şu ifade kullanılırdı.
“Dur ihtarına uymadığı için açılan ateş sonucu öldürüldü”.
Veya
“Kaçarken açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi”.
Ben de inanırdım. Henüz minicik bir çocuktum ve bu haberlere inanmamam için hiçbir gerekçe yoktu. Ben inanıyordum bu haberlere de yaşını başını almış olanlar da inanıyordu ve bu verilen haberlerin paralelinde raporlar hazırlanıyor ve o ateşi açanlar bir güzel aklanıveriyordu.
Bu durum bir gelenek halini aldı. Devletin kurumları ve o kurumların temsilcileri ile görevlileri suç işliyor ve işlenen suçun aklama işlevini yine o devletin aklama kurumları yani şimdilerde düzmece raporlar servisi de diyebileceğimiz kurumları yapıyor.
Devletin işlemiş olduğu suçlar kamuoyu yönlendirme merkezleri ve ellerinin altındaki diğer aklama kurumları ile bir güzel örtbas ediliyordu.
Bu düzmeceliklerin yemeyeceği günler de gelecek. İnancım tamdır ki toplumun geniş kesimleri tepkisel bir tavır içerisinde olmasalar da bu düzmece işlemleri vicdanında mahkum ediyor.
Son birkaç aydaki olayları tekrar hatırlayalım.
Altı askerin mayın patlaması sonucunda şehit olması ve sonrasındaki gelişmeler.
Pimi çekilmiş bir şekilde askerin eline verilen bombanın patlaması sonrasında ölen dört asker.
Ceylan Önkol’un ölümü.
Geçmiş yıllarda yaşananları hatırlatmaya gerek yok sanırım. Çünkü sayfalar yetmez.