- Kategori
- TV Programları
Yarışma (2)

Günlerdir, televizyonlarda karşıma çıkan “SURVIVOR” denilen yarışma beni ister istemez uzaklara götürüyor. Bir şeyler bana ters geliyor, bir şeyler içimi acıtıyor, sindiremediğim bir şeyler var derken, profesyonel köşe yazarı Can Ataklı 11 Temmuz Pazar günü köşesinde “Ah be Acun ne yaptın böyle?” başlığı altında bir yazı yazdı. Tabi Sayın Ataklı usta ben ise amatör, yazı yazmayı seven, hevesli bir Milliyet Blog yazarıyım. Ama ne olursa olsun aklın yolu bir.
Can Ataklı Vatan gazetesindeki yazısında “Var mısın? Yok musun?” yarışmasını göklere çıkarıyor, dostluk, arkadaşlık, dayanışma… Çünkü bu programdaki yarışmacılar, yarışan arkadaşlarının başarısı, para kazanması için ellerinden geleni yapıyorlardı diyor.
Ben de Var mısın? Yok musun? hayranı idim. Hatta Milliyet Blog'da Gündelik Yaşam kategorisinde 16.12.2007 tarihinde bir de yazı yazmıştım. Blog şu ana kadar 346 kez tıklanmış. Yazımda diğer yarışmalardan bahsetmiş “Hepsinde ortak özellik kavga, sevgisizlik, kıskançlık, hırs, kendini beğenip karşısındakini aşağılama, parmak ısırtacak hainlikler” bütün bunlar bizlerin tansiyonlarımızı çıkartırken Var mısın? Yok musun? diye yeni bir yarışma başladı. Yarışmanın özelliği şans denemesi idi. Soru sorulmuyor, bilgi yarışması yok, beceri gösterisi yok. Sadece birbirleri ile kaynaşan kardeş gibi birbirlerini seven yirmi iki kişi var. Bu kişiler birbirlerini o kadar çok sevdiler, o kadar iyi dost oldular ki bu dostluk ölünceye kadar bitmez diyordum.
Can Ataklı’nın da dediği gibi o yarışmanın en sevilen isimlerini SURVIVOR denilen bir yarışmanın elemanları yapınca dayanışma, sevgi, kardeşlik, dostluk, duygusallık bitti, yerini haset, kin, nefret ve çeşitli entrikalar aldı.
Biz onları çok seviyorduk. En azından ben seviyordum diyeyim. Onların birbirlerine olan aşklarını, sevgilerini, herhangi bir televizyon reklamında veya dizisinde olmaları hoşumuza gidiyordu. Bak dikkat çektiler öne çıktılar diye seviniyorduk. Hastalıkları veya geçmişteki zor durumları bizi ilgilendiriyordu. Onların kişilikleri, insanlıkları sevecenlikleri çok mükemmeldi. Yaşam da etrafımızda gördüğümüz kişilere hele hele YARIŞMALARDA gördüğümüz kişilere hiç benzemiyorlardı. Ta ki SURVİVOR’a çıkıncaya kadar…
Can Ataklı “Bilemiyorum, Acun bu gerçeği çıplak biçimde gözler önüne serdiği için teşekkür mü etmeliyiz, yoksa cana yakın sevgililerimizi elimizden aldığı için kınamalı mıyız?” diyor.
Evet, acaba Sayın Acun Ilıcalı sonuçta onlarda insan niye onları farklı, insanüstü görmeğe çalışıyorsunuz. ONLAR DA 9 ay 10 günlük onlarda çiğ süt emmiş demek mi istedi?