- Kategori
- Şiir
Yalınayak gözyaşları

(O'nu gördüğümde kaldırımın kenarında çıplak ayaklarıyla ağlıyordu. O yaşta sahte olamazdı bu gözyaşları, sahiciydi ve o soğukta insanın yüreğini deliyordu. Bilinçsizce, sadece üremek için dünyaya getirilmiş çocuklardan biriydi. Aç kalmazdı elbet, bir şekilde kuru ekmekle de olsa doyardı karnı... Ya ruhunun açlığı???)
Masmavi bir çığlıktı kırgın
bakışları çocuğun...
Dünyanın bütün masumiyeti
yüzüne çizilmiş,
Bütün renklerini toplamıştı
gökkuşağının...
Elleri açık umuttu dilendiği...
O sadece istemeyi öğrendi.
Günahı yoktu!
Ellerine dolan kara bir
merhamet oldu..
Bugünü olmadığı gibi
yarını da yoktu...