- Kategori
- Felsefe
Yanlışlar ve eksiklerle dolu doğru tespit

Fehmi Koru “Türkiye’de ilerici görünenler, ülkeyi Ortadoğu’ya bağlamaya çalışırken gerici olarak adlandırılanlar, ülkeyi Batıya doğru götürme çabası içerisindeler ve bu durum, ülkede tezat bir durum ortaya çıkarmaktadır” şeklinde bir yorum yapmış, gözaltına alınan İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu ve Doğu Perinçek hakkında yazdığı bugünkü (22 Mart 2008) yazısında.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, AB ve ABD (özellikle de ABD) ile ilişkiler konusunda biraz kontrollü gitme taraftarı olurken, freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı son gaz gitme taraftarı değillerdir. Çünkü bu ülkede ilericiler, yıllardan bu yana, akılları muhafazakârlık tarafından baskı altında tutulmaya çalışılsa da, gerçekleri görüp ona göre pozisyon alma yetisine, şükür ki hâlâ sahiptirler.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, Mustafa Kemal Atatürk aydınlanması tamamlanmadan ya da o tünele girildiğine emin olunmadan, Batılılarla kurulan ilişkilerden (özellikle de ABD ile) ürkmektedirler. Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, duygularıyla hareket eden bizlerin, aklını kullanan Batılılar karşısında sürekli olarak kaybeden olduğumuzu bildiklerinden/hissettiklerinden böyle davranmaktadırlar. Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, zihinler açılmadan çıkılan bu yolcuğun, Şarklılıktan kurtulmadan tamamlanamayacağının örneklerinin Osmanlı’nın son dönemlerinde de yaşandığını bildiklerinden biraz dikkatli gidilmesi taraftarıdırlar.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, sürekli olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinden gitmek isterken, O’nun doğrularını anlayamayan insanların yapılmış hataları düzeltmek ya da yapılmadan önünü kesmek için sürekli uyanık kalmak zorunda kalmışlardır. Şöyle ki yanlış yöne gitmemesi için sürüyü arkadan kontrol altına tutan çobanı oynadıklarından, hep arkada kalmış gibi görünseler de, onlar bu ülkeyi kendi yönlerine (aydınlığa) götürme mücadelesini vermişlerdir. Şöyle ki, aydınlanma olmadan gelen bir demokrasinin toplumda kaosa yol açacağını bildiklerinden ki bugün yaşananlar, bunun en önemli göstergesidir, sürekli olarak bu ülkeyi, hurafelerden temizlemek, Ortadoğululaşma büyüsünü ortadan kaldırmak için mücadele etmektedirler.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, aydınlanmadan, bilinçlenmeden batılılarla ilişki kuranların aynen Osmanlı’da olduğu gibi bu ülkeye iyilik değil, sorun getirdiğini bildiklerinden böyle davranmaktadırlar.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, aydınlanmadan, bilinçlenmeden batılılarla ilişki kuranların ne gibi sorunlar yaşadıklarını Almanya’da yaşayan insanlarımızın yaşamlarında gördüklerinden çok dikkatli hareket etmektedirler.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, pazar olmaktan çok (özellikle de ABD’nin), üreten olmayı yaşam tarzı olarak kabul ettikleri için ülkenin satılmasına karşı durma ve bu ülkenin insanlarını, adil olmayan bir servet paylaşımına ve tüketim çılgınlığına mağlup ettirmeme savaşımı içerisindedirler.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, ileriye gitmenin kendileri dahi değişim çizgisine girme mücadelesi veren, Arap Ülkelerine benzemekten değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan giderek olacağını bildiklerinden böylesine inatçıdırlar.
Aslında bence doğru bir tespit, ancak yanlış ve de eksik taraflar bırakılmış, tüm muhafazakâr demokratlar tarafından yapıla geldiği gibi; Şöyle ki, bu ülkede ilericiler, en büyük darbeyi geçmişte ABD ile sıkı ilişkilerinden dolayı şanlı ordumuzdan yemiş olsalar da, ordumuzun Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusu olarak kalması için her türlü mücadeleyi ve özveriyi göstermektedirler. O nedenden zaten, ABD ve AB ile ilişkilerde (özellikle de ABD ile), ordumuz zarar görmesin diye, biraz ürkek, biraz çekingen ve bir o kadar da gururlu davranmaktadırlar.
Sanırım, en arkada kalıp, Ortadoğu ile aramıza manevi bir duvar örme çalışmalarında bulundukları için insanlar, bu ülkenin ilericilerini Ortadoğu’da kalmayı istiyorlar şeklinde yargılamaktadırlar. Ne büyük bir hatadır, ne büyük bir yanılgıdır! Bu ülkenin ilericileri, her türlü ihanete, her türlü aymazlığa, her türlü kandırılmışlık ve bilgisizliğe rağmen, ülkenin rotasını Mustafa Kemal Atatürk’ün çizgisinde zor da olsa götürmenin coşkusunu ve sevincini yaşamaktadırlar, benden söylemesi…
Sıraladığım bunca yapılmamış eksik tespitten sonra, umarım insanların bazı gerçekleri görebilmelerine yardımcı olabilmişimdir.