- Kategori
- Siyaset
Ya onların başına gelenler sizin başınıza gelseydi!

Zor işler bunlar...
İnsan başına gelmeyince bilmiyor...
Yıllar önce bir arkadaşım beni fotoğraf makinesini çalmakla suçlamıştı...
İki kibrit kutusu büyüklüğünde, siyah, kendinden flaşlı bir makine...
Kendimi nasıl savunacağımı bilememiş, apışıp kalmış, sonunda da yumruk yumruğa girmiştik birbirimize...
O gün bugündür konuşmuyoruz...
Sonra bulmuş makineyi, başka bir arkadaşla haber göndermiş; “ gelsin barışalım” demiş...
Ne gittim, ne de bir daha yüzünü gördüm... Ne de görürüm...
Öğrenciyim; babam bir gün kolumdan tuttu, çekti beni kenara “ sana gönderdiğimi paralarla kumar oynuyormuşsun” dedi...
Yaşım otuz sekiz, hayatımda parasına kumar oynamış adam değilim...
“ Oynamadım!”
“ Yalan söyleme! Görmüşler...”
“ Kim görmüş?”
“ Bir arkadaşım...”
“ Yüzleştir beni o zaman...”
Yüzleştir(e)medi tabi... Şimdiye kadar da babamın o şerefsiz arkadaşının kim olduğunu öğrenemedim... Geçenlerde balığa giderken aklıma geldi sordum; “ hatırlamıyorum” dedi, üzerine de ekledi “ nereden geliyor böyle şeyler aklına?”
İnsan kime kızacağını bilemiyor, arkadaşının sözüne inanmayıp oğlunu sorguya çeken babaya mı, yalan söyleyen adama mı?
Geçen akşam televizyon izlerken Deniz Baykal’ın yerine koydum kendimi...
Ürperdim...
Ya onun başına gelenler benim başıma gelseydi?
Nutku tutuluyor adamın...
Ne derdim, ne açıklama yapardım, kendimi nasıl savunurdum?
Savunabilir miydim?
Sonra Deniz Baykal’ın ve Nesrin Baytok’un eşleri geldi aklıma...
Kulbu var her şeyin;
Ortalığı ayağa kaldırsan, inkar etsen, yalanlasan ne diyecekler?
“ Ateş olmayan yerden duman çıkmaz...”
Hiçbir şey olmamış gibi davransan, görmezden gelsen?
“ Susmak kabullenmektir!”
Dediğim gibi; Zor işler bunlar...
İnsan başına gelmeyince bilmiyor...
Güneş gibi ol şefkatte, merhamette.
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.
Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte.
Ölü gibi ol öfkede, asabiyette.
Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
Mevlana