- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yağmur, sel, trafik sorunu ve futbol!

Küçük bir arabanın içinde beş kişi İnegöl’den Mudanya’ya doğru gidiyoruz...
Yanımda oturan arkadaşın dirseği böğrümde, sağ bacağım onun sol bacağının üzerinde, kıpırdamaya yer yok... Cep telefonları çaldığında çıkarıp bakamıyoruz...
Günlerden perşembe...
Yağmur yağıyor... Öyle böyle değil, bildiğiniz gibi değil!
Yol kenarındaki ev ve iş yerlerini su basmış... İnsanlar çaresiz...
Otobanı dik kesen günübirlik nehirler oluşmuş, kimi yerde kahverengi su arabanın içine kadar girecek gibi oluyor, endişeli gözlerle birbirimize bakıyoruz...
Bir benzin istasyonunda soluklanmak için duruyor, Mudanya, Yenikapı seferlerinin yapılıp yapılmadığını öğrenmeye çalışıyoruz...
Şehir hatları çalışmıyor, İDO seferleri yapılıyormuş...
Dört gibi Mudanya’da oluyoruz...
Karnımız aç...
Neden bilmem, biri “simit alalım” diyor ilk gördüğümüz fırında duruyoruz...
Köşedeki büfeden zeytin, peynir alıp, İskele Çay Bahçesi’ne oturuyoruz.
Poyraz var, deniz kabarmış, dalgalar sahili dövüyor...
Kısa boylu güleç bir adam elindeki tepsiden çayları önümüze bırakıyor...
&&&
Yalnız olsaydım hiç zorlamaz geceyi Mudanya’da geçirirdim...
Kapanana kadar Kıyı Balık Lokantası’nda demlenir, daha sonrada bir otel odasında alırdım soluğu...
Uyanınca mükellef bir kahvaltı...
Şu bir yerlere yetişme telaşından nefret ediyorum...
“ Aman gemiyi kaçırmayalım!”
“ Aman toplantıya geç kalmayalım!”
Siz gördünüz mü bilmem ama ben şimdiye kadar saatinde başlayan toplantıya şahit olmadım...
Hep geç başlar, bugün benim olduğum gibi insanlar yollarda helak olur...
Sabaha karşı dörtte uyandım , Trakya’dan İstanbul’a gelene kadar güneş doğmayacak zannettim...
Yağmur, karanlık...
Başkalarının can güvenliğini hiçe sayıp uzunlarıyla yolculuk yapan hıyarlar, uçan kamyonlar...
Ve trafik!
O ne arkadaş öyle?
Sabahı beşinde de aynı, gecenin onunda da!
Hani İstanbul’un trafik sorunu çözülecek masalları anlatıyorlar ya...
Kimse bu işe soyunmasın, kimsenin de çözüm beklentisi olmasın...
Kabullenmek lazııım!
İSTANBUL’UN TRAFİK SORUNU ÇÖ-ZÜL-MEZ!
Çözmek için İstanbul’u yıkıp tekrar yapmak, bir anlamda reset atmak lazım!
&&&
Öğlende yemek yemiş olmamamıza rağmen bu ne şimdi?
Dördüncü simidin yarısını kopartıp mideye indirmek üzereyken aklım başıma geliyor, acaba durumu fark eden var mı diye arkadaşlara çaktırmadan bakıyor, ağzımdaki peynir paçasını yutup, bir çay daha söylüyorum...
Çay her seferinde taze geliyor...
Yan masada futbol muhabbeti var...
Konuşanlar Bursasporlu, Oğuz Çetin’e kızıyor, Volkan Şen’le, Ozan İpek’in Milli Takım’da oynamamasını eleştiriyorlar...
Biri Volkan için “Messi gibi” diyor diğerleri de ona hak veriyor...
Hani “ futbol sadece futbol değildir” deniyor ya, aynen öyle!