- Kategori
- İlişkiler
Yaşam eve dönmekten ibarettir!...

Selda EruzunWasha Katu Style
Evimiz, yaşantımız, ailemizle olan ilişkimiz, yuvamız ve genel olarak gündelik tüm aktivitelerimizde huzur, güvenlik ve barış duygularımızın yaşadıklarımızla direnebilmemin en önemli destekleyicisi.
Yaşadığımız stress yüklü anlar, zaman zaman kaçmak, içinde var olmak istemediğimiz tüm olumsuzluklar, üzerimizde ki etkileri altında kafamızın içinde oluşan bazı sorulara cevap bulmamız güç olabilir. Ama yine de içimizde bizim bile anlayamadığımız bir güç, yuvamız bizi sapasağlam ayakta tutar..
Çünkü biz her olayı çerçevelemek ve sorunu kökten çözmek isterken bizim dışınızdaki insanların farklı düşündüğünü anladığımız an, ortak bir çözüm yolu bulmanın yada aramanın artık bir manası kalmamıştır.. Ve; bu bilince rağmen, beri yandan öyle durumlar vardır ki, mecburiyetler, sorumluluklar gözüne gözüne ışık yakarken, diğer yandan sanki her şey yolundaymış gibi yaşamak zorunluluğu insanı rendeler…
“Yukarı tükürsen bıyık, aşağıya tükürsen sakal” durumu, muhtemelen bu gibi haller için söylemiş olmalı…
Ee! Tabii; insanız ve böyle bir durumda kendi enerjimizi tüketmemek için kaçmayı yanıta tercih edebiliriz … Bu da bir yol, bu da bir çözüm olabilir….
Hem kaçıp, bir şeylerin üzerini örtmek için kulp da hazır!
İç huzuru olmayan her insan eve dönmek için yol arar… Ve yaşadığımız her olayın farkındalığını fark etmeye, sebeplerin nedenlerini kendimize öğretmeye, genişlemeye çalışmak en güzel eve dönüş yoludur.
Ama her yapılması gereken, değişmeyen doğrular gibi, etrafımızda gelişen olayları dengelemek zorunda kaldığımız bu zaman dilimleri beklemek ve savaşmak ibarettir.. Yani; yine eve dönüş yolu olan ama daha çetrefilli olan yoldan yuvaya dönüş…..
Evet!.. Bazı yaşadığımız olaylarla ilgili konularda üst üste gelen aksamalar enerjimizin düşüşünü her geçen an daha çok su yüzüne “çıkartsa” da, her ne kadar geçen günler bir önceki günden daha sert “geçse” de, her karşılaştığımız aksiliklere karşı desibelini yükselttiğimiz sesimizi her ne kadar daha çok “kısılsa” da ortadan kaybolmanın çözüm olmadığı gerçeği yanı başımızda…
Bir şeylerin geçmesini beklemek, sorunların karşına daha sağlam çıkmakabilmek için bazen dinlenmek yada geri çekilmek, o an için sığınabileceğimiz en huzurlu yuva belki de..
Çünkü sorunları çözmeye çalışırken biraz daha ılımlı ve hoşgörülü davranmak, esnek bir tavır içinde olmak gerginliklerin önüne geçilmesinde faydalı olabilecek, tek yol.
Bu da farkında olmamız gereken diğer tüm diğer detaylar gibi reel.. Ama yine de tüm gerçekler ve bilmek ne yazık ki hiçbir şartı, detayın seyrini değiştirmiyor. En iyisi insanın kendini böyle zamalar da hiç dinlememesi ve şunu bilinmesi yeterli…
Yaşam her nasılsa eve dömenmekten ibaret ve iç huzuru olmayan her insan eve dönmek için yollar arar.. Kimin sözü, lafı şuan hatırlamıyorum ama her kim söylemişse, söylediği gibi; fazla ileriye giden ok, en çok geriye çekilmiş yaydan çıkıyorsa, “kaçmak” yerine yapabileceklerimizi arama gücünü içimizde biriktirmek eve dönüş yolunu renklendirmek, yapılabilecek en doğru devinim…
Ha!! Tabii bir de şöyle bir gerçek de mevcut!
Herşeyi bırakıp gitsen ne olacak, sen hep aynı sen olduktan sonra…
Selda Eruzun