- Kategori
- Deneme
Vişne çürüğü doğum günüm..

Tam yirmi dört saat önceydi. Ben "öff, püff" diyerek mesajlarıma sürekli geç cevap veren Adam'ı bekliyordum.. Malum biraz sabırsızım. Üstelik doğum günü çocuğu olmuştum bir kaç saat önce. Dikkatimi çeken şey ise Adam'ın aradan geçen yaklaşık üç saatte neden doğum günüm ile ilgili bir şey söylemeyişiydi. İnce düşünen bir adamdı ve doğum günüm hakkında bir şey söylemeyişi garibime gidiyordu.
Bayan Mavi kutlamıştı doğum günümü. Geriye Piraye kalmıştı. Piraye'nin sabah kutlayacağını biliyordum. O "ilk dakika da kutlayayım" klasiklerine uymaz. İçinden geldiği an ne zamansa o an yapar yapacağını..
Dizi izliyordum o sırada. Dizideki bir sahneyi Adam'a anlatıyordum. Daha doğrusu yazıyordum. O an ki düşünceme göre o başka bir şeyle ilgileniyordu. Benimle alakası yoktu. Ama doğum-günü-kızı olan bendim! "Aklına gelirse bakar.." tribiyle yazdım dizideki sahneyi.. Sonra bir baktım mesaj gelmiş ve epey anlamsız kelimelerle dolu birkaç cümle var. Anlamadım bir şey. Üstün körü bir bakıştan sonra mesajı tam olarak açmıştım. Topladım kendimi baştan aldım. Mesajdaki resmi açtım önce. Resim yukarıda gördüğünüz pasta. Şaşkınım. Yazdığı cümleleri okudum. "Kal gelmek" diye bir tabir vardır ya hani.. Onu yaşıyordum. Belki yazdıkları normaldi, belki sıradandı ya da benzeri sıfatları taşıyan cümlelerdi. Ama benim gözlerim öyle çok doldu ki.. O an kendime gelip gülümsemesem ağlamaya başlayabilirdim.. Tabi ki üzüntüden değil mutluluktan :))
Bir kaç dakika kadar söyleyecek en ufak bir cümle bulamadım. Ne diyebilirim ki ? Ben bu Adam'ı henüz iki ya da üç haftadır tanıyorum. Tanıdığım günden beri sayamadığım kadar fazla konuda konuştuk,konuşuyoruz,konuşacağız.Neredeyse aralıksız her gece muhteşem sohbetlerimiz oluyor. Ama hala birbirimizi tam manasıyla tanıyabilmiş değiliz. Yine de benim için uğraşıp, paintte bu resmi yapıyor Adam. Üstelik bunun yeterli olmadığını söylüyordu ve o anda günün kahramanı olduğunun bile farkında değildi. Bende değildim aslında. Ama nasıl anlatayım ki.. Bu senenin ilk ve tek doğum günü hediyesiydi. Ve kim ne derse desin bu resim benim şu ana kadar aldığım en değerli hediye..
İnsan ne kadar yalnız hissederse hissetsin yanında böyle insanlar oldukça mutlu olacaktır. Bencil bir insan olmasam onu sizinle paylaşırdım. Ama bunu anca rüyanızda görürsünüz.
Malumdur maviye olan düşkünlüğüm. Pastam bile mavi :) Dün gece benim bütün gökyüzüm mavi balonlarla kaplıydı. Sabahın 6.48'inde gözlerimi uykuya kapatırken öyle mutluydum ki. O kadar çok gülmüş, o kadar çok eğlenmiştik ki.. Gözlerimi kapattığım gibi uyudum.. Ve gülümsüyordum. Uyurken gülümsemek her zaman başıma gelmez benim. Uyandığımda da gülümsüyordum.
Doğum günümün geri kalanı tam manasıyla berbattı. Can kırıkları öyle çoktu ki gece çökene kadar toparlayamadım ortalığı. O işi de Adam yüklendi. Ve bir kez daha günün kahramanı oldu..
Her ne kadar vişne çürüğü renginde olduğunu söylesen de sen mavmasi bir Adamsın doğum günümün kahramanı. Mavin o kadar güzel ki bir kez olsun beni acıtmadı. İlla ki acıtacağı günler olacaktır ama senin mavin o kadar berrak ki acıtsan da canın sağolsun..
Doğum günümü kurtardığın, bana pasta yaptığın, her ne kadar yanımda olmasan da varlığını hissettirdiğin ve beni sürekli gülümsettiğin için sana bütün mavilerimle teşekkür ederim..
İyi ki varsın, iyi ki geldin hayatıma..
Doğum günümün biricik kahramanına...