- Kategori
- Siyaset
Yarı başkanlık sistemi ve Türkiye

Yarı Başkanlık Sistemi ve Türkiye
Tüm dünya ülkelerinin anayasal çerçevedeki hükümet sistemleri incelendiğinde, bir çoğunun paralel özelliklerde olduğu görülmüş ve ortak özelliklerine göre bu sistemler; Parlamenter Hükümet Sistemi, Başkanlı Parlamenter Hükümet Sistemi, Yarı Başkanlı Hükümet Sistemi, Başkanlı Hükümet Sistemi, Süper Başkanlı Hükümet Sistemi olarak beş farklı başlık altında toparlanmıştır.
Bilindiği gibi Türkiye'nin Anayasal çerçevedeki hükümet sistemi 1982 Anayasasına göre, Model ülkesi İngiltere olan Parlamenter Hükümet Sistemidir ve Parlamenter Hükümet Sisteminin en önemli ve olmazsa olmaz özelliğide Cumhurbaşkanı'nın Parlamento tarafından seçilmesidir. Fakat 2007 de yapılan düzenleme ile Türkiye tarihinde ilk kez yapılan Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi uygulaması, Türkiye'nin Parlamenter Hükümet Sistemini terk ettiğinin açık ve net bir kanıtı olmuştur.
Peki yeni Hükümet Sistemimiz nasıl olacak ?
Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi, Cumhurbaşkanı'nın Bakanlar Kuruluna başkanlık etmesi vs. gibi yetkileri gözününde bulundurulduğunda, başta belirtilen beş farklı hükümet sistemi içerisinden Türkiye'nin Yarı Başkanlı Hükümet Sistemine doğru geçiş yaptığını söyleyebiliriz. Yarı Başkanlı Hükümet Sistemi hakkında biraz daha bilgi vermem gerekirse; Başkanlı Hükümet Sistemi ile Parlamenter Hükümet Sisteminin bir karışımı olduğunu söyleyebiliriz. Bu sistemde yürütmenin gücü ve başı devlet başkanıdır yani Cumhurbaşkanıdır. Kısacası Parlamenter Sisteme Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi eklendiğinde karşımıza çıkan sistem Yarı Başkanlı Hükümet Sistemidir. Yarı Başkanlı Sisteme geçiş tabikide anayasal çerçevede gerçekleşmektedir, yani anayasamız bu geçişe müsade eder niteliktedir. Yeni düzenleme ile geçişi yapılan yada temeli hazırlanan model ülkesi Fransa olan Yarı Başkanlık Sisteminin özellikleri ve Cumhurbaşkanı'na tanıdığı yetkiler detaylıca incelendiğinde olumlu ve olumsuz yönleri daha iyi anlaşılacaktır. Her ne kadar ifade etmeye çalışsakta anayasal çerçeceve ki olumlu yanlar pratikte farklı uygulanıp olumsuz sonuç doğurabiliyor yani şimdi avantaj olarak ifade ettiğimiz ve gördüğümüz maddeler ve uygulamalar pratikte dezavantajımız olabilir.