- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yaşam kaçıyor

Bir düşünür, Geçmişe, geleceğe yönelik istek ve beklentiler üzerinde pek etkili olamayız. "AN içinde istemeyi bilmek gerek" demiş.
İnsan hep birşeyler ister,hayal kurar...Kaçı gerçekleşir bunu bilemeyiz.İşin en tuhaf tarafı ise çok istediğimiz birşey olduğunda artık eski önemini kaybediveriyor olması. Peki durmak var mı? asla,hemen yeni bir istek alır yerini. Gerçekleşmeyenler için hep bir özlem ve tutku yaşarız,ahh ahh deyip iç geçiririz.
Gerçekleşmeyen,yapılamayan her istek içimizde büyür de büyür.
İnsanın istekleri olması tabii ki doğaldır ama gelecekle ilgili devamlı projeler üretirken yaşadığımız anı kaçırma gibi yanlışlıklar hep yapılır. Oysa ki içinde bulunduğumuz an o kadar değerli ki.
Yarın ne olacağını kim bilebilir ki,hayatı ölçüp biçmeye başladığımızda, bir sürü beklentilerle doldurduğumuzda ne zaman mutlu olacağız hiç düşünmeyiz. Mutluluk hayalleri kurarken,farkında olmadan o an yaşanabilecekleri gözden kaçırabiliriz.
Bunu biz yetişkinler bunu yaparken,bu kısır döngü içine çocukları ve gençleri de çektik.Daha 7. sınftan başlayan imtahanlara hazırlama yarışı içinde o güzel çocukluklarını yaşayamaz hale getirdik. Herşey yaşanır da ya çocukluk geri gelebilir mi? İçim acıyor onları gördükçe,anneler babalar kendi yapamadıklarını onlarda görmek istiyorlar veya yaptıklarının aynısını...
Halbuki hayat hiç umulmadığı kadar kısa, bunu ancak benim yaşımdakiler iyi anlar. Şöyle bir geriye baktığımda,yaşayamadığım o kadar çok şey var ki, ahhh ahhh deyip iç geçirmekten başka ne işe yarıyor farkına varmak.
Şimdiki aklım olsaydı demek çok zor ve iç acıtıcı,keşkeler zaman içinde omuzlara çöktüğünde bunu tolere etmek gittikçe güçleşiyor.
Dünyaya iki kez gelemiyor insan, an içinde ne yapmak istiyorsa onu yapabilmeli.Çoklu ve abartlı hayallerle ömürü yok gibi yaşamak daha doğrusu yaşayamamak ne kötü.
Yaşayamadıkların için, pişmanlık duymanın bir faydası olmadığını... geç kalmadan farketmeler diliyorum.
Sevgimle...