- Kategori
- Blog
Yaşam dediğin dört mahalleymiş...

Size de oluyor mu? Bilmiyorum. Bazen bir yerlerde güzel bir yazı okuyorum ve herkes okusun, duysun istiyorum. Ama kendime ait olmayan bir yazıyı da alıp burada yayımlamak çok hoşuma gitmiyor.
Ama içim içimi yiyiyor.
Hem yazıya kıyamıyorum, hem kendime ait olmayan bir yazıyı burada yayımlamak uygun gelmiyor, hem de daha önce okunmuş olabileceği düşüncesiyle, sizleri sıkmak da istemiyorum.
Sonunda kendime şöyle dedim;
'' Bu blog senin değil mi? Evet. Biraz da gelecekte geriye bakıp, geçmişte şu konu hakkında neler düşünmüşüm? Neler saçmalamışım veya helal olsun bana diyebilmek, kendimdeki olumlu veya olumsuz gelişmeleri daha iyi gözlemleyebilmek için de yazmıyormuyum?Eveeet. Eee, o zaman? Öyleyse, ileride beğendiğim bir yazı ya da seminer notlarını da hatırlamanın ne sakıncası var? ''
İşte böyle kandırdım kendimi ve affınıza da sığınarak, bloğumda BEĞENDİKLERİM başlığıyla bir bölüm açtım. Yani bu başlığı gördüğünüzde, bilin ki bana ait olmayan bir yazıyı okuyorsunuz. Baştan uyarıyorum yani, günah benden gitti... Bazıları (aşağıdaki yazı gibi) şeker kağıdı yazıları gibi basit, niteliksiz gelebilir ama gene de bir şeyler bulabileceğinizi umuyorum...
***
İlk olarak, YAŞAM DEDİĞİN DÖRT MAHALLEYMİŞ... isimli yazıyı yayımlıyorum.
Email olarak geldi, yazarı belli değil. Daha önce okumuş olanlardan da özür dilerim...
***
YAŞAM DEDİĞİN DÖRT MAHALLEYMİŞ
Birinci mahallede 'EVET AMA'lar yaşıyormuş...
'Evet ama' lar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş... Yapma zamanı geldiğinde ise 'Evet ama' diye yanıtlarlarmış... Yanıtları hep yanlış olurmuş... Suçu başkasına atmakta da ustaymışlar...
***
İkinci mahallede 'YAPACAĞIM'lar yaşarmış...
Ne yapacaklarını bilirlermiş... Kendilerini yapacakları şeylere adım adım hazırlarlarmış ama yapacakları sırada, şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış...Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş... Yaşamı ertelemek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş...
***
Üçüncü mahallede yaşayan 'KEŞKE'cilerin hayatı algılama güçleri mükemmelmiş...
Neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama maalesef her şey olup bittikten sonra... Keşke'cilerin başları hep kanarmış duvara vurmaktan!
***
Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise, 'İYİ Kİ YAPTIM'lar otururmuş...
'Keşke'ciler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarmış...
'Yapacağım'lar, 'Keşke'cilerle birlikte bu yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış...
'Evet ama'lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş...
'İyi ki yaptım' mahallesindeki insanların kusuru da beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmamasıymış... Bu yüzden yaşadıkları ortam her zaman güzel, düzenli ve huzurluymuş...