- Kategori
- İzmir
Yanlış işler

Dünkü Milliyet Ege'de okuduk. Çok değerli yazarlardan Sayın Hamdi Türkmen yazıyordu. O'na da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu söylemiş. Sayın Türkmen duyunca şaşırmış. Ben de okuyunca sanki başımdan aşağıya kaynar sular döküldü, tüylerim diken diken oldu.
Efendim, olay şu: Kuraklığın had safhaya vardığı yaz aylarında İzmir Büyükşehir Belediyesi, Petkim'in Aliağa'daki barajından su kullanıyor. Bu arada duyarlılıklarından dolayı Petkim yöneticilerine teşekkür ediyorum. Çünkü, sularını İzmir'e açmış oldular.
Bu arada geçen zaman diliminde 2-3 ay gibi kısa bir süre zarfında İzmir Büyükşehir Belediyesi arıtma tesislerini tamamladı, sudaki arsenik oranı standartların bayağı altına indi. Böylece su temizlenmiş oldu. ( Tabi bunlar Melih Gökçek ve yandaş medyaları tarafından asla dile getirilip haber yapılmıyor. Çünkü onların niyeti üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. )
Yine tüm İzmirlilerin bildiği gibi bu sene nazar değmesin, bayağı güzel yağmur yağdı. Tahtalı Barajındaki su rezervemiz 100 milyon tonun üzerine çıkmış.
Ancak, o kurak geçen yaz ayları boyunca yeraltı suyu çok fazla kullanıldığından Sarıkız kaynakları normale dönmediği için Büyükşehir Belediyesi Petkim Barajından su almaya devam ediyor.
İşte bomba da burada patlıyor. Devletin bir kuruluşu olan D.S.İ. ne yapıyor biliyor musunuz? İzmir, Petkim Barajından daha fazla su kullanmasın diye Petkim Barajının kapaklarını açarak milyonlarca ton suyu denize boşaltıyor. Halbuki, haber verilse İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin su işleri (İZSU) barajdaki fazla suyun tümünü şebekesine alıp İzmirlilere kullandırtabilecek.
Şimdi ben bir İzmirli olarak D.S.İ. den yanıt bekliyorum. Bizzat İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının ağzından çıkan ve Milliyet Ege'de çok saygıdeğer bir gazeteci olan sayın Hamdi Türkmen tarafından gazete köşesine taşınan bu olay hakkında D.S.İ. bir açıklama yapacak mı? Olay, basına yansımıştır. D.S.İ. cevap vermek, açıklama yapmak zorundadır.
D.S.İ. bir devlet kuruluşudur. Görevi "vatandaşa " hizmettir! Ayrıca küresl ısınmadan dolayı suyu boşuna kullanmayın diye her yerde bar bar bağırılıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.
Bu arada İzmir Büyükşehir Belediyesi, sudaki arsenik oranlarını düzenli olarak açıklıyor. Oran standartların da altında çıktı. Ama başka bir resmi kurum itiraz etti. "Hayır, bizim numunelerimizde arsenik bazı bölgelerde standartların üzerinde " dedi.
Bunun üzerine iki kurum arasında gerginlik yaşandı. Bugün Milliyet Ege'de yazdığına göre Belediye'nin oranları doğru çıkmış. Diğer resmi kurum hata yapmış. Şöyle ki, diğer kurum Örnekköy'de bir kahvehaneden numune alıyor. Ancak o sırada kahvehanede sular kesikmiş ve numune su deposundaki sudan alınmış. Kahvehane sahibi yetkilileri uyardığını söylüyor. Musluktan gelen su depo suyu diye uyarıyor. O su da depoya dolalı bir ay olmuş. Tabi, bir ay önce tam anlamıyla arıtma daha bitmemişti ve bu sebeple arsenik standartların üzerinde çıkıyor.
Sonra gerçek anlaşılıyor, aynı yerden tekrar numune alınıyor ve arsenik oranı standartların altında çıkıyor.
Ne diyelim? Bu işler yanlış işler.
En son not olarak sayın Hamdi Türkmen'in Milliyet Ege'de çıkan köşe yazısının linkini de veriyorum. Kimse kafamızdan yazdığımızı düşünmesin. Merak eden tıklayıp okusun.
Herkese iyi akşamlar.
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&Date=01.03.2009&ArticleID=1065139&AuthorID=
206&b=Ankara%20bize%20dusman%20mi&a=Hamdi%20Türkmen&ver=50