- Kategori
- Magazin
Ya az konuş, ya düşünerek!

Bu yazıyı yazarak, onun yapmak istediği şeye alet olduğumun farkındayım! Gündem yaratıp, kaybettiği popülaritesini kazanmaya çalışıyor. Mutlaka son sevgilisi ile arasında ters giden bir şeyler vardır.
1982 yılında Bulvar Gazetesi'nin düzenlediği yarışmada, boşanmış olması (19 yaşında) kurallara aykırı olduğu için tacı alındı. Bu skandal ona şöhret yolunu açtı. Tuhaf ülkemin tuhaf insanları onu buralara taşıdı. Şansını da yadsımamak gerekiyor elbette.
Yıllardır sansayonlarla gündemde kalabilmeyi ben zekâ olarak yorumlamadım hiç bir zaman. Zeki kadın ile hırslı kadın birbirinden farklı şeyler. Zeki kadın, akıl oyunları oynarken kendinden ödün vermeyen kadındır. Hırslı kadın zekî değilse, olmayan sesine rağmen bir klip çekerek poposunu sallar, dekoltesini açar o cd'yi sattırır! Elbette ki bazı insanlar ve meslek grupları için 'kendinden ödün vermek' farklı açılımları olan bir kavram! Kimin ne anladığı farklı.
Hep söylediğimiz, tartıştığımız bir konu var. Toplumun gözü önünde ki rol model insanlara düşen sorumluluk çok ağırdır. Evli bir erkekle gözler önünde aşk yaşamak, 3 aylık hamile nikâh masasına oturmak, bir show programı esnasında konuğun poposunu ellemek, durması gerektiği yeri bilmediği için konuşmacı olarak katıldığı bir üniversitede(!) haddinin bildirilmesi, skandallarla anılan bir aile, mastürbasyon sahnesi ile perçinlenen bir şöhret!
Adı geçtiğinde hatırlananlar bunlar. "Salkım Hanımın Taneleri" en son akla geliyor, aldığı ödüller de...
Şimdi yeni konu "Evli erkek arada bir aldatmalı."
"Aldatılma oyunu hoşuma gidiyor. Kadınlar aldatmak konusunda erkeklerden daha beter. Sanmayın ki, sadece siz yapıyorsunuz bu işleri. Kocasını aldatmasa bile onun o noktaya geleceğini en azından hissediyor kadın. Onu o noktada ya tutuyor ya bırakıyor. Kadın o noktada istediği gibi oynuyor. Biraz da kadın da sıkıldıysa bu işten, hele ki işi olan, para kazanan bir kadınsa, ipin ucunu bırakıyorsun tabi. Sonunda kadın aldatılmış olarak kalıyor olabilir. Bu beni hiç rahatsız etmiyor. Ayrıca aldatılabilirim de. Belki bu beni kamçılayan da bir şeydir. Erkeklerin "arada bir" aldatmaları evliliğin gidişatını olumlu etkiler (!) Bunu erkek olarak, başka bir kadınla arada bir zevklendirmek. O tür erkekler evliliklerinde daha mutlu oluyorlar. Ben kadınlara da söylüyorum, bırakın arada bir yapsınlar. Yapsınlar -ama siz duymadan sizi rencide etmeden- çünkü erkek ve kadın bir süre sonra sıkılıyor."
Siz izin verdiniz yaptı ve evliliğiniz olumlu etkilenmedi. Başka bir kadınla sizi aldatması sizin tabirinizle 'erkeği zevklendirmek' oluyormuş ama görüldüğü kadarıyla zevlenmemiş de.. Kısacası; insanlar ağzına geleni söylemeden önce iki dakika düşünecekler. Sizin evliliğiniz ve yaşamınız çok başarılı, çok inandırıcı, güvenilir ve örnek bir tablo oluşturur da siz bu sözleri göğsünüzü gere gere sarf edersiniz. Değilse neden konuşursunuz? Yazımın en başında yazdığım nedenlerden ötürü....
Kadının bir gururu, onuru olmalı. Aldatılmak, aldatanı da aldatılanı da rahatsız etmiyorsa o ilişki bitmiş demektir. Kendilerine ve birbirlerine olan saygıları ve beraberinde bir çok şey tüketilmiş demektir. Bunu olması gereken, olabilir, mutlaka olmalı şeklinde lanse etmek ise bazılarına göre 'doğru söylüyor, toplumun gerçekleri' diye algılanırken, bazılarına göre de ' trübünlere oynamak, mutsuz olduğu için saçma sapan fikirlerle insanları mutsuzluğa sürükleyerek bundan beslenmek' olarak algılanıyor.
Bu toplumun içinde yaşayan kadınlar, bu toplumun gelenek görenek, etik ve sosyal toplum kurallarını hiçe sayamazlar, saymamalılar. Hele anne misyonları varsa. Eşinden ayrılan, belli bir yaşa gelmiş kız yada erkek çocuğu olan her kadın; mesleği, sosyal statüsü ne olursa olsun özel yaşamında dikkatli olmalıdır! Bir kadının erkek arkadaşı olabilir, dilediği gibi yaşarda. Fakat bir annenin evlâdına bırakacağı en büyük miras iffetidir! Sevilmek, sayılmak anlamını taşımaz. İnsanların saygı duyması için bazı kriterler vardır. Yaşam şekli, yaptıkları, alt yapısı, kişiliği temel ögelerdir.
Söylem ve yaşam şekillerinizi, kendi doğrularınızı 'kanıksatmaya' çalışmayın. Bu toplum daha fazla deformasyonu kaldıracak halde değil.
Nur Zeynep Çelik.